Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sözcü" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sözcü ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sözcü olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sözcü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SÖZCÜ
SÖZCÜ
Bir kurul, bir topluluk veya kişi adına söz söyleme, onun düşünce ve davranışlarını savunma yetkisi olan kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde SÖZCÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
LEKSİKOLOJİ
Sözcük bilimi.
SÖZCÜLÜK
Sözcü olma durumu.
CEZALET
(Divan edebiyatı terimi) Bazı kelimelerin kulağa kuvvetli gelmesi hali. Sözcüklerin, savaş ve benzeri konulardaki sertliğe -sesleriyle- uygun düşerek kulağı okşamaları: / Kemend-i can-gündazı ejder-i kahrolsa cellâdın / Müreccahtır yine bin kerre zencir-i esaretten (Namık Kemal).
BOŞSÖZCÜLÜK
Gereksiz ve anlamsız sözcükleri kullanma alışkanlığı. Sözcüklere düşüncelerden daha çok önem verme eğilimi. Gerçeklerin belirtilmesi ya da tanıtılmasında gereğinden çok söze dayanma.
KEYLOGGER
Bilgisayarda basılan tuşların kaydını tutan program. Keylogger programının kaydettiği bilgiler, keylogger yazılımını bilgisayara kuran casus kişiye bir şekilde iletilecek şekilde tasarlanmıştır. Aslen ingilizce bir kelime olan keylogger, key ve logger kelimelerinin birleşiminden meydana gelir. Key, anahtar veya tuş (buton,düğme) anlamına gelir. Log ise tutulan kayıt anlamında kullanılan bir sözcüktür. Log kelimesine türeyen logger ise, kayıt tutucu anlamında kullanılır. Key ve Logger bir araya geldiğinde, anlaşılacağı üzere, tuşların kaydını tutan program akla gelir.
BALETOMAN
Bu sözcüğün anlamı Klasik, balet ile ilgili olup balet meraklısı anlamına gelir. Balet delisi.
LEKSİKOLOG
Sözcük bilimci.
BEZENÇ
Değerli süs eşyaları (çoğunlukla kazanç sözcüğüyle birlikte kullanılır): Böyle yimeye kazanç bezenç mi dayanır.
SÖZ
Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil. Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti. Müzik parçalarının yazılı metni, güfte. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük.
MECAZIMÜRSEL
Benzetme ilgisi bulunmaksızın, neden sonuç gibi türlü ilişkilerle bir sözcüğün başka bir sözcük yerinde kullanılması sanatı, ad aktarması.
CIBIBIK
Bir şeyden usanıldığı, bıkıldığı, bir işten cayıldığı zaman söylenen sözcük: Aman şaştım bu işin içinden çıkılacak hal kalmadı. Cıbıbık illallah.
CIBI
Boncuk ya da aşık oyununda seyircilerin oyuncuyu teşvik amacıyla "yen" anlamında kullandıkları sözcük: Bunların hepsini cıbı.
ANLAMBİLİM
Dilleri oluşturan simgelerle anlamları arasındaki ilişkileri inceleyen bilim. Kelime anlamlarını başka kelimelerinkilerle karşılaştırarak veya onların zaman içindeki gelişimlerini gözönünde tutarak inceliyen bilim, ki birincisine DURALI ANLAMBİLİM (Sém. statique) , ikincisine de EVRİMLİ veya YÜRÜMLÜ ANLAMBİLİM (Sém. évolutive ou dynamique) denir. Sözcükleri anlam yönünden inceleyen dilbilim dalı. Sözcüğün gereken duruma, yani anlatımın özüne yakışması yollarını araştıran bilgi dalı.
ADRESLEME
Özdeş türden öğelerden oluşan bir küme içerisinde belli bir öğeyi seçme olanağı sağlayan ve adres ya da erişki denilen verinin fiziksel olarak oluşturulup bu amaçla kullanılması, örn. bir bellek sözcüğünün, bir yazmacın, bir çevre biriminin adreslenmesi.
BUHUN
Bel sözcüğüyle birlikte kullanılır: Bugün öyle hastayım ki belim buhunum kırıldı.
ÖRTÜŞMEK
Aynı noktalarda ve düzlemlerde kesişmek. İki görüş, düşünce, sözcük, cümle birbiriyle tam olarak uyuşmak.
LÜGAT
Kelime, söz, sözcük. Sözlük.
UYUŞMAZLIK
Uyuşmama durumu. Son sesi -k olan bir sözcüğe -k ile biten bir ek getirildiğinde ilk -k sesinin düşmesi olayı: küçükcük küçücük gibi.
LEKSİKOLOJİK
Sözcük bilimi ile ilgili.
KELİME
Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.