Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sorun" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sorun ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sorun olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sorun olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SORUN
SORUN
Araştırılıp öğrenilmesi, düşünülüp çözümlenmesi, bir sonuca bağlanması gereken durum, mesele, problem. Sıkıntı veren durum, dert.
Bu bölümde tanımı içerisinde SORUN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DALLANMAK
Dal vermek. Bir iş, bir sorun karışık, güç bir duruma girmek. Yayılmak, genişlemek.
ÇÖZÜM
Bir sorunun çözülmesinden alınan sonuç, hal. Bir denklemde bilinmeyenlerin yerine konulduğunda o denklemi gerçekleştiren sayı veya sayılar. Bir problemi çözmek için verilenler üzerinde yapılacak işlemlerin gösterilmesi.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
DEŞMEK
Oymak, delmek, yara açmak, içini açmak, karıştırmak, kazmak. Bir sorunun üzerinde yeniden durmak, hatırlatmak, kurcalamak.
ÇÖZMEK
Düğümlü, bağlı veya sarılı bir şeyi açmak. Çözgü ipini tezgâha yerleştirmek. Bir problemde aranan sonucu, belli ögeler yardımıyla ortaya çıkarmak, halletmek. Bulmaca, sorun vb.nin bilinmeyen, gizli noktasını bulup açıklamak, sonuca bağlamak. Bir maddeyi çözücüyle çözündürmek, onun çözeltisini yapmak. Saçı açmak. Düğmeyi iliğinden açmak.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AYDINLANMA
Aydınlanmak işi ya da durumu. Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinme, tenevvür. Bir yüzeyin, karşısına konulan eşit ışık kaynaklarının sayısı ile orantılı olarak aydınlık görünmesi.
ÇEVRECİ
Çevre kirliliği sorunlarıyla uğraşan kimse veya topluluk.
DÜĞÜMLENMEK
Düğümle bağlanmak. Sıkışmak. Bütün sorunlar bir yerde toplanıp birleşmek.
DÜŞÜNÜR
Genel sorunlar üzerine yeni ve kendine özgü düşünceleri olan kimse, düşünücü, mütefekkir.
DERT
Üzüntü. Ağrı. Hastalık. Ur. Sorun, kaygı.
DÜĞÜMLÜ
Düğümlenmiş olan. Sorunlu, karışık. Budaklı.
ALGORİTMA
Orta Çağda ondalık sayı sistemine göre, son zamanlarda ise iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi, Harezmi yolu.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
DAVA
Korunmanın bir hüküm ile sağlanması için yargı organlarına başvurma. Sorun. Sav. Ülkü. Sevgili.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
AYDINLATMAK
Karanlığı giderip görünür duruma getirmek, ışıklandırmak. Bir sorun üzerine bilgi vermek.
AÇIMLAMAK
Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.
DALLANDIRMAK
Dallanmasına yol açmak. Bir işi, bir sorunu büyütüp karışık duruma getirmek.
AYDINLANMAK
Aydınlık olmak. Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinmek, tenevvür etmek.