Kelimeler arşivi içinde; başında "pürtük" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. pürtük ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu pürtük ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pürtük olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PÜRTÜKLENMEK
PÜRTÜKLENME
PÜRTÜKLÜ, PÜRTÜKTÜ
PÜRTÜK
PÜRTÜK
Herhangi bir şeyin üzerindeki çıkıntı biçiminde küçük kabarcık.
PÜRTÜKTÜ
Pürüzlü.
PÜRTÜKLÜ
Pürtüğü olan.
PÜRTÜKLENMEK
Herhangi bir şeyin üzerinde pürtükler oluşmak.
PÜRTÜKLENME
Pürtüklenmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde PÜRTÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ERKEKKILAVUZ
Somunlara diş açmakta kullanılan pürtüklü çelik araç. (Aksaray Niğde).
EĞE
Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen uzun, yassı ve eğri kemiklerden her biri, kaburga. Maden, tahta vb.nin pürüzlerini düzeltmek için kullanılan, üzeri pürtüklü, sert, ensiz, çelik araç. Şaşma bildirir ünlem. Büyük kardeş, ağabey. Hey, ulan anlamında seslenme ünlemi: Ege, beni dinle. Kadınların yalnız başlarını yıkamaları. Çakı, bıçak ve benzerleri eşyaların ağızlarını keskinletmek için kullanılan bir araç. Kuka ipliğinden boncuk ve pul ile örülen oya. Motor ve kayık içinde bulunan bölme tahtaları. Kısmet, nasip, pay. Sahip, koruyucu. Kayığın kaburgasını teşkil eden ağaçlardan her biri. Kağnıda kanatları bağlayan tahtalar. (Yenikent Aksaray Niğde). Kayığın iç iskeletini oluşturan ağaçlar. (Gençali Senirkent Isparta). (Eş anlamlısı: kaburga), Çift ve kıvrık bir seri kemik ya da kısmen kıkırdaklı çubuklar olup sırt taraftan omurgaya, karın taraftan bir kısmı göğüs kemiğine hareket edebilecek biçimde eklemli bulunur. Kazanda pişirilmiş kaburga yemeği.
DÖRPÜ
Kalın dişli büyük eğe. Marangozların tahtaları düzeltmekte kullandıkları ele gelen kısmı düzgün ağaç, uç kısmı pürtüklü demirden oluşan araç. (Maraş). Törpü.
KORNİŞON
Kabuğunun üzeri pürtüklü bir tür turşuluk salatalık.
İBİK
Horoz, hindi vb.nin tepesinde bulunan kırmızı deri uzantısı. Köşe, kenar, uç. Bazı kemiklerde bulunan ve kasların tutunmasına yarayan, çizgi durumunda pürtüklü çıkıntı. Emzik.
AYAKÇIKLILAR
Balıklar (Pisces) sınıfının, kemikli balıklar (Teleostei) takımından, solungaç kapakları iyi gelişmiş ve deri ile örtülü, derileri pulsuz ve pürtüklü, göğüs yüzgeçleri sap biçiminde uzayarak ayakçıklara benzeyen, yüzme keseleri kapalı ve karın yüzgeci başın biraz gerisinde, solungaç açıklığı küçük bir delik hâlinde olan bir alt takım. (Pediculati),vardır.
KARTMAĞ
Kavun kabuğundaki pürtükler. Kir tabakası.
KARTMAH
Kavun kabuğundaki pürtükler. Kir tabakası.
TÜMÜR
Bağırsakların iç yüzeylerinde bulunan pürtüklerin adı.
FİŞTİLLENMEK
Kumaş tarazlanmak, pürtüklenmek.
TÖRPÜ
Ağaç, kurşun, kalay vb. yumuşak metallerin kabasını almaya yarayan, dişleri uzun ve aralıklı olan eğe. Bir şeyin yüzündeki pürüzleri gidermek, düzgünleştirmek için kullanılan kısa, ince, pürtüklü eğe.
PÜTÜRLÜ
Pütürü olan, pürüzlü, pürtüklü.
SİĞİL
Deride, özellikle ellerde oluşan zararsız, pürtüklü küçük ur. Odun yarmakta kullanılan ağaç veya demir kama.
GAYPAK
Bir çeşit hamur yemeği. Sözünde durmayan kişi. Düz olmayan, pürtüklü: şu duvar gaypak taşlardan yapılmıştır. Kaygan. Düz olmayan, pürtüklü: şu duvar gaypak taşlardan yapılmıştır. Düz olan şey (için).
KAZIYICI
Duyarkatı kazımakta kullanılan, ağzı keskin ya da pürtüklü araç.
FİŞTİL
Kumaşlarda dokuma hatası, pürtük, taraz.