Kelimeler arşivi içinde; başında "sevda" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. sevda ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sevda ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sevda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SEVDALANMAK
SEVDALANIŞ, SEVDALANMA
SEVDAKAR, SEVDALUK
SEVDACI, SEVDALI
SEVDA
SEVDA
Güçlü sevgi, aşk. Aşırı ve güçlü tutku, istek.
SEVDALANMAK
Sevdaya tutulmak.
SEVDALANMA
Sevdalanmak işi.
SEVDALUK
Aşk, sevda.
SEVDALI
Sevdaya tutulmuş olan, tutkun, vurgun, âşık. Bir şeye gereğinden çok düşkünlük gösteren, eğilim duyan.
SEVDALANIŞ
Sevdalanma işi.
SEVDAKAR
Sevdalı, âşık.
SEVDACI
Sevgi düşkünü.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEVDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AŞIKLAMAK
Âşık olmak, sevdalanmak, sevda bağlamak.
AŞİH
Halk şairi, âşık. Gönlü sevdalı, âşık.
MELANKOLİ
Kara sevda. Hüzün.
ALKIN
Renksiz, cılız, zayıf, hastalıklı, yılgın. Sevdalı, âşık, vurgun. Fakir, zayıf.
MECNUN
Sevdadan ötürü kendini kaybetmiş. Çılgın, deli.
VURULMAK
Vurma işine konu olmak. Âşık olmak, gönül kaptırmak, sevdalanmak.
SEFTA
Sevda.
ALĞIN
Renksiz, cılız, zayıf, hastalıklı, yılgın. Sevdalı, âşık, vurgun. Öfkeli, kinli, düşman.
SEVGÜ
Sevgi. Sevda. Sevgili.
AŞIK
Aşık kemiği. Aşırma. Bir kimseye veya bir şeye karşı aşırı sevgi ve bağlılık duyan, vurgun, tutkun kimse. Sevişen bir çiftten kadına oranla genellikle erkeğe verilen ad. Halk ozanı. Dalgın, kalender kimse. "Ahbap, arkadaş" anlamında kullanılan bir seslenme sözü. Yağ çıkarmak için kullanılan ağaç. Kadınların bir süs eşyası. Allah adamı, safderun, bön. Çingene. Âşık. Alıcı ile göstericilerde filmin aralı devinimini sağlayan tırnaklara gerekli devinim biçimini veren, çapraşık bir devinimi sağlayabilecek biçimde yapılmış, özeğinden geçmeyen bir eksene bağlı madenden parça. Saz çalarak şiir okuyan halk ozanı tipi. Çatıyı oluşturan ağaçlardan her biri. (Afşar Gelendost Isparta). Akıntı, cereyan. Türk gölge oyununda ciddi tiplerden biri; saz çalarak şiir okur. Halk ozanlarının ezgicilerine ve öykücülerine verilen ad. (Halk edebiyatı terimi) Saz şâiri. Tutkun, vurgun, sevdalı.
AHLATIERBAA
İnsanın kişiliğini oluşturduğuna inanılan bedendeki balgam, kan, safra ve sevda ögeleri.
GÖZENTİ
Karasevda denilen akıl hastalığı.
ÜFTADE
Tutkun, âşık, sevdalı. Düşmüş, düşkün.
MALİHÜLYA
Kara sevda. Kuruntu.
VURGUN
Kolayca ve haksız ele geçen kazanç. Birine veya bir şeye vurulmuş, bağlanmış, sevmiş olan, sevdalı, âşık, meftun. Çok derinlerdeki suyun basıncı dolayısıyla iki akıntı arasında sıkışıp kalma, düzenli hava alıp verememe, birden su yüzüne çıkma vb. durumlarda dalgıcın uğradığı inme veya ölüm. Silahla yaralanmış olan. Sıcak, soğuk, dolu vb. etkilerle ürünlerde görülen zarar.
KAPINMAK
Ağrı ve sızıdan kıvranmak. Çabalamak, uğraşmak. Yitirdiği şeyi üzülerek, döğünerek aramak. Dilenmek. Açlığını bastırmak için bir şeyler atıştırmak. Aldanmak. Âşık olmak, sevdalanmak. Birden heyecanlanmak. Acıdan ya da açlıktan oraya buraya saldırmak, çabalamak. Uymak, benzemek: Sen onlara kapınma.
ŞEYDA
Sevda nedeniyle aklını yitirmiş, çılgın.
MELANKOLİK
Kara sevdaya tutulmuş, kara sevdalı. Hüzün veren, hüzün belirtisi olan.
YANGUNLU
Sevdalı. Boya yanığı (kumaş için). Âşık.
MELAMET
Kınama, ayıplama. Azarlama, çıkışma. Arapça kökenli melâmet: ayıplanmaya yolaçan sevda.