SUMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "suma" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. suma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu suma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde suma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SUMA

İlk damıtılan ve içinde anason bulunmayan rakı.

SUMANTARI

Kolayca odun indirmek, su akıtmak için açılan dik, eğimli yol.

SUMASYON

Aynı etki türüne sahip iki ilacın belirli dozlarda birlikte verildiklerinde oluşturdukları toplam etki, bunların aynı dozlarda tek başlarına verildikleri zaman oluşturdukları bireysel etkilerin cebirsel toplamına eşit olduğunda bu etkileşme biçiminin adı, aditif etki.

SUMAT

Sofra altına serilen dört köşe bez, sofra bezi. Kilim.

SUMAK

Antep fıstığıgillerden, sıcak bölgelerde yetişen, kabuğu hekimlikte, yaprakları dericilikte kullanılan bir ağaç (Rhus coriaria). Bu ağacın, ekşilik vermek için dövülerek yemeklere katılan mercimeğe benzeyen meyvesi.

SUMASAKER

Atın alnından burnuna doğru uzanan bel, akıtma, ak benek.

SUMAH

Sumak.

SUMAYI

Şaşkın, alık : Senin gibi sumayı çocuk görmedim.

SUMAKLI

Kahramanmaraş ilinde, Andırın belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kütahya şehrinde, Gediz ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Şanlıurfa kenti, Böğürtlen nahiyesine bağlı bir bölge. Şanlıurfa kenti, Kabahaydar nahiyesine bağlı bir bölge. Şanlıurfa ilinde, Karacadağ bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

SUMAR

1.Olgunlaşmamış, yetişmemiş (meyve, bitki için). 2.Büyüyememiş, cılız kişi. Geç olgunlaşan meyve.

  -   -   -  

Anlamında SUMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SUMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İKAT

İpliklerin boyanmak istenmeyen bölümlerinin ağaç kabukları, yapraklar ya da balmumuyla sarılarak boyaya batırılması yoluyla uygulanan, en çok da Endonezya'da (özellikle Sumatra'da), Siyam'da, Malaya'da ve Kamboçya'da yaygın olan bir tür boyama tekniği, a. bk. batik, plangi.

PÖRSÜMEK

Gevşeyip sarkmak, porsumak.

PANSUMANCILIK

Pansuman yapma işi.

GODUŞ

Büyük kafalı adam. Sumak.

PÖRSÜME

Pörsümek işi, porsuma.

BUĞULKAN

Atların diz kapaklarından aşağıda olan ve pansumanla geçirilebilen hafif şişkinlik.

EYEVİRMEK

Islatılmış palamut meyvesini mazı, çam kabuğu ya da sumağın içine koymak.

TIMARCI

Tımar yapan kimse. Tımar sahibi. Pansumancı.

KERVANAŞI

Kuru ekmek, yağ, soğanla yapılan, üstüne sumak dökülerek yenen bir çeşit yemek.

GÖK

İçinde gök cisimlerinin hareket ettiği sonsuz boşluk, uzay, sema, asuman, feza. Olgunlaşmamış. Yeryüzü üzerine mavi bir kubbe gibi kapanan boşluk, gök kubbe, sema. Bu renkte olan. Gökyüzünün, denizin rengi, mavi veya yeşile çalan mavi.

PANSUMANCI

Pansuman yapmayı meslek edinmiş kimse.

ALAFA

Hayvanların kışlık yiyeceği, saman, ot, mısır sapı v.b. Sumaklanmış, yani teteri denilen tanenli bitki suyuna batırılmış deri. Düğünün ertesi günü gelinin bakire olup olmadığını anlamaya gelen kimseler.

MASUMCA

Suçsuz, temiz, masum bir biçimde, masumane.

ACIK

Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Biraz, azıcık, pekaz. Öç, intikam, kin, garaz. İnat, zıddiyet, nisbet. Keder, ıstırap, elem. Merhamet, şefkat. Hiddet, gazap, öfke. Sıkıntı, eziyet: Şu işi görürken bana acık etme. Yaban armudu, ahlat. Sumak yaprağı, nar, ceviz, palamut kabuğu, şap gibi şeylerden yapılan ve içine boyanacak bez atılan sıvı. Azıcık, biraz. Acı, dert, ıstırap.

PANSIMAN

Fransızca kökenli pansement: pansuman.

GÜTAPERKA

Sumatra'da ve çevresindeki adalarda yetişen büyük bir cins ağaçtan elde edilen, kablo yapımında kullanılan, kauçuğa benzer, zamklı bir madde.

KALAO

Gökkuzgunumsular (Coraciiformes) takımının, boynuzlu gagalıgiller (Bucerotidae) familyasından, Sumatra, Cava ve Borneo'da yaşayan, kırmızı, turuncu, kara renkli bir tepeliği bulunan, bir kuş türü. (Buceros rhinoceros), Gök-kuzgunumsular (Coraciiformes) takımının boynuzlugagalıgiller (Bucerotidae) familyasından bir kuş türü. Kırmızı-turuncu-kara renkli bir tepeliği vardır. Sumatra, Cava ve Borneoda yaşar.

ESMERKÜFLER

Asalak yaşama uymuş türleri de bulunan yosunumsumantarlar familyası.

ORANGUTAN

Sumatra ve Borneo'da yaşayan, insana benzeyen, yemişle beslenen bir cins büyük maymun (Pongo pygmaeus).

KANÇİL

Çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, cüce geyikgiller (Tragulidae) familyasından, 30 cm kadar uzunlukta, yerliler tarafından yenen, geviş getiren en küçük hayvan. (Tragulus kanchil) Çift-parmaklılar (Artiodactyla) takımının cücegeyikgiller (Tragulidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 30 cm kadardır. Geviş getiren en küçük hayvandır. Sumatrada yaşar. Yerliler tarafından yenir.