Kelimeler arşivi içinde; sonunda "safir" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu safir ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında safir olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde safir olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BAŞMİSAFİR
MİSAFİR, MISAFİR, MUSAFİR, MÜSAFİR
SAFİR
SAFİR
Mavi renkli, değerli bir korindon türü, gök yakut.
MISAFİR
Misafir, konuk.
MÜSAFİR
Misafir, konuk.
MİSAFİR
Konuk. Gözün saydam tabakasında herhangi bir sebeple oluşan beyaz leke.
MUSAFİR
Misafir (Domur köyü). Misafir// musafir etmek: misafir olarak kabul etmek. Misafir.
BAŞMİSAFİR
En değerli konuk.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAFİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜĞÜRÇÜ
Misafirleri düğüne davet eden kişi. Düğün alayı. Kız görmeye giden kimse, görücü. Kız istemeye giden kimse, elçi. Dünür, kız istemeye giden grup.
DÖKKÜ
Köylerde ocakların arkasına dökülerek kurutulan hayvan gübresi. Yakmak için ocağa dökülen hayvan gübresi ile karışık saman. Hayvanların altına serilen ot, ağaç dalı. Hayvanlara yedirilmek için toplanan ağaç yaprağı. Misafire yapılan ikram. Rüşvet.
ALKAP
Yakalama, yaka paça etme. Dalavereci, dönek. Misafiri iyi karşılama.
ÇEŞNEVİR
Misafirlere sunulan kuru yemiş.
BURÇULMAK
Misafiri ağırlamak için zahmete katlanmak, ikram etmek.
KONUKSEVER
Konuklarına iyi davranan, onları iyi ağırlayan ve kendisine konuk gelmesinden hoşlanan, misafirperver.
BAŞAM
Ağabey. Bu akşam: Başam misafirimiz gelecek.
EKMEKLEMEK
Ev halkını, misafirleri doyurmak, onlara yemek çıkarmak.
AŞ
Yemek. Bulgur pilâvı. Pirinç pilâvı. Bulgurdan yapılan sulu pilâv. Çorba. Nişasta, şeker ve su ile yapılan bir çeşit tatlı. Tarhana. Buğday unundan yapılan erişte: Bugün bizde misafir vardı ona aş kestim. Fırınlanmış mısır kırıklarından yapılan bir çeşit yemek. Zeytin tanesinin mengenede sıkıldıktan sonra kalan posası. Aşı: Dün okullarda aş yapmışlar. Çift sürerken öküzlere sesleniş şekli. Aç: Garnın aş mı ôlum?. Aş, yemek. Eski türkçe aş: Yemek. "Tarhana aşi. Ağaç (bk. âç). Ağaç. Aşı. Aç, tok değil. Yemek, çorba, yiyecek şey.
BAKOZ
Ağaç temellerin küçük parçaları: Misafir odasının bakozları hafif kaldı.
KONUKLUK
Konuk olma durumu, misafirlik.
EĞREK
Dinlenme yeri. Hayvanların toplandığı yer. Hayvanların toplu olarak durdukları su başı. Küçük baş hayvanların gece yattıkları yer, ağıl. Köyün ya da mahallenin meydanlığı. Eğlence yeri. Misafir odası. Akar suların yataklarını meydana getiren girintili çıkıntılı topraklar. Hayvanların yazın öğle sıcağında toplanıp dinlendikleri yer. Sıcak havada hayvanların otlakta serinledikleri, dinlendikleri yer. Otlak, gezinti alanı. Su toplanan yer. Avlağı, sürü hayvanlarının istirahat ettiği yer. Dede Korkut'ta Serek'in kardeşi. Aydın ilinde, İncirliova ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
AĞILLAMAK
Koyun, keçi gibi hayvanları sağmak üzere ağıla koymak. İkram etmek, ağırlamak: Misafiri ağılladık. Ağırlamak, misafir kabul etmek.
KONUKSEVERLİK
Konuksever olma durumu, misafirperverlik.
ATANAK
Çocukların kuş vurdukları sapan. Köy odalarında misafirlerin elbise ve paltolarını asmaları için iki direk arasına yatay uzatılmış ağaç. Ağaç ve ot kökü.
KONUK
Bir yere veya birinin evine kısa bir süre kalmak için gelen kimse, misafir, mihman. Konakçının üzerindeki asalak.
KONUKEVİ
Resmî veya özel kuruluşların kendi görevlilerinin yararlanması için yaptırdığı konut, misafirhane.
CİNLİK
Eski odalarda misafirlerin heybelerini koymak için yapılan dolap.
BURÇUKLAMAK
Misafiri ağırlamak için zahmete katlanmak, ikram etmek.
DÜYEP
Görgü: Senin hiç düyepin yok mu? Misafir karşısında böyle yapma.