SUDAN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sudan" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. sudan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sudan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sudan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SUDAN

Baştan savma, inandırıcı olmaktan uzak olan.

SUDANLI

Sudan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

SUDANOFİLİ

Sudan boyasına karşı çekim merkezi oluşturan. Akyuvarların Sudan boyasıyla boyanan granüller içermesi durumu.

  -   -   -  

Anlamında SUDAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SUDAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KUDUZ

Köpek, kedi, tilki vb. memeli hayvanlardan ısırma, tırmalama veya salya yolu ile insana geçen, genellikle çırpınma, sudan korkma şeklinde beliren, zamanında aşı yapılmazsa ölümle sonuçlanan hastalık. Azmış. Bu hastalığa yakalanmış.

KILIF

Bir şeyi korumak için kendi biçimine göre, çoğunlukla yumuşak bir nesneden yapılmış özel kap. Yolsuz bir işe bulunan sudan gerekçe.

DURULANMAK

Yıkanmış şeyler duru sudan geçirilmek. İnsan, yıkandıktan sonra bir daha temiz su dökünmek.

ÇİVİTLİ

İçinde çivit bulunan. Çivitli sudan geçirilmiş olan (çamaşır).

DEŞ

Su bendi, büvet: Tarlamı sudan korumak için deş yaptım.

AKANDA

Ağın bütün halkalarının sudan kurtulduğunu bildiren "tamam" anlamında bir balıkçı sözü.

DULLAMAK

Temizlemek, yıkamak. Yıkanan çamaşırları soğuk sudan geçirmek, durulamak.

ŞARTLAMAK

Kirlenmiş sayılan bir şeyi en az üç, en çok kırk kez sudan geçirip kirli sayılmaktan kurtarmak.

JUDO

Jiujitsudan gelişmiş, tutmalara, fırlatmalara, hareketsiz bırakmalara dayanan, Japon kökenli silahsız yapılmış olan dövüş sporu.

DESALİNASYON

Çözünmüş hâlde bulunan tuzların sudan uzaklaştırılması.

DEKLORİDASYON

Kloru giderme, sudan kloru çıkarma işlemi. Vücuttaki klorür miktarının azaltılması, deklorinasyon.

BEZ

Pamuk ya da keten ipliğinden yapılmış olan dokuma, çaput. Herhangi bir cins kumaş. Kumaş veya dokumadan yapılmış. İçinden geçen kandan veya öz sudan bazı maddeler ayırarak salgı oluşturan organ. Herhangi bir iş için kullanılan dokuma. Pamuktan, düz dokuma.

KIRKLAMAK

Lohusa veya yeni doğmuş bebek için kırk günü doldurmak. Bir şeyi kırk defa yapmak ve özellikle birçok defa sudan geçirmek, çok yıkamak. Doğumdan kırk gün sonra bebeği törenle yıkamak.

NARGİLE

Tömbeki denilen bir cins tütünün dumanının sudan geçirilerek içilmesini sağlayan araç.

DIRLAMAK

Gereksiz ve çok konuşmak, gevezelik etmek. Herhangi bir şeyi yıkadıktan sonra bir kere daha sudan geçirmek, durulamak. Gevezelik etmek, yerli yersiz konuşmak.

DURULAMAK

Yıkanmış şeyleri duru sudan geçirmek.

MANTAR

Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi). Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası. Uydurma söz, yalan. Mantar hastalığı. Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. Hayvanların burun ucu. Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. Bu tabakadan yapılmış olan şişe tapası. Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde.

KIZAK

Kar veya buz üzerinde kayarak yol alan tekerleksiz taşıt. Ambalajın dibine uzunluğuna çakılan, hem dip levhası elemanlarının tutturulmasını hem de ambalajın yerde kolayca kaymasını sağlayan kereste parçası. Tersanelerde üzerinde gemi yapılan, onarılan veya gemiyi suya indirip sudan çıkarmaya yarayan ızgara. Ağaç tablaların kamburlaşmaması için liflere dikey konumda açılan kanala geçirilen uzun parça.

TERMAL

Sıcak kaplıca suyu. Bu sudan yararlanma imkânı sağlayan kuruluş vb. Yalova iline bağlı ilçelerden biri.

ÇİVİTSİZ

İçinde çivit bulunmayan. Çivitli sudan geçirilmemiş olan (çamaşır).