SARA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sara" olan, toplam 71 adet kelime bulunmaktadır. sara ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sara ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sara olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

SARACALARÇİFTLİĞİ

12 harfli kelimeler

SARAYAKPINAR, SARAYKAŞMİRİ

11 harfli kelimeler

SARAÇLATMAK, SARAYMAĞARA

10 harfli kelimeler

SARAYKIŞLA, SARALANMAK, SARARTMALI, SARATLAMAK, SARAYAĞASI, SARAYBAHÇE, SARAYDURAK, SARAÇLAMAK, SARAÇÇEŞME, SARAYPINAR, SARABİLMEK

9 harfli kelimeler

SARABİLME, SARAYKENT, SARAYÖREN, SARAYDÜZÜ, SARAYPATI, SARAYBAĞI, SARAYTEPE, SARAYYANI, SARARTMAK, SARALTMAK, SARAYYERİ, SARALAZİN, SARALAMAK, SARAHATEN, SARAÇHANE

8 harfli kelimeler

SARAYÖZÜ, SARAÇLIK, SARAYKÖY, SARAYHAN, SARAYLAR, SARAYCIK, SARAÇLAR, SARAYOVA, SARAYÖNÜ, SARAÇKÖY, SARARTMA, SARALMAK, SARAMANA, SARARMAK, SARAKACI, SARACİYE

7 harfli kelimeler

SARAHAT, SARAÇLI, SARAMUK, SARACAK, SARAĞAZ, SARAYLI, SARARIŞ, SARARMA, SARATLI, SARARTI

6 harfli kelimeler

SARALI, SARAKA

5 harfli kelimeler

SARAD, SARAF, SARAH, SARAK, SARAY, SARAT, SARAŞ, SARAL, SARAÇ, SARAP, SARAN

4 harfli kelimeler

SARA

Bazı kelimelerin anlamları

SARA

Zaman zaman kendini kaybederek olduğu yere düşme, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesi ile ortaya çıkan bir sinir hastalığı, tutarık, tutarak, tutarga, yilbik, epilepsi.

SARAYKAŞMİRİ

Bir çeşit ipekli kumaş.

SARARTMALI

Hastalıklı, arık, cılız.

SARATLAMAK

Kalburlamak.

SARAYMAĞARA

Gaziantep ili, Yavuzeli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

SARAÇÇEŞME

Şanlıurfa ilinde, Ceylânpınar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

SARAYKIŞLA

Tokat ilinde, Reşadiye belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

SARAYAĞASI

İçağalardan biri olup, saraylarda oturanlara hizmet etmek ve sarayları korumakla görevli kişi.

SARAÇLAMAK

Heybe, çanta, torba ve benzerleri şeylerin çevresine meşin geçirerek dikmek.

SARAYBAHÇE

Elâzığ şehrinde, Kovancılar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kocaeli ilinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

SARAYAKPINAR

Edirne kenti, Sırpsındığı bucağına bağlı bir bölge.

SARALANMAK

Sarılmak.

SARAYDURAK

Kastamonu şehri, Devrekâni ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

SARACALARÇİFTLİĞİ

Ankara şehrinde, Akyurt ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

SARAYPINAR

Konya ili, Derbent belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

SARAÇLATMAK

Saraçlama işini yaptırmak.

  -   -   -  

Anlamında SARA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SARA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACEMİ

Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.

ATMOSFER

Yeri veya herhangi bir gök cismini saran gaz tabakası, gaz yuvarı. Hava yuvarı. Basınç birimi olarak kullanılan, 15 °C'de deniz yüzeyinde, 76 santimetre uzunluğunda ve tabanı 1 santimetrekare olan cıva sütununun ağırlığı (1 kilogram 33 gram). İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava.

BUKRAN

Saraçların kullandığı yün kırpıntısı.

BAZİLİKA

İçi, ortadaki yüksek, yanlardakiler daha alçak olmak üzere iki sıra sütunla üç salona ayrılmış, dikdörtgen biçiminde büyük kilise. Kral sarayı. Dikdörtgen biçiminde, uç kısmında yarım çembere benzeyen bir çıkıntısı olan Roma mahkemesi.

ANAKONDA

Boğagillerden, tropikal Güney Amerika'da yaşayan, 8-10 metre uzunluğunda, avını sararak ve sıkarak öldüren bir tür yılan (Eunectes murinus).

AĞAÇÖREN

Aksaray iline bağlı ilçelerden biri.

BOCURGAT

Ağır yükleri çekmek için manivela ile döndürülen ve döndürüldükçe çekilecek şeyin bağlı bulunduğu urganı kendi üzerine saran çıkrık.

BAŞMABEYİNCİ

Osmanlı sarayında mabeyincilerin başı.

BİRUN

Osmanlı sarayında Harem dairesinin ve Enderun'un dışında kalan bölüm.

AYI

Memelilerin etobur takımından, beş parmaklı, tabanlarına basarak yürüyen, yurdumuzda boz türü bulunan, iri gövdeli hayvan, kocaoğlan (Ursus arctos). Kaba saba olan insanlar için kullanılan bir seslenme sözü.

BIÇKI

Tahta veya ağaç biçmekte kullanılan, karşılıklı iki sapı olan ve iki kişi tarafından kullanılan büyük testere. Saraç bıçağı. Motorla çalışan bir tür güçlü testere. Bağ budamaya yarayan dişli bıçak.

BARATA

Bilim doktorları ile kardinallerin giydikleri dört köşe külah veya başlık. Osmanlı sarayında genellikle bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydikleri, kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık.

ÇEŞNİCİ

Saraylarda ve büyük konaklarda yemek ve sofra işlerini yöneten kimse. Tütün veya içkilerin tat ve niteliğini belirleyen kimse. Sikkelerin ayarını düzenleyen kimse.

AKORDİYON

Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.

BOSTANCI

Bostan işleriyle uğraşan kimse. Osmanlılarda sarayın korunmasına ve şehrin güvenliğine bakmakla görevli olan erlerden her biri.

ÇEVİRME

Çevirmek işi, tedvir. Çevrilmiş, tercüme edilmiş. Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma, sarma, muhasara. Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi. Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar. Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi.

ÇALKALAMAK

Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.

BELGİNLİK

Belgin olma durumu, sarahat.

BALTACI

Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.

AVADANCI

Osmanlı sarayında bir sınıf hademe.