Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sundu" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sundu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sundu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sundu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SUNDU
Makas.
KUSUNDU
Kusmuk.
Bu bölümde tanımı içerisinde SUNDU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DOLANMALIK
(Mimarlık) Bir yapının çevresinde dolanan sütunlu sundurma.
ÇADIRÇATI
(Mimarlık) Ortasından başlayarak dört bir yöne eğik yüzeyleri olan çatı. a. bk. beşikçatı, sundurmaçatı.
GEORGİZM
Herkes kendi yarattığına, doğanın sunduğu başta toprak olmak üzere her şeye sahip olmasına rağmen gerçekte tüm bunlar eşit bir biçimde tüm insanlığa aittir inancından kaynaklanan, Henry George tarafından öne sürülen ve daha sonra kendi adıyla anılan bir felsefe ve iktisat kuramı.
HANGAR
Uçak, araba, tarım aracı vb. nesneleri barındırmaya yarar kapalı yer, sundurma.
EYVAN
Teras, sundurma, ayvan. Bir tarafı dışarıya açık olan oda, ayvan.
GEZENEG
Sundurma, balkon.
BELPERDE
Sundurmalarda parmaklık yerini tutan tahta.
HAYAT
Canlı, sağ olma durumu. Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma. Yaşam. Avlu. Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi. Geçim şartlarının bütünü. Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa. Meslek. Sundurma. Hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı. Balkon. Yazgı. Yaşamayı sağlayan şartların bütünü.
ABDIL
Evlerin önündeki üstü toprak örtülü sundurma.
MÜSAMERE
Okullarda öğrencilerin sunduğu, programında koşuk, oyun vb. gösterilerinin yer aldığı eğlence. Çoğunlukla akşam toplantısı, akşam eğlencesi.
AGDIRMA
Kağnı, araba, saban, döven ve benzerleri gibi rençber takımlarını koymak için yapılan üstü örtülü yer, sundurma.
ÇÖZÜMLEMECİ
Bir özesağaltımcı görüşmede, sunduğu yapılaşmamış uyaranlarla özgür konuşma sürecinde etkin bir üstlencesi bulunan gözlemci ya da sağaltımcı, bk. özeçözümleme.
TELHİS
Özet, özetleme, kısaltma. Sadrazamın bir sorunu kendi düşünceleriyle birlikte özet olarak yazıp padişaha sunduğu kâğıt.
BEŞİKÇATI
(Mimarlık) Mahya aşığından başlayarak yalnız iki yana eğimi olan çatı. a. bk. çadırçatı, sundurma çatı, kırmaçatı, oturma çatı.
AYAT
Evlerin önünde topraktan yapılmış kaldırım. Sundurma. Evlerde sofa. Kapı. Avlu, açık arsa. Alt kattaki sofa, taşlık. Arapça kökenli hiyât. Köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa. Avlu.
SUNDURMA
Sundurmak işi. Üstü kapalı balkon, evlerin önündeki taşlık. Yağmurdan, güneşten korunmak için yapılmış olan ve arkası bir duvara verilen çatı.
HAGAL
Sundurma.
ERİŞEBİLİRLİK
Bir taşınmaza, bir yerleşim yerine ya da bir yerleşim yerinin sunduğu kamusal işgörülere erişme olanağı, varış kolaylığı.
AĞDUMA
Yağmur veya güneşten korumak için evin bir tarafına yapılan ve arkası duvara verilen çatı, sundurma.
REVAK
Üstü örtülü, önü açık yer, sundurma.