SÜRAT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sürat" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. sürat ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sürat ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sürat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

SÜRATLENDİRMEK

13 harfli kelimeler

SÜRATLENDİRME

11 harfli kelimeler

SÜRATLENMEK

10 harfli kelimeler

SÜRATLENME

8 harfli kelimeler

SÜRATSİZ

7 harfli kelimeler

SÜRATLE, SÜRATLİ

5 harfli kelimeler

SÜRAT

Bazı kelimelerin anlamları

SÜRAT

Hızlılık, çabukluk, ivinti. Hız. Bir cismin aldığı yolun (yön belli olamyan) zamana oranı yani hızın büyüklüğü.

SÜRATLENME

Süratlenmek işi.

SÜRATLE

Çabucak.

SÜRATLENMEK

Hızı artmak, hızlanmak.

SÜRATLENDİRME

Süratlendirmek işi.

SÜRATLİ

Çabuk hareketlenen, çabuk giden, çabuk işleyen, hızlı.

SÜRATSİZ

Sürati olmayan.

SÜRATLENDİRMEK

Sürat vermek, hız kazandırmak, hızlandırmak.

  -   -   -  

Anlamında SÜRAT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SÜRAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇABUKLUK

Çabuk olma durumu, hız, sürat.

TRANSPOZİSYON

Bir genin, bulunduğu kromozom üzerinde yer değiştirmesi. Genomun bir parçasının bulunduğu yerden bir sıçrama ile başka bir yere kolaylıkla ve süratle yerleşmesi ve bu arada kromozom yapısında dikkate değer bir değişiklik olmaması olayı. DNA transpozisyonu.

HIZ

Çabukluk, sürat. Bir hareketten doğan güç, şiddet. Alınan yolun harcanan zamana oranı, sürat. Çaba, güç, gayret, takat.

HIZLIER

Çabuk, süratli kimse.

MOMENTUM

Bir cismin hareket miktarı, kütlenin sürat ile çarpımı. Hız, hızlılık.

PREPROTEİN

Proproteini veya işlevi yapan proteini vermek üzere terminal bölgesi süratle parçalanan geçici, öncü protein.

KERATOAKANTOM

Keratin içeren, orta kısmında krater benzeri bir delikle deri yüzeyine bağlantılı iyicil, süratle büyüyen kistik bir tümör, intrakutan kornifiye epitelyom.

YALABIDAK

Çabucak. Birdenbire, şimşek gibi bir süratle.

TEZ

Çabuk olan, süratli. Sav. Üniversitelerde öğrencilerin veya öğretim üyelerinin hazırlayıp bazen bir sınav kurulu önünde savundukları bilimsel eser. Süratli bir biçimde.

ÇABUCAK

Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.

YELEĞEN

Topraktan yapılmış su testisi. İvecen, canı tez, telâşla ordan oraya gidip gelen. Köpek. Tazı, av köpeği. Çok yelen, hızlı koşan, süratle giden. Uşak şehri, Eşme ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

YELDAN

Hızlı, süratli.

YÜĞRÜŞ

Hız, sürat, koşuş.

SÖYKELMEK

Dikilmek, hafifçe doğrulmak : Yılan süratle giderken birdenbire söykeldi. Bağırmak.

HIZLI

Çabuk, seri, süratli. Çabucak. Uçarı, çapkın, hovarda. Güç kullanarak.

YÜĞRÜMLE

Süratle, koşarak.

İVİNTİ

Çabukluk, hız, sürat.

HIZLILIK

Hızlı olma durumu, sürat.