Kelimeler arşivi içinde; başında "sundu" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. sundu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sundu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sundu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SUNDURUVERMEK
SUNDURMAK
SUNDURLU, SUNDURMA, SUNDURUÇ, SUNDURUM
SUNDUR
SUNDU
SUNDU
Makas.
SUNDURUVERMEK
Verivermek.
SUNDURUÇ
Boyunduruğa kayışlarla bağlanan uzun, delikli ağaç.
SUNDURUM
Damlarda kullanılan kiriş.
SUNDURMA
Sundurmak işi. Üstü kapalı balkon, evlerin önündeki taşlık. Yağmurdan, güneşten korunmak için yapılmış olan ve arkası bir duvara verilen çatı.
SUNDURLU
Denizli kenti, Çivril ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
SUNDUR
Üstü kapalı balkon, evlerin önündeki taşlık.
SUNDURMAK
Sunma işini yaptırmak. Vermek.
Bu bölümde tanımı içerisinde SUNDU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABDIL
Evlerin önündeki üstü toprak örtülü sundurma.
HAYAT
Canlı, sağ olma durumu. Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma. Yaşam. Avlu. Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi. Geçim şartlarının bütünü. Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa. Meslek. Sundurma. Hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı. Balkon. Yazgı. Yaşamayı sağlayan şartların bütünü.
BELPERDE
Sundurmalarda parmaklık yerini tutan tahta.
MÜSAMERE
Okullarda öğrencilerin sunduğu, programında koşuk, oyun vb. gösterilerinin yer aldığı eğlence. Çoğunlukla akşam toplantısı, akşam eğlencesi.
TELHİS
Özet, özetleme, kısaltma. Sadrazamın bir sorunu kendi düşünceleriyle birlikte özet olarak yazıp padişaha sunduğu kâğıt.
REVAK
Üstü örtülü, önü açık yer, sundurma.
AYAT
Evlerin önünde topraktan yapılmış kaldırım. Sundurma. Evlerde sofa. Kapı. Avlu, açık arsa. Alt kattaki sofa, taşlık. Arapça kökenli hiyât. Köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa. Avlu.
HAGAL
Sundurma.
ERİŞEBİLİRLİK
Bir taşınmaza, bir yerleşim yerine ya da bir yerleşim yerinin sunduğu kamusal işgörülere erişme olanağı, varış kolaylığı.
ÇÖZÜMLEMECİ
Bir özesağaltımcı görüşmede, sunduğu yapılaşmamış uyaranlarla özgür konuşma sürecinde etkin bir üstlencesi bulunan gözlemci ya da sağaltımcı, bk. özeçözümleme.
KIRMAÇATI
(Mimarlık) Dört yüzeyli çatı olup, yapının dar yüzlerine bakan çatı yüzeyleri üçgen, geniş yüzlerine bakanları da ikizkenar yamuk biçimindedir. a. bk. beşikçatı, çadırçatı, sundurma çatı, mansard çatı.
DOLANMALIK
(Mimarlık) Bir yapının çevresinde dolanan sütunlu sundurma.
GEORGİZM
Herkes kendi yarattığına, doğanın sunduğu başta toprak olmak üzere her şeye sahip olmasına rağmen gerçekte tüm bunlar eşit bir biçimde tüm insanlığa aittir inancından kaynaklanan, Henry George tarafından öne sürülen ve daha sonra kendi adıyla anılan bir felsefe ve iktisat kuramı.
AĞDUMA
Yağmur veya güneşten korumak için evin bir tarafına yapılan ve arkası duvara verilen çatı, sundurma.
AGDIRMA
Kağnı, araba, saban, döven ve benzerleri gibi rençber takımlarını koymak için yapılan üstü örtülü yer, sundurma.
ÇADIRÇATI
(Mimarlık) Ortasından başlayarak dört bir yöne eğik yüzeyleri olan çatı. a. bk. beşikçatı, sundurmaçatı.
EYVAN
Teras, sundurma, ayvan. Bir tarafı dışarıya açık olan oda, ayvan.
GEZENEG
Sundurma, balkon.
HANGAR
Uçak, araba, tarım aracı vb. nesneleri barındırmaya yarar kapalı yer, sundurma.
BEŞİKÇATI
(Mimarlık) Mahya aşığından başlayarak yalnız iki yana eğimi olan çatı. a. bk. çadırçatı, sundurma çatı, kırmaçatı, oturma çatı.