Kelimeler arşivi içinde; başında "sözlük" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. sözlük ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sözlük ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sözlük olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SÖZLÜKBİLİM, SÖZLÜKÇÜLÜK
SÖZLÜKÇE, SÖZLÜKÇÜ
SÖZLÜK
SÖZLÜK
Bir dilin bütün veya belli bir çağda kullanılmış kelime ve deyimlerini alfabe sırasına göre alarak tanımlarını yapan, açıklayan, başka dillerdeki karşılıklarını veren eser, lügat.
SÖZLÜKÇE
Herhangi bir bilim dalının söz varlığını içeren sözlük.
SÖZLÜKÇÜLÜK
Bir dilin veya karşılıklı olarak daha fazla dilin söz varlığını sözlük biçiminde ortaya koymak üzere yöntemleri araştırma; sözlük hazırlama, yazma ilkelerini, kurallarını geliştirme ve uygulama alanına çıkarma işi, sözlük bilgisi, lügatçilik, leksikografi.
SÖZLÜKÇÜ
Sözlük yazan ve hazırlayan kimse, lügatçi, leksikograf.
SÖZLÜKBİLİM
Kelime ve sözlük bilgisi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SÖZLÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
LEKSİKOGRAFİ
Sözlükçülük.
CANBAZ
Sözlük anlamında canı ile oynayan demektir. İp üzerinde yürüyenlere ve yüksek dikili taşlara tırmananlara bu ad verilmiştir. İp canbazlarının özel adı Rismanbaz'dır.
GÖNDERME
Göndermek işi, irsal. Sözlükçülükte bir madde başını işlerken, ilgisi dolayısıyla başka bir madde başına yollama.
LÜGATÇE
Küçük sözlük. Herhangi bir eserin sonunda yer alan ek sözlük.
VOKABÜLER
Söz varlığı. Küçük sözlük.
MİMESİS
Benzetme, öykünme. Platon bu terimi sözlük anlamıyla kullanmış, Aristoteles dram sanatı konusunda bu terimi yeniden yaratma ve yansılama anlamında yorumlamıştır. Tiyatro sanatının temel ilkelerinden biridir. Sözlük anlamıyla öykünme (taklit). Platon (Eflatun) ile Aristoteles'in kullandıkları bir terimdir. Eflatun "Devlet" adlı yapıtında bu sözcüğü daha çok genel anlamda, yani "öykünme" anlamında kullanılır.
LEKSİKOGRAF
Sözlükçü.
MADDE
Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.
TÜMSETİŞ
Bir yazın yapıtında, bireylerin kimilerini ya da tümünü içine alacak biçimde bir adın başına uygun bir belirtme sanı getirilmesi. Ör.: Kimi kişiler cimri olur. İki türlüdür:. Gerçek tümsetiş: Sözlük anlamının bütününü kavraması: Her insan kendi çıkarını arar. Oluruna tümsetiş: Sözün gelişine göre biraz sınırlıca kavrayış: Her öğrenci bu romanı severek okur.
LÜGAT
Kelime, söz, sözcük. Sözlük.
LÜGATÇİLİK
Sözlükçülük.
KAMUS
Sözlük. Büyük sözlük.
SÖZBİTİĞİ
Sözlük.
LÜGATÇİ
Sözlükçü.