Kelimeler arşivi içinde; başında "sefer" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. sefer ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sefer ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sefer olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SEFERBEYLİYİN
SEFERİBİRLİK, SEFERIŞIKLAR, SEFERİBİLLİK
SEFERİHİSAR, SEFERBERLİG, SEFERBERLİK, SEFERBİRLUK
SEFERUŞAĞI
SEFERİYET
SEFERBER, SEFERKÖY, SEFERLER, SEFERLİK
SEFERET, SEFERLİ
SEFERİ
SEFER
SEFER
Yolculuk. Kez, defa. Genellikle ülke dışına yapılmış olan askerî harekât, savaşa gitme, savaş.
SEFERİHİSAR
İzmir iline bağlı ilçelerden biri.
SEFERBERLİG
Seferberlik, bk. seferbirlig.
SEFERLER
Aydın ili, Akçaova nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Karabük ilinde, Eflâni belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
SEFERİBİLLİK
Seferberlik.
SEFERUŞAĞI
Diyarbakır şehri, Çüngüş ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
SEFERIŞIKLAR
Bursa ilinde, Soğukpınar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
SEFERBERLİK
Bir ülkenin silahlı kuvvetlerini savaşa hazır duruma getiren, ülkenin ekonomisini, yönetimini savaş gereklerine uyacak duruma sokan hazırlık ve önlemlerin tümü. Bu durumun ilan edildiği veya savaşın sürdüğü dönem.
SEFERİYET
Zorluk dönemi.
SEFERKÖY
Kastamonu şehri, Şenpazar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Şanlıurfa ilinde, Harran belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
SEFERLİK
Herhangi bir defaya yetecek miktarda olan.
SEFERBİRLUK
Seferberlik.
SEFERBER
Savaşa hazırlanmış veya girmiş (askerî birlik).
SEFERET
Arapça kökenli sefâret: sefaret.
SEFERİBİRLİK
Birinci Dünya Savaşı.
SEFERBEYLİYİN
Seferberliğin.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEFER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EHLİSALİP
XI. ve XII. yüzyıllarda Batılı Hristiyanlarca kutsal yerleri Müslümanların elinden almayı amaçlayan seferlere katılan kimse.
KEZ
Bazı sayı sıfatlarıyla birlikte kullanılarak bir olayın ve olgunun her bir tekrarlanışını bildiren söz, defa, kere, sefer.
KURULUŞ
Kurulma işi. Yapı, yapılış, bünye. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Kasılma. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis.
KONAKÇI
Toplu olarak yapılmış olan yolculukta konak yeri sağlamakla görevli kimse. Sefere çıkan askerlerin önünden gidip konak yeri sağlamakla görevli subay. Asalağın erginini veya gelişim evrelerinden herhangi birini taşıyan canlı, konak.
TAYIN
Asker azığı. Savaş veya seferberlik dönemlerinde vatandaşlara karneyle dağıtılan ekmek. Asker ekmeği.
DÖNÜM
Dönme işi. Eni boyu kırkar mimar arşını olan alan ölçüsü. Gidip gelme ile yapılmış olan bir işin her seferi. 1000 m² 'lik bir alan ölçüsü. Tekrarlanan belli bir olayın tamamlanması ve yenisinin başlaması.
HAZARİ
Barışla ilgili, seferî karşıtı.
SEFERLİ
Sefere giden veya sefere çıkan.
HAVACILIK
Havacının yaptığı iş. Hava seferlerini ve bu konu ile ilgili teknikleri inceleyen bilim dalı.
KERE
Kez, yol, defa, sefer.
GÖÇÜRÜCÜ
Seferde padişah tuğlarının ikisini bir konak ileride taşıyan dört kişiden ikisine verilen unvan.
SAFER
Ay takviminin ikinci ayı, sefer ayı.
TRAFİK
Ulaşım yollarının yayalar ve her türlü taşıt tarafından kullanılması, gidiş geliş, seyrüsefer. Ulaşım yollarında bulunan taşıt ve yayaların tümü. Yoğunluk. Önemli görevlerde bulunan kişilerin bir yere gidiş gelişi.
KUMANYA
Yolculuk için hazırlanan yiyecek, azık. Sefer durumundaki askerler için hazırlanan yiyecek.
KOSTER
Kıyı limanları arasında seferler yapmak üzere inşa edilmiş ve donatılmış küçük yük gemisi.
BALTACI
Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.
POSTA
Bir yere gelen veya bir yerden gönderilen mektup ve emanetlerin tümü. Bu emanetleri toplayan ve dağıtan kuruluş ve bu kuruluşun bulunduğu yer. Genellikle bu emanetleri götüren taşıt. Takım, kol. Bir sanayi veya ticaret işletmesinde aynı süre içinde çalışanların tümü. Hizmet nöbetinde bulunan er. Kez, defa, sefer. Vapur, tren, uçak vb. taşıtlarla yapılmış olan yolculuk. Yirmi dört saatlik çalışma gününün, çalışma bölümlerinden her biri, vardiya.
TAYFA
Gemide türlü işlerde çalıştırılan sefer işçisi. Bir adamın yanında bulunan yardakçılar, koşuntu. Zeytin toplayan işçi. Bu sefer işçilerinin topluluğu.
PARTİ
Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları siyasal topluluk, fırka. İnsan topluluğu. Bir bütünün parçası, kısım. Bazı oyunlarda bir kez. Çok ucuza elde edilen şey, kelepir. Armoniyi oluşturan ezgilerden her biri. Bir araya gelinerek tavla, konken, okey vb. oynanan oyunlardan her biri. Tutam. Vurgun, kazanç. Herhangi bir ürünün tek seferde bir yerden başka bir yere gönderilen bölümü. Bir kişi, bir kuruluş veya bir topluluğun, çoğu belli bir şeyi kutlamak amacıyla düzenledikleri eğlence. Bir yere bölümler hâlinde gönderilmekte olan bir malın veya bir bütünün parçası.
TAHAFFUZHANE
Sefer sırasında, yolcu ve çalışanların arasında bulaşıcı hastalık görülen gemilerin karantina sürelerini geçirmeleri, gerekli sağlık önlemlerinin alınması ve hastaların iyileştirilmeleri için büyük limanlara yakın kıyılara kurulmuş sağlık kuruluşu.