Kelimeler arşivi içinde; başında "sürat" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. sürat ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sürat ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sürat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SÜRATLENDİRMEK
SÜRATLENDİRME
SÜRATLENMEK
SÜRATLENME
SÜRATSİZ
SÜRATLE, SÜRATLİ
SÜRAT
SÜRAT
Hızlılık, çabukluk, ivinti. Hız. Bir cismin aldığı yolun (yön belli olamyan) zamana oranı yani hızın büyüklüğü.
SÜRATLENME
Süratlenmek işi.
SÜRATLE
Çabucak.
SÜRATLENMEK
Hızı artmak, hızlanmak.
SÜRATLENDİRME
Süratlendirmek işi.
SÜRATLİ
Çabuk hareketlenen, çabuk giden, çabuk işleyen, hızlı.
SÜRATSİZ
Sürati olmayan.
SÜRATLENDİRMEK
Sürat vermek, hız kazandırmak, hızlandırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde SÜRAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇABUKLUK
Çabuk olma durumu, hız, sürat.
TRANSPOZİSYON
Bir genin, bulunduğu kromozom üzerinde yer değiştirmesi. Genomun bir parçasının bulunduğu yerden bir sıçrama ile başka bir yere kolaylıkla ve süratle yerleşmesi ve bu arada kromozom yapısında dikkate değer bir değişiklik olmaması olayı. DNA transpozisyonu.
HIZ
Çabukluk, sürat. Bir hareketten doğan güç, şiddet. Alınan yolun harcanan zamana oranı, sürat. Çaba, güç, gayret, takat.
HIZLIER
Çabuk, süratli kimse.
MOMENTUM
Bir cismin hareket miktarı, kütlenin sürat ile çarpımı. Hız, hızlılık.
PREPROTEİN
Proproteini veya işlevi yapan proteini vermek üzere terminal bölgesi süratle parçalanan geçici, öncü protein.
KERATOAKANTOM
Keratin içeren, orta kısmında krater benzeri bir delikle deri yüzeyine bağlantılı iyicil, süratle büyüyen kistik bir tümör, intrakutan kornifiye epitelyom.
YALABIDAK
Çabucak. Birdenbire, şimşek gibi bir süratle.
TEZ
Çabuk olan, süratli. Sav. Üniversitelerde öğrencilerin veya öğretim üyelerinin hazırlayıp bazen bir sınav kurulu önünde savundukları bilimsel eser. Süratli bir biçimde.
ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.
YELEĞEN
Topraktan yapılmış su testisi. İvecen, canı tez, telâşla ordan oraya gidip gelen. Köpek. Tazı, av köpeği. Çok yelen, hızlı koşan, süratle giden. Uşak şehri, Eşme ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
YELDAN
Hızlı, süratli.
YÜĞRÜŞ
Hız, sürat, koşuş.
SÖYKELMEK
Dikilmek, hafifçe doğrulmak : Yılan süratle giderken birdenbire söykeldi. Bağırmak.
HIZLI
Çabuk, seri, süratli. Çabucak. Uçarı, çapkın, hovarda. Güç kullanarak.
YÜĞRÜMLE
Süratle, koşarak.
İVİNTİ
Çabukluk, hız, sürat.
HIZLILIK
Hızlı olma durumu, sürat.