Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sine" olan, toplam 57 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sine ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sine olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sine olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MERHAMETSİZCESİNE
TERBİYESİZCESİNE
DERBEDERCESİNE
DERİNLEMESİNE, EDEPSİZCESİNE, ÇARESİZCESİNE, İLGİSİZCESİNE
NANKÖRCESİNE, TEMBELCESİNE, TEPELEMESİNE, SESSİZCESİNE, EFENDİCESİNE, SERSEMCESİNE, KÜÇÜKMUHSİNE
REZİLCESİNE, ÖZGÜRCESİNE, KÖRLEMESİNE, CAHİLCESİNE, ZALİMCESİNE, VAHŞİCESİNE, ASKERCESİNE, ACEMİCESİNE, YANBEGİSİNE, DİKLEMESİNE, YANBEĞİSİNE, ENAYİCESİNE, YANBEYİSİNE
EZERCESİNE, DELİCESİNE, YANBEYSİNE, ÖLÜRCESİNE, HAİNCESİNE, ENLEMESİNE, ULUMUHSİNE, CANİCESİNE
BÖYLESİNE, ŞÖYLESİNE, HAYLESİNE, KÖRCESİNE, ELECESİNE, DEGGESİNE, BÖNCESİNE
ÜZRESİNE, ÖYLESİNE, EYLESİNE, BELESİNE, BİLESİNE
TERSİNE, TAHSİNE, SEYSİNE, NURSİNE, MUHSİNE
AKSİNE, AYSİNE, FASİNE, MİSİNE
SİNE
SİNE
Göğüs. Gönül, yürek. Bağır, iç.
TERBİYESİZCESİNE
Terbiyesizce.
DERBEDERCESİNE
Derbederce.
NANKÖRCESİNE
Nankörce.
SERSEMCESİNE
Sersemce.
EDEPSİZCESİNE
Edepsizce.
REZİLCESİNE
Rezilce.
EFENDİCESİNE
Efendice.
SESSİZCESİNE
Sessizce.
İLGİSİZCESİNE
İlgisizce.
DERİNLEMESİNE
Ayrıntılı olarak, derinliğine.
TEMBELCESİNE
Tembelce.
MERHAMETSİZCESİNE
Merhametsizce.
KÜÇÜKMUHSİNE
Konya kenti, Sille bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
TEPELEMESİNE
Tepeleme. Tepe biçimi oluşturacak denli dolu.
ÇARESİZCESİNE
Çaresizce.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİNE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADRENALİN
Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.
ANGLİKAN
İngiliz kilisesine bağlı olan kimse.
ADAMCAĞIZ
Kendisine sevgi veya acıma duyulan erkek.
ACEMİCE
Toyca, beceriksizce, acemicesine.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
ALET
Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.
AMORTİ
Birden ödenerek faizinin işlemesine son verilen tahvil. Piyangoda bilet değeri kadar kazanılan ikramiye.
AKSİNE
Tersine.
ALICI
Satın almak isteyen kimse, müşteri. Almaç. Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Kamera.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
ADCI
Adcılık öğretisine bağlı (kimse), isimci.
ADLANMAK
Kendisine ad verilmek, isimlenmek. Kötü ün kazanmak, isimlenmek.
ADİLEŞTİRMEK
Adileşmesine yol açmak.
ALO
Telefon konuşmasına başlarken kullanılan bir seslenme sözü. (alooo) Kendisine bakmasını veya kendisiyle ilgilenmesini istediği kişiye karşı söylenen seslenme sözü.
ALINMAK
Alma işi yapılmak. Uyarlanmak. Elde edilmek. Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak.
AKINCI
Düşman ülkesine akın yapan savaşçı. İleri uç oyuncusu.
ACIMASIZCA
Acımasız olarak, acımasız bir biçimde, acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane.
AMORTİSMAN
Yıpranma payı. Faizin işlemesine son vermek için bir tahvilin birden ödenmesi.
AKSETMEK
Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.
ADAMCIK
Kendisine acınılan kimse. Yerilen, küçümsenen kimse.