SALTA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "salta" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. salta ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu salta ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde salta olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

SALTANATÇILIK

11 harfli kelimeler

SALTANATSIZ

10 harfli kelimeler

SALTAHTASI, SALTANATÇI, SALTANATLI

9 harfli kelimeler

SALTANMAK

8 harfli kelimeler

SALTABAŞ, SALTANAT, SALTAPLA, SALTATOR

6 harfli kelimeler

SALTAK, SALTAN, SALTAŞ

5 harfli kelimeler

SALTA

Bazı kelimelerin anlamları

SALTA

Köpeğin arka ayakları üzerine ayağa kalkması. Gergin duran bir halatı biraz koyuverme işi. Yakasız, iliksiz, kolları bolca bir tür kısa ceket.

SALTAK

Topluluk. Kötü yolda kadın.

SALTANATLI

Gösterişli, görkemli.

SALTANATSIZ

Gösterişsiz, görkemsiz.

SALTATOR

Düz kanadı böceklerin (çekirge, hamam böceği gibi) sıçraması.

SALTAŞ

1.Düz taş. 2.Isıtılınca patlayan sert taş. Erzurum kenti, Çat ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

SALTANATÇILIK

Saltanatçı olma durumu.

SALTAHTASI

Tabut, ölü taşımakta kullanılan tahta.

SALTANATÇI

Saltanat yanlısı olan kimse.

SALTABAŞ

Başıboş, boş gezen, yalnız.

SALTAPLA

Meyvesi tatlı, aşılanmış bir çeşit armut.

SALTANMAK

Bırakılmak, salıverilmek.

SALTANAT

Bir ülkede hükümdarın, padişahın, sultanın egemen olması. Bolluk ve zenginlik, gösterişli yaşayış. Birinin bir işte, bir yerde bulunan kimseler üzerindeki egemenliği.

SALTAN

Yalnız, tek. Arı, saf. Tek, yalnız. Temiz, saf. Yalnız başına giden.

  -   -   -  

Anlamında SALTA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SALTA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SERİRİSALTANAT

Arapça kökenli serir-i saltanat: hükümdarlıkta bulunulan süre; bu süre içinde geçen olaylar.

PADİŞAHLIK

Padişah olma durumu, hükümdarlık, sultanlık. Padişahın görevi. Padişah tarafından yönetilen ülke. Padişahın saltanat dönemi. Padişahın yönetimi.

SULTANLIK

Sultan olma durumu, padişahlık, saltanat. Rahat yaşama durumu. Sultan sanını taşıyan bir İslam hükümdarının ülkesi.

SANSALAT

Saltanat.

ÜLVAN

Şan, san, ad. Kibir, onur. Gösteriş, tantana, saltanat. Övünç, övünme.

GILDIR

Zayıf, kuvvetsiz, cdız: Bu sene buğdaylar gıldır. Gelinlik elbise. Kadınların giydiği salta biçiminde hırka. Çok konuşan. El değirmeni. Kirli, çürük ipek kozası. Güveç kapağı. Patiska. (Gürağaç Kütahya).

KISA

Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı. Kısaca, kısaltarak. Ayrıntısı çok olmayan. Az süren, uzun olmayan. Kısa olan şey.

ŞAHLIK

Şah olma durumu. Afgan ve İran hükümdarlığı. Bir kimsenin saltanat dönemi.

PEYKLER

Binişlerde, gösterişli giysileri ile padişahların yanında yürüyerek saltanata görkem katan ve gereğinde padişahların buyruklarını yerine getiren, son derece çevik ve çabuk iş gören asker.

LÜFER

Eti beyaz, tadı güzel, gövdesi pullu bir balık (Pomatomus saltatrix).

KISALTABİLME

Kısaltabilmek işi.

DEFNEYAPRAĞI

Kemikli balıklar takımının, hanigiller familyasından lüferin küçük boylularına verilen özel bir ad (Pomatomus saltatrix).

MUHTASARAN

Kısaca, kısaltarak, özet olarak.

TAKKAPI

(Mimarlık) Saray gibi önemli yapıların avlu ya da bahçelerine giriş yerine, yengi taklarına benzeyen, taştan, süslü, silmeli büyük kapı. Saltanat kapısı da denir. a. bk. taçkapı, anakapı.

ÖZETLEYİŞ

Özetleme işi. Bir düşünceyi -açıklığını yitirmeden- elden geldiğince kısaltarak anlatma.