Kelimeler arşivi içinde; sonunda "salta" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu salta ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında salta olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde salta olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SALTA
SALTA
Köpeğin arka ayakları üzerine ayağa kalkması. Gergin duran bir halatı biraz koyuverme işi. Yakasız, iliksiz, kolları bolca bir tür kısa ceket.
Bu bölümde tanımı içerisinde SALTA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÖZETLEYİŞ
Özetleme işi. Bir düşünceyi -açıklığını yitirmeden- elden geldiğince kısaltarak anlatma.
TAKKAPI
(Mimarlık) Saray gibi önemli yapıların avlu ya da bahçelerine giriş yerine, yengi taklarına benzeyen, taştan, süslü, silmeli büyük kapı. Saltanat kapısı da denir. a. bk. taçkapı, anakapı.
SANSALAT
Saltanat.
KISALTABİLME
Kısaltabilmek işi.
PEYKLER
Binişlerde, gösterişli giysileri ile padişahların yanında yürüyerek saltanata görkem katan ve gereğinde padişahların buyruklarını yerine getiren, son derece çevik ve çabuk iş gören asker.
PADİŞAHLIK
Padişah olma durumu, hükümdarlık, sultanlık. Padişahın görevi. Padişah tarafından yönetilen ülke. Padişahın saltanat dönemi. Padişahın yönetimi.
SULTANLIK
Sultan olma durumu, padişahlık, saltanat. Rahat yaşama durumu. Sultan sanını taşıyan bir İslam hükümdarının ülkesi.
SERİRİSALTANAT
Arapça kökenli serir-i saltanat: hükümdarlıkta bulunulan süre; bu süre içinde geçen olaylar.
KISA
Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı. Kısaca, kısaltarak. Ayrıntısı çok olmayan. Az süren, uzun olmayan. Kısa olan şey.
SALTANATÇI
Saltanat yanlısı olan kimse.
SALTANATÇILIK
Saltanatçı olma durumu.
DEFNEYAPRAĞI
Kemikli balıklar takımının, hanigiller familyasından lüferin küçük boylularına verilen özel bir ad (Pomatomus saltatrix).
GILDIR
Zayıf, kuvvetsiz, cdız: Bu sene buğdaylar gıldır. Gelinlik elbise. Kadınların giydiği salta biçiminde hırka. Çok konuşan. El değirmeni. Kirli, çürük ipek kozası. Güveç kapağı. Patiska. (Gürağaç Kütahya).
ŞAHLIK
Şah olma durumu. Afgan ve İran hükümdarlığı. Bir kimsenin saltanat dönemi.
MUHTASARAN
Kısaca, kısaltarak, özet olarak.
LÜFER
Eti beyaz, tadı güzel, gövdesi pullu bir balık (Pomatomus saltatrix).
ÜLVAN
Şan, san, ad. Kibir, onur. Gösteriş, tantana, saltanat. Övünç, övünme.