Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sağma" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sağma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sağma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sağma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ELEĞİMSAĞMA, EBEĞİMSAĞMA, ENEĞİMSAĞMA, İNEĞİMSAĞMA
BAĞSAĞMA
SAĞMA
SAĞMA
Sağmak işi.
İNEĞİMSAĞMA
Gökkuşağı.
BAĞSAĞMA
Bağbozumu.
EBEĞİMSAĞMA
Gökkuşağı.
ENEĞİMSAĞMA
Gökkuşağı.
ELEĞİMSAĞMA
Gökkuşağı.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAĞMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAŞŞAKLAMAK
Tahıl ve meyveleri devşirdikten sonra geriye kalan döküntüleri toplamak. Koyun ve keçileri sağdıktan biraz sonra tekrar sağmak. Başak toplamak. Ürün alınan tarladan ikinci kez kalanları toplamak.
DEREMET
Hazırlık, sağlama, toplama. Eski elbiseleri onarma. Yardım. Çaba. Yağ, peynir. Hayvanları sağma ücreti yerine verilen süt, yağ, peynir: Deremetimi verirsen ineklerini sağarım.
CİVDİRMEK
Hayvanı gelişigüzel ve çabuk sağmak.
DÖĞÜŞ
Yavrulu, sağmal inek.
EMİŞDİRMEK
Sağmal hayvanları sağdıktan sonra yavrularına emdirmek.
CUMRA
Kozadan ipek sağmak için kullanılan bir aygıt.
ATRİYUM
Tunikatlarda ve sefalokordatlarda bulunan iki ana boşluktan yutağı çeviren boşluk. Basit süngerlerde vücut iç boşluğunun (spongosöl) diğer adı. S. Böceklerde sağmalardan meydana gelen ve trakeaya uzanan genişlemiş timpanal boşluk. Yüreğin ön iki odası. Kulakçık. (Mimarlık) Eski Roma evlerinde etrafı odalarla çevrili, üstü açık, ortasında havuz bulunan avlu, içavlu, a. bk. avlu, içavlu. Trematod ve sestodlarda genital organların kanallarının açıldığı çukur bölüm. Ön oda, ön boşluk. Kulakçık.
SAĞIM
Sağma işi. Süt veren hayvan.
EDİKLEMEK
Sağılan bir hayvanı ikinci kez sağmak. İnek sağılacağı zaman ya da biraz sağıldıktan sonra yavrularına emzirilmek. Hayvan yavrusu annesini emerken memeye tos vurarak emmek. Sağılacak hayvanın memelerini yumuşatacak şekilde elle oğuşturmak.
SÜTLÜ
İçinde süt bulunan, sütle yapılan. Sütlaç. Taneleri sertleşmemiş, yumuşak taneli (mısır, buğday vb.). Süt veren, sağmal.
ÇÖPLEMEK
Sütü az hayvanları sağmak. Otlamak.
CİRTMEK
Damla damla inek sağmak. Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım.
EDÜKLEMEK
Sağılan bir hayvanı ikinci kez sağmak. ediklemek-1]. Buzağı annesinden azar azar süt emmek.
GÖKKUŞAĞI
Düşmekte olan yağmur damlacıklarında güneş ışınlarının kırılıp yansımasıyla gökyüzünde oluşan yedi renkli, kemer biçimindeki görüntü, alkım, ebekuşağı, ebemkuşağı, eleğimsağma, hacılarkuşağı, meryemanakuşağı, alaimisema.
SAĞILMAK
Sağma işine konu olmak. Kumaş, kilim vb. bir yerinden iplik çıkıp sökülmek. Akmak, kaymak, aşağıya doğru hızla inmek.
ÇANGATA
Kuzusu ölmüş sağmal koyun.
ÇIRTMAK
Bıçak veya ustura ile küçük delikler, gözler açmak. Küçük parçalara ayırmak, ince ince doğramak (kabak hakkında). Kan almak için ustura ile vücudu kesilmek. Damla damla inek sağmak. Kamçı, lastik parçası vs. ile vurmak, kamçılamak; ince, uzun dilimler hâlinde doğramak.
AĞILLAMAK
Koyun, keçi gibi hayvanları sağmak üzere ağıla koymak. İkram etmek, ağırlamak: Misafiri ağılladık. Ağırlamak, misafir kabul etmek.
SAĞDIRMAK
Sağma işini yaptırmak. Sağmasına sebep olmak.
SAĞIMLI
Süt veren, sağmal.