Kelimeler arşivi içinde; başında "sevin" olan, toplam 32 adet kelime bulunmaktadır. sevin ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sevin ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sevin olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SEVİNDİREBİLMEK
SEVİNDİREBİLME
SEVİNDİRİLMEK, SEVİNDİKALANI
SEVİNDİRİLME, SEVİNEBİLMEK
SEVİNEBİLME, SEVİNDİRMEK
SEVİNÇÖREN, SEVİNDİRİK, SEVİNDİKLİ, SEVİNDİRME, SEVİNDÜRÜK, SEVİNİLMİŞ, SEVİNİŞMEK
SEVİNÇSİZ, SEVİNÇLER, SEVİNDÜYH, SEVİNÇKÖY, SEVİNÇBEY
SEVİNMEK, SEVİNDİK, SEVİNÇLİ, SEVİNÇLE, SEVİNCER
SEVİNDİ, SEVİNCE, SEVİNİŞ, SEVİNAY, SEVİNME
SEVİN
"Sevinç duy, hep neşeli ve sevinçli ol" anlamında kullanılan bir isim".
SEVİNDÜRÜK
Birden ve çok sevinçle duyulan heyecan.
SEVİNEBİLME
Sevinebilmek işi.
SEVİNİŞMEK
Beraberce sevinmek. Sevinmek.
SEVİNDİRME
Sevindirmek işi.
SEVİNDİREBİLMEK
Sevindirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SEVİNDİRİLME
Sevindirilmek işi.
SEVİNDİKLİ
Aydın kenti, Nazilli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kocaeli şehri, Hereke bucağına bağlı bir yer.
SEVİNİLMİŞ
Sevilen, mâşuk.
SEVİNDİKALANI
Çorum kenti, Cemilbey nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
SEVİNDİRİK
Birden ve çok sevinçle duyulan heyecan. Birden duyulan sevincin verdiği coşku.
SEVİNDİRMEK
Sevinmesine yol açmak, sevinmesini sağlamak.
SEVİNDİREBİLME
Sevindirebilmek işi.
SEVİNDİRİLMEK
Sevindirme işi yapılmak.
SEVİNÇÖREN
Kastamonu ili, Tosya ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SEVİNEBİLMEK
Sevinme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEVİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÜZELLEME
Halk edebiyatında konusu aşk olan, lirik bir şiir türü. Şen, sevinçli duyguları anlatan türkülerde özel bir ezgi.
COŞKU
Genellikle büyük bir istekle ortaya çıkan geçici hayranlık veya heyecan durumu. Bir düşünceyle, bir duyguyla dolarak yücelme, ruhun kendini aşıp yücelmesi, heyecan. Sevinç gösterileriyle beliren güçlü heyecan. Salgı bezleri ve dinamik etkinliklerle kendine özgü ilişkileri bulunan iç veya dış uyaranların kamçıladığı güçlü duygu durumu.
ARMAĞAN
Birini sevindirmek, mutlu etmek, onurlandırmak, kutlamak için veya anı olarak verilen şey, hediye, dürü. Bağış, ihsan. Bir bilim adamının emek verdiği dalda onu anmak için hazırlanan bilimsel eser. Ödül.
KANATLANMAK
Uçmaya başlamak. Çok sevinmek.
DORUK
Dağ, ağaç vb. yüksek şeylerin tepesi, en yüksek yeri, zirve, şahika. En üstün başarı düzeyi. Heyecan, sevinç, coşku vb. duygularda ulaşılan en üst nokta.
HEYECAN
Sevinç, korku, kızgınlık, üzüntü, kıskançlık, sevgi vb. sebeplerle ortaya çıkan güçlü ve geçici duygu durumu. Coşku.
FERİH
Çok sevinçli, neşeli.
IŞIK
Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb.
AY
Birdenbire duyulan acı, ağrı, şaşırma, ürkme veya sevinç anlatan bir söz. Dünya'nın uydusu olan gök cismi, kamer, mah, meh. Yılın on iki bölümünden her biri. Art arda gelen iki yeni ay arasında geçen süre. Bir ayın herhangi bir gününden ertesi ayın aynı gününe kadar geçen veya yaklaşık otuz gün olarak kabul edilen süre.
GÖNENMEK
Mutlu, mesut olmak, rahat bir hayat sürmek, sevinç duymak, sevinmek, abat olmak.
BAYRAM
Millî veya dinî bakımdan önemi olan ve kutlanan gün veya günler. Özel olarak kutlanan gün. Sevinç, neşe.
GÜLMEK
İnsan, hoşuna veya tuhafına giden olaylar, durumlar karşısında, genel olarak sesli bir biçimde duygusunu açığa vurmak. Mutlu, sevinçli zaman geçirmek, eğlenmek, hoşça vakit geçirmek. Biriyle alay etmek.
AĞLAMAK
Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.
HOPLAMAK
Sevinçten, korkudan veya oyun için, bulunduğu yerde havaya doğru fırlamak.
IŞIKLI
Işığı olan, aydınlık, ışıklandırılmış, nurlu, nurani, ziyalı, ziyadar. Neşe veren, sevinç yaratan, mutlu.
HAY
İyi dilek, azarlama, şaşma ve sevinç bildirmede kullanılan bir söz. Ey.
HAH
Olması istenen veya beklenen bir şey olur olmaz duyulan sevinci ve onama duygusunu anlatan bir söz.
HAZ
Hoşa giden duygulanma, hoşlanma, zevk. Sürdürülmesi istenen ılımlı ve doygunluk veren coşku. Ezgi. Bir şeyden duyusal veya manevi sevinç duyma.
ÇATI
Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü. Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı. Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik. Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi. İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu. Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer. Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü. Barınılan, sığınılan yer. Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu.
ÇATLAMAK
Parçaları ayrılıp dağılmayacak bir biçimde yarılmak. Ses pürüzlü, bozuk çıkmak. Aşırı yemekten, içmekten, yorgunluktan, ağlamaktan ölecek duruma gelmek veya ölmek. Sıkıntı, sevinç, yalnızlık, heyecan, sabırsızlık, kıskançlık vb. ruhsal durumları aşırı derecede duymak. Bir yüzeyde kırışıklar, çizgiler oluşmak.