Kelimeler arşivi içinde; başında "sine" olan, toplam 76 adet kelime bulunmaktadır. sine ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sine ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sine olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SİNEKKAPANGİLLER
SİNEMALAŞTIRMAK
SİNEMASEVERLİK, SİNEMALAŞTIRMA, SİNEMATOGRAFİK, SİNENSEFALOSEL, SİNERADYOGRAFİ
SİNEMATOGRAFİ
SİNEMATOGRAF, SİNEKAĞIRLIK, SİNEKBİTLERİ, SİNERGASİLOZ, SİNERGASİLUS, SİNEYİMİLLET
SİNEMABİLİM, SİNEMASEVER, SİNEMACILIK, SİNEKOLOJİK, SİNEKLENMEK, SİNEKKANADI, SİNEKÇADIRI
SİNEMADIŞI, SİNEMASKOP, SİNECENLİK, SİNEMBİTTİ, SİNEKYUTAN, SİNEKSAVAR, SİNEKÇİLER, SİNEKOLOJİ, SİNEKLENME, SİNEKLEMEK, SİNEKKAPAN, SİNEKKIRAN, SİNEKKAYDI
SİNERJİST, SİNERJİZM, SİNEROMAN, SİNERGİZM, SİNESTEZİ, SİNEMATİK, SİNEMATEK, SİNEBİDİK, SİNEKROMİ
SİNEKÇİL, SİNEKKÖY, SİNEKÇİN, SİNEKLER, SİNERJİT, SİNEKLİK, SİNERJİK, SİNEREUS, SİNERAMA, SİNENMEK, SİNENBEÇ, SİNEMACI
SİNERJİ, SİNEKÇİ, SİNESİZ, SİNEKLİ, SİNEMİN, SİNEBİT, SİNECAN, SİNECEN, SİNECEK, SİNELCE
SİNECE, SİNEMA, SİNEOL, SİNEŞİ
SİNEM, SİNEÇ, SİNER, SİNEG, SİNEK, SİNEŞ
SİNE
SİNE
Göğüs. Gönül, yürek. Bağır, iç.
SİNEMABİLİM
Sinema olgusunu tüm yönleriyle (sanat, estetik, işleyim, uygulayım, toplumsal olgu, vb.) ele alıp araştıran bilim dalı.
SİNEMASEVERLİK
Sinemasever olma durumu.
SİNENSEFALOSEL
Etrafındaki doku kısımlarına yapışık olan ensefalosel.
SİNERADYOGRAFİ
Fluoresan ekrandaki görüntünün sinema şeridi gibi seri halde fotoğraflarının alınması.
SİNEMATOGRAFİK
Sinemaya ilişkin, sinemayla ilgili.
SİNEYİMİLLET
Halk içi, halk kucağı.
SİNEKAĞIRLIK
Yumrukoyununda 48 kg. dan 51 kg.a kadar olan ağırlıklara verilen ad.
SİNEMALAŞTIRMA
Sinemalaştırmak işi.
SİNEMATOGRAFİ
Sinemacılık.
SİNEKKAPANGİLLER
Sıcak ve ılıman bölgelerde, özellikle bataklıklarda böcekle beslenen bitkileri içine alan bir bitki familyası. Omurgalı hayvanlardan çeşitli ötücü kuşları içine alan bir kuş familyası.
SİNERGASİLOZ
Ergasiloz.
SİNEMALAŞTIRMAK
Sinema durumuna getirmek.
SİNEMATOGRAF
Görüntüleri film üzerine kaydetmeye yarayan araç.
SİNERGASİLUS
Serbest yaşayan Kopepodlara benzeyen, yalnızca ergin duruma gelmiş dişileri parazit olan, genital segmentin her iki yanında ve ona bağlı puro biçiminde yumurta kesesi bulunan ve her bir kesede 350-400 arasında yumurta oluşturan, balıkların solungaçlarına yerleşen Crustacea sınıfına ait bir parazit cinsi.
SİNEKBİTLERİ
Sıcak kanlı hayvanlarda bitler gibi asalak yaşayan, yassı başlı, geniş ve yassı karınlı, çoğu kanatsız çiftekanatlılar topluluğu; pupa doğuranlar."Atsineği" çok bilinen, çok yaygın türüdür.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİNE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALICI
Satın almak isteyen kimse, müşteri. Almaç. Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Kamera.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
ADLANMAK
Kendisine ad verilmek, isimlenmek. Kötü ün kazanmak, isimlenmek.
AKSİNE
Tersine.
AMORTİ
Birden ödenerek faizinin işlemesine son verilen tahvil. Piyangoda bilet değeri kadar kazanılan ikramiye.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
AKSETMEK
Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.
ALINMAK
Alma işi yapılmak. Uyarlanmak. Elde edilmek. Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak.
ANGLİKAN
İngiliz kilisesine bağlı olan kimse.
ACEMİCE
Toyca, beceriksizce, acemicesine.
ADİLEŞTİRMEK
Adileşmesine yol açmak.
ADAMCAĞIZ
Kendisine sevgi veya acıma duyulan erkek.
AMORTİSMAN
Yıpranma payı. Faizin işlemesine son vermek için bir tahvilin birden ödenmesi.
ADCI
Adcılık öğretisine bağlı (kimse), isimci.
ALO
Telefon konuşmasına başlarken kullanılan bir seslenme sözü. (alooo) Kendisine bakmasını veya kendisiyle ilgilenmesini istediği kişiye karşı söylenen seslenme sözü.
AKINCI
Düşman ülkesine akın yapan savaşçı. İleri uç oyuncusu.
ADAMCIK
Kendisine acınılan kimse. Yerilen, küçümsenen kimse.
ALET
Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.
ACIMASIZCA
Acımasız olarak, acımasız bir biçimde, acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane.
ADRENALİN
Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.