SAFİR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "safir" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. safir ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu safir ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde safir olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SAFİR

Mavi renkli, değerli bir korindon türü, gök yakut.

SAFİRE

İnce, güzel ses. Islık.

  -   -   -  

Anlamında SAFİR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SAFİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KONUK

Bir yere veya birinin evine kısa bir süre kalmak için gelen kimse, misafir, mihman. Konakçının üzerindeki asalak.

Yemek. Bulgur pilâvı. Pirinç pilâvı. Bulgurdan yapılan sulu pilâv. Çorba. Nişasta, şeker ve su ile yapılan bir çeşit tatlı. Tarhana. Buğday unundan yapılan erişte: Bugün bizde misafir vardı ona aş kestim. Fırınlanmış mısır kırıklarından yapılan bir çeşit yemek. Zeytin tanesinin mengenede sıkıldıktan sonra kalan posası. Aşı: Dün okullarda aş yapmışlar. Çift sürerken öküzlere sesleniş şekli. Aç: Garnın aş mı ôlum?. Aş, yemek. Eski türkçe aş: Yemek. "Tarhana aşi. Ağaç (bk. âç). Ağaç. Aşı. Aç, tok değil. Yemek, çorba, yiyecek şey.

BURÇUKLAMAK

Misafiri ağırlamak için zahmete katlanmak, ikram etmek.

KONUKSEVER

Konuklarına iyi davranan, onları iyi ağırlayan ve kendisine konuk gelmesinden hoşlanan, misafirperver.

BAŞAM

Ağabey. Bu akşam: Başam misafirimiz gelecek.

EKMEKLEMEK

Ev halkını, misafirleri doyurmak, onlara yemek çıkarmak.

KONUKEVİ

Resmî veya özel kuruluşların kendi görevlilerinin yararlanması için yaptırdığı konut, misafirhane.

CİNLİK

Eski odalarda misafirlerin heybelerini koymak için yapılan dolap.

AĞILLAMAK

Koyun, keçi gibi hayvanları sağmak üzere ağıla koymak. İkram etmek, ağırlamak: Misafiri ağılladık. Ağırlamak, misafir kabul etmek.

KONUKSEVERLİK

Konuksever olma durumu, misafirperverlik.

BURÇULMAK

Misafiri ağırlamak için zahmete katlanmak, ikram etmek.

ATANAK

Çocukların kuş vurdukları sapan. Köy odalarında misafirlerin elbise ve paltolarını asmaları için iki direk arasına yatay uzatılmış ağaç. Ağaç ve ot kökü.

ALKAP

Yakalama, yaka paça etme. Dalavereci, dönek. Misafiri iyi karşılama.

EĞREK

Dinlenme yeri. Hayvanların toplandığı yer. Hayvanların toplu olarak durdukları su başı. Küçük baş hayvanların gece yattıkları yer, ağıl. Köyün ya da mahallenin meydanlığı. Eğlence yeri. Misafir odası. Akar suların yataklarını meydana getiren girintili çıkıntılı topraklar. Hayvanların yazın öğle sıcağında toplanıp dinlendikleri yer. Sıcak havada hayvanların otlakta serinledikleri, dinlendikleri yer. Otlak, gezinti alanı. Su toplanan yer. Avlağı, sürü hayvanlarının istirahat ettiği yer. Dede Korkut'ta Serek'in kardeşi. Aydın ilinde, İncirliova ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

ÇEŞNEVİR

Misafirlere sunulan kuru yemiş.

KONUKLUK

Konuk olma durumu, misafirlik.

DÜĞÜRÇÜ

Misafirleri düğüne davet eden kişi. Düğün alayı. Kız görmeye giden kimse, görücü. Kız istemeye giden kimse, elçi. Dünür, kız istemeye giden grup.

DÜYEP

Görgü: Senin hiç düyepin yok mu? Misafir karşısında böyle yapma.

BAKOZ

Ağaç temellerin küçük parçaları: Misafir odasının bakozları hafif kaldı.

DÖKKÜ

Köylerde ocakların arkasına dökülerek kurutulan hayvan gübresi. Yakmak için ocağa dökülen hayvan gübresi ile karışık saman. Hayvanların altına serilen ot, ağaç dalı. Hayvanlara yedirilmek için toplanan ağaç yaprağı. Misafire yapılan ikram. Rüşvet.