SEMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sema" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. sema ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sema ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sema olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

SEMAZENBAŞI

8 harfli kelimeler

SEMAHANE, SEMANTİK

7 harfli kelimeler

SEMAFOR, SEMAGÜL, SEMAHAT, SEMANUR, SEMAVER, SEMAZEN

6 harfli kelimeler

SEMAVİ

5 harfli kelimeler

SEMAH, SEMAİ, SEMAN

4 harfli kelimeler

SEMA

Bazı kelimelerin anlamları

SEMA

Gök. Mevlevi dervişlerinin ney, nısfiye vb. çalgılar eşliğinde, kollarını iki yana açıp dönerek yaptıkları ayin. İşitme, duyma.

SEMAHAT

Cömertlik.

SEMAVİ

Gökle ilgili, göğe ilişkin.

SEMAZEN

Semada dönen derviş.

SEMANUR

Gökyüzünün aydınlığı, ışığı.

SEMAN

Diş köklerini kaplayan sert madde. Bir metalle temas durumunda ısıtılan ve yüksek sıcaklıkta ayrışarak taşıdığı elementlerden bir veya birçoğunu o metalin yüzeyine yayan madde.

SEMAİ

Klasik Türk müziğinde iki basit usulden biri. Bir kurala bağlı olmayıp ancak işitmekle öğrenilen (söz). Sekizer hece ölçüsüyle yazılmış olan halk şiiri türü.

SEMAH

Alevi ve Bektaşi topluluklarında yaygın olan ve müzik eşliğinde uygulanan tören nitelikli oyun.

SEMAZENBAŞI

Mevlevilikte semayı yöneten dede.

SEMAHANE

Mevlevi tekkelerinde dervişlerin sema yaptıkları özel bölüm.

SEMAVER

Özellikle çay demlemekte kullanılan, içinde kömür yakacak ocağı bulunan, elektrikle de çalışabilen, bakır, pirinç vb. metallerden yapılmış musluklu kap.

SEMAFOR

Demir yollarında gündüz mekanik olarak kırmızı bir kolla, gece kırmızı ışıkla işaret veren alet. İki gemi veya gemi ile kıyı istasyonu arasında haberleşmede kullanılan üç kollu işaret sütunu.

SEMANTİK

Anlam bilimi. Anlam bilimsel.

SEMAGÜL

Göüyüzünün gülü.

  -   -   -  

Anlamında SEMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SEMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GÖKÇÜL

Maviye çalan renk. Gökle ilgili, semavi. Bu renkte olan.

TESLİM

Bir şeyi sahibine verme. Fasıl müziğinde peşrevin ve saz semaisinin her hanesi sonunda tekrarlanan parça. Emanet alınan bir şeyi sahibine geri verme. Gerçek olduğunu kabul etme, doğrulama. Bırakma, devretme, terk etme. Teslim ol veya teslim oluyorum sözü.

FELEK

Gök, gökyüzü, sema. Askerî mızıkada zilli bir müzik aracı. Talih, baht, şans. Dünya, âlem.

GÖKÇE

Gök rengi, mavi. Gökle ilgili, semavi. Bu renkte olan. Güzel, hoşa giden.

ANLAMSAL

Anlamla ilgili, semantik.

CÖMERTLİK

Cömert olma durumu, eli açıklık, ahilik, semahat, mürüvvet.

ULVİ

Yüce. Gökle ilgili olan, semavi. Eşsiz, benzersiz özellikler taşıyan.

İŞİTME

İşitmek işi. Duyma, sema (II).

GÖKKUŞAĞI

Düşmekte olan yağmur damlacıklarında güneş ışınlarının kırılıp yansımasıyla gökyüzünde oluşan yedi renkli, kemer biçimindeki görüntü, alkım, ebekuşağı, ebemkuşağı, eleğimsağma, hacılarkuşağı, meryemanakuşağı, alaimisema.

DEYİŞ

Deme, söyleme işi. Semahla birlikte yalnızca bağlama eşliğinde ağır tempoda söylenen bir beste türü. Halk şiiri, halk türküsü. Bir kimsenin bir konuyla ilgili anlattıkları, ifade. Söyleme biçimi, anlatım biçimi, üslup.

ALTMIŞLI

İlmiye aşamalarından sahn-i seman ile musıla-ı Süleymaniye arasında bir derece.

GÖK

İçinde gök cisimlerinin hareket ettiği sonsuz boşluk, uzay, sema, asuman, feza. Olgunlaşmamış. Yeryüzü üzerine mavi bir kubbe gibi kapanan boşluk, gök kubbe, sema. Bu renkte olan. Gökyüzünün, denizin rengi, mavi veya yeşile çalan mavi.

ÇAYCOŞTU

Çay semaveri.

DEMÇELİ

Semaverin demlik konulan yeri.

DEMCEK

Üzüm sıkmaya yarayan bir çeşit aygıt. Semaverlerde çaydanlığı üzerine koymaya yarayan, semaverin tepesine geçirilen bir araç.

DÖNGÜLEME

Bir dizedeki sözcüklerin yerleri değişmekle anlamının ve ölçüsünün bozulmaması: / Recai'ye semen geldi bu mahzende oturmaktan / Bu mahzende oturmaktan Recai'ye seman geldi. / Semen geldi Recai'ye bu mahzende oturmaktan. / Oturmaktan semen geldi Recai'ye bu mahzende./.

ALEMİR

Alâim-i sema, gök kuşağı.

GÖKSEL

Gökle ilgili, semavi.

FASIL

Bölüm, kısım, devre. Osmanlı ve Arap tiyatrosunda oyunun perde bölümü. Dönem, devre. Belli bir sürede yapılmış olan iş, karşılaşılan durum veya olay. Bütçede ayrı ayrı gösterilen bölümler. Orta oyununa başlamadan önce saz takımının çaldığı köçek havası ve curcuna. Peşrev, nakış, şarkı, saz semaisi vb. parçaların belli bir sıraya göre çalınıp söylenmesi.

ALYEŞİL

Alâim-i sema, gök kuşağı.