Kelimeler arşivi içinde; başında "salta" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. salta ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu salta ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde salta olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SALTANATÇILIK
SALTANATSIZ
SALTAHTASI, SALTANATÇI, SALTANATLI
SALTANMAK
SALTABAŞ, SALTANAT, SALTAPLA, SALTATOR
SALTAK, SALTAN, SALTAŞ
SALTA
SALTA
Köpeğin arka ayakları üzerine ayağa kalkması. Gergin duran bir halatı biraz koyuverme işi. Yakasız, iliksiz, kolları bolca bir tür kısa ceket.
SALTAK
Topluluk. Kötü yolda kadın.
SALTANATLI
Gösterişli, görkemli.
SALTANATSIZ
Gösterişsiz, görkemsiz.
SALTATOR
Düz kanadı böceklerin (çekirge, hamam böceği gibi) sıçraması.
SALTAŞ
1.Düz taş. 2.Isıtılınca patlayan sert taş. Erzurum kenti, Çat ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
SALTANATÇILIK
Saltanatçı olma durumu.
SALTAHTASI
Tabut, ölü taşımakta kullanılan tahta.
SALTANATÇI
Saltanat yanlısı olan kimse.
SALTABAŞ
Başıboş, boş gezen, yalnız.
SALTAPLA
Meyvesi tatlı, aşılanmış bir çeşit armut.
SALTANMAK
Bırakılmak, salıverilmek.
SALTANAT
Bir ülkede hükümdarın, padişahın, sultanın egemen olması. Bolluk ve zenginlik, gösterişli yaşayış. Birinin bir işte, bir yerde bulunan kimseler üzerindeki egemenliği.
SALTAN
Yalnız, tek. Arı, saf. Tek, yalnız. Temiz, saf. Yalnız başına giden.
Bu bölümde tanımı içerisinde SALTA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SERİRİSALTANAT
Arapça kökenli serir-i saltanat: hükümdarlıkta bulunulan süre; bu süre içinde geçen olaylar.
PADİŞAHLIK
Padişah olma durumu, hükümdarlık, sultanlık. Padişahın görevi. Padişah tarafından yönetilen ülke. Padişahın saltanat dönemi. Padişahın yönetimi.
SULTANLIK
Sultan olma durumu, padişahlık, saltanat. Rahat yaşama durumu. Sultan sanını taşıyan bir İslam hükümdarının ülkesi.
SANSALAT
Saltanat.
ÜLVAN
Şan, san, ad. Kibir, onur. Gösteriş, tantana, saltanat. Övünç, övünme.
GILDIR
Zayıf, kuvvetsiz, cdız: Bu sene buğdaylar gıldır. Gelinlik elbise. Kadınların giydiği salta biçiminde hırka. Çok konuşan. El değirmeni. Kirli, çürük ipek kozası. Güveç kapağı. Patiska. (Gürağaç Kütahya).
KISA
Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı. Kısaca, kısaltarak. Ayrıntısı çok olmayan. Az süren, uzun olmayan. Kısa olan şey.
ŞAHLIK
Şah olma durumu. Afgan ve İran hükümdarlığı. Bir kimsenin saltanat dönemi.
PEYKLER
Binişlerde, gösterişli giysileri ile padişahların yanında yürüyerek saltanata görkem katan ve gereğinde padişahların buyruklarını yerine getiren, son derece çevik ve çabuk iş gören asker.
LÜFER
Eti beyaz, tadı güzel, gövdesi pullu bir balık (Pomatomus saltatrix).
KISALTABİLME
Kısaltabilmek işi.
DEFNEYAPRAĞI
Kemikli balıklar takımının, hanigiller familyasından lüferin küçük boylularına verilen özel bir ad (Pomatomus saltatrix).
MUHTASARAN
Kısaca, kısaltarak, özet olarak.
TAKKAPI
(Mimarlık) Saray gibi önemli yapıların avlu ya da bahçelerine giriş yerine, yengi taklarına benzeyen, taştan, süslü, silmeli büyük kapı. Saltanat kapısı da denir. a. bk. taçkapı, anakapı.
ÖZETLEYİŞ
Özetleme işi. Bir düşünceyi -açıklığını yitirmeden- elden geldiğince kısaltarak anlatma.