SAVUR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "savur" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. savur ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu savur ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde savur olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

SAVURABİLMEK

11 harfli kelimeler

SAVURABİLME, SAVURGANLIK

10 harfli kelimeler

SAVURGANCA

9 harfli kelimeler

SAVURTMAK

8 harfli kelimeler

SAVURCAK, SAVURGAN, SAVURKAÇ, SAVURMAK, SAVURTMA, SAVURTUŞ, SAVURUCU

7 harfli kelimeler

SAVURGU, SAVURMA

5 harfli kelimeler

SAVUR

Bazı kelimelerin anlamları

SAVUR

Mardin iline bağlı ilçelerden biri.

SAVURABİLMEK

Savurma imkânı veya olasılığı bulunmak.

SAVURABİLME

Savurabilmek işi.

SAVURTUŞ

Savurtma işi.

SAVURUCU

Harman savuran kimse.

SAVURMAK

Havaya atıp dağıtmak, saçmak. Sallamak, uçurmak, dalgalandırmak. Boşuna ve çok miktarda harcamak, israf etmek. Rüzgâr, şiddetle eserek bir yeri, bir şeyi altüst etmek, havaya kaldırmak, dağıtmak. Şiddetle döndürerek sallamak, kaldırarak vurmak. Yalan, küfür vb. söylemek. Kaldırıp atmak, fırlatmak. Bir sıvının havalanmasını veya kaynayan sıvının taşmasını önlemek, soğutmak amacıyla alıp yine kendi kabına dökmek.

SAVURMA

Savurmak işi. Kol, bacak vb. vücut bölümlerinin ağırlıklarından yararlanarak omuz ve uyluk eklemleri çevresinde türlü yönlere doğru hızla çevirme.

SAVURTMAK

Savrulmasına sebep olmak, savrulmasını sağlamak.

SAVURGAN

Tutumsuz.

SAVURGANLIK

Tutumsuzluk.

SAVURCAK

Elek.

SAVURGU

Pekmez kaynatırken karıştırmaya yarayan delikli kepçe biçiminde sukabağı.

SAVURTMA

Savurtmak işi.

SAVURKAÇ

Akşamüstü çıkan sert yel : Savurkaç çıkmadan buğdayı gözerledik.

SAVURGANCA

Tutumsuzca.

  -   -   -  

Anlamında SAVUR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SAVUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TOZUTMAK

Toz kaldırmak, çevreye toz yaymak. Böbürlenmek, yüksekten konuşup söylediği sözü yerine getirmemek, palavra atmak, mangalda kül bırakmamak. Kar, toz gibi savurmak. Aklını yitirmek.

PÜSKÜRMEK

Ağzında bulunan bir sıvı veya toz durumundaki bir şeyi hızla savurtarak dışarı çıkarmak. Öfkeyi aniden dışarı vurmak. Yanardağ lav çıkarmak, indifa etmek.

MİRASYEDİ

Kendisine önemli bir miras kalan, mirasa konan kimse. Çok savurgan kimse.

AKDARMAH

Bir şeyi altüst etmek, karıştırmak, savurmak, boşaltmak, devretmek, hatmetmek, çevirmek.

SALTO

Rakibin bedenini kollarıyla birlikte kavrayarak yana veya arkaya savurma, devirerek bastırma biçiminde uygulanan bir güreş oyunu. Havada takla. Vücudun, ayakta duruştan yerinde ya da koşarak hız alıp sıçramasıyla, ellere dayanmadan havada enine ya da derinliğine ekseninde öne - arkaya - yana bir takla atarak ayaküstü gelmesi. Yerde, yüksek bir araçtan aşağı ya da bir araçtan bu yolla aşma biçiminde uygulanan türleri vardır.

VANTİLATÖR

Sıcak ve durgun havayı dalgalandırarak esinti sağlayan veya böyle bir ortama temiz hava üfleyen alet. Motorlu taşıtların iç havasını değiştirmeye yarayan düzen. Mekanik veya elektronik bir aletin soğutma düzeneği. Bazı tarım alet veya makinelerinde tohumları savurmak, temizlemek için içeriye hava çeken alet.

ÇIRPMAK

Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak. İki şeyi birbirine çarpmak. Çalmak, hırsızlık etmek.

TUTUMSUZ

Aşırı harcamalar yapan, savurgan, müsrif.

FAN

Havalandırma aracı, pervane, pervane kanadı, vantilatör. Sıcak veya soğuk havayı dengeli olarak savuran araç.

YABA

Harman savurmakta kullanılan, çatal biçiminde, tahtadan tarım aracı.

YUVARLAKLAŞMA

Düz ünlünün ünsüz etkisiyle yuvarlak oluşu: savırmak savurmak, kavışmak kavuşmak, yımışak yumuşak gibi.

İSRAF

Gereksiz yere para, zaman, emek vb.ni harcama, savurganlık.

HAR

"Düşüncesizce ve hesapsızca harcamak, bol bol harcayıp tüketmek" anlamlarındaki har vurup harman savurmak deyiminde geçen bir söz. Sıcak, kızgın, yakıcı.

PÜSKÜRTMEK

Püskürme işini yaptırmak. Geri dönmek zorunda bırakmak. Fışkırtmak. Hızla ve savurtarak çıkarmak.

TUTUMSUZLUK

Tutumsuz olma durumu, müsriflik, savurganlık.

SAVRULMAK

Savurma işi yapılmak. Dağılmak, saçılmak.

ALIZLAMAK

Cılız taneleri samandan ayırmak için savurmak. Zayıflamak.

YABALAMAK

Yaba ile atmak veya savurmak.

AKYÜREK

Temiz, iyi niyetli kimse. Elâzığ şehrinde, Palu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Mardin ilinde, Savur ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

AKDARMAK

Bir şeyi altüst etmek, karıştırmak, savurmak, boşaltmak, devretmek, hatmetmek, çevirmek. Tarlayı sürerek toprağı kabartmak. İletmek, göndermek. Altüst etmek. Elden geçirmek. Nadasa bırakılacak tarlayı ilk kez sürme. (Yukarıtırtar Yalvaç Isparta). Dam toprağını değiştirmek ya da düzenlemek. (Acıpayam Denizli).