Sonu SUSMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "susma" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu susma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında susma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde susma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SUSMA

Susmak işi. Türk nakışlarında bir iğne türü.

  -   -   -  

Anlamında SUSMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SUSMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TISLAMAK

Kaz, kedi, yılan "tıs" diye ses çıkarmak. "Tıs" diye ses çıkarmak. Haksızlığını anlayıp susmak, sesi soluğu kesmek. Ağır yük altında iniltiye benzer sesler çıkarmak.

HERERET

Hararet. Arapça kökenli harâret: hararet; susuzluk; susma.

SUSKU

Az konuşma, susma, sükût.

EBSEM

Susma.

DUTANMAK

Tutulmak, kesilmek, susmak.

HIŞTANMAK

Susmak.

SUSTURUCU

Susmasını sağlayan, susmasına sebep olan. Patlamalı veya tepkili motorlarda, yanmış gazların dışarıya atılmasından doğan gürültüyü önlemeye, azaltmaya yarayan araç, egzoz. Ateşli bir silahın patlama gürültüsünü azaltan sistem.

SUSUŞ

Susma işi.

KESMEK

Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak. Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak. Belirtmek, kararlaştırmak. Yazıyı, filmi kısaltmak. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak. Birini yermek, kötülemek. Oyuncuyu takım kadrosuna almamak. Akımı durdurmak. Hasta organı ameliyatla almak. Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek. Vahşice öldürmek. Kesici bir araçla yaralamak. Azaltmak, güçleştirmek. Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak. Ara vermek. Son vermek, gidermek. Geçişi önlemek. Para basmak. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak. Susmak. Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek. Ucunu almak. Dibinden ayırmak. Bölmek, ayırmak. Düzgün parçalara ayırmak. Uydurmak, yalan söylemek.

HÜSMEK

Susmak.

HİŞ

Hişt. Hiç. Hiş, susmak ve dikkatli olmak için kullanılır.

HAZIMSIZ

Yediklerini kolay sindiremeyen. Yersiz davranışlara karşı susmak elinden gelmeyen (kimse). Benimseyemeyen, katlanamayan, kabullenemeyen.

HÖŞMEK

Susmak. Deve yavrusu. Benzetmek, karşılaştırmak: Höşmek gibi olmasın gadıncağızın şurasında ganser varmış.

SUSTURULMAK

Susması sağlanmak, konuşması önlenmek. Aldığı karşılıkla artık söz söyleyemeyecek bir duruma düşürülmek.

SUSTURMAK

Susmasını sağlamak, susmasına sebep olmak. Etkisini, gücünü azaltmak, gidermek, bastırmak. Verdiği karşılıkla veya yaptığı bir davranışla birini artık söz söyleyemeyecek bir duruma getirmek, ilzam etmek.

DURAK

Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.

ABIŞMAH

Susmak, afallamak, şaşırmak.

ÇISMAK

Susmak, pısmak.

HÖSMEK

Susmak.

SESMEK

Gelişmek, büyümek, yetişmek. Birden ölmek. Büyümek, gelişmek. Susmak.