Sonu PUR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "pur" olan, toplam 39 adet kelime bulunmaktadır. Sonu pur ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında pur olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde pur olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

NARLIHOPUR

9 harfli kelimeler

KARAHOPUR, KARAPAPUR

8 harfli kelimeler

SALAŞPUR, PALASPUR, HAÇANPUR

7 harfli kelimeler

KELEPUR, KEÇEPUR, ALANPUR, HOÇAPUR

6 harfli kelimeler

KUMPUR, HAMPUR, KAMPUR, HUMPUR, HOPPUR, HONPUR, HOMPUR, PAMPUR, GUMPUR, PANPUR, ÇANPUR, COMPUR, PERPUR

5 harfli kelimeler

ZOPUR, PAPUR, TEPUR, TUPUR, ZAPUR, ASPUR, HOPUR, HAPUR, DEPUR, ÇAPUR, BAPUR, VAPUR, TOPUR, LOPUR, ÇOPUR

Bazı kelimelerin anlamları

PUR

Taş. Alçı taşı, alçı. Kireçli, taşlı toprak. Killi taş. Vurulunca çabuk parçalanan yumuşak taş. Nehir yataklarında, kum ve taşların birlikte taşlaşmasından oluşan yumuşak taşlar. Kiremit. Kayalıklarla kaplı uçurum. Kil. 1. Tarıma elverişli olmayan killi toprak. Bitkinin yapraklı yeri. Cevizin yeşil kabuğu. Acı, kekremsi : Hafiğin suları purdur. Ağızdaki kir, pas. Yeşerti, yeşillik. Taşlı, sert toprak. Kireçli, çıplak dağ yamacı. Killi toprak. Saçak.

KARAHOPUR

Ormandan açılan tarla.

KUMPUR

Patates.

HOÇAPUR

Soya fasulyesi ve mısır unlarından yapılan kalın ekmek.

KAMPUR

Yumruk.

PALASPUR

Çalışması beğenilen hizmetçi, işçi ve görevliyi ödüllendirmek için armağan olarak ekilen ya da verilen tarla.

HAMPUR

Aptal, salak.

ALANPUR

Salıncak.

HAÇANPUR

Mısır ve fasulye ile yapılan ekmek.

NARLIHOPUR

Hatay şehrinde, Kırıkhan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

KEÇEPUR

Hallaç yayına balmumu sürülerek yapıştırılmış pamuk.

HOPPUR

Mısır unundan yapılan bir çeşit hamur yemeği.

HUMPUR

Patates.

KARAPAPUR

Tren.

KELEPUR

Ucuz ya da hile ile alınan şey.

SALAŞPUR

Seyrek dokunmuş, astarlık ince bez.

  -   -   -  

Anlamında PUR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

HÖPÜRDETMEK

Bir şey içerken "höpür" diye ses çıkarmak, hopurdatmak.

ÇOPURLAŞMAK

Çopur duruma gelmek.

İSKELE

Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı. Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı. Geminin sol yanı. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.

HÖPÜRDETME

Höpürdetmek işi, hopurdatma.

ÇARKÇI

Kesici aletleri çarkla bileyen kimse, bileyici. Vapurlarda makine bölümünü yöneten kimse.

BİNMEK

Yüksek bir şeyin veya bir hayvanın üstüne çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak. Eklenmek, katılmak. Bisiklet, motosiklet, binek hayvanı kullanmak. Bir şey sıkışarak yanındakinin üstüne çıkmak. Bir yere gitmek için tren, vapur, uçak, otomobil vb. bir taşıtta yer almak. Fiyat artmak.

ÇARKLI

Çarkı olan. Her iki yanda birer çarkı bulunan vapur.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

ATEŞÇİ

Fabrika, vapur, lokomotif vb. ateşle işleyen yerlerde ocaklara kömür atıp ateşin sürekli yanmasını sağlayan kimse.

ÇOPURLAŞTIRMAK

Çopur duruma getirmek.

ALAVERE

Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.

DAVLUMBAZ

Dumanı ve kokuları toplayıp bacaya vermeye yarayan çıkıntı. Yandan çarklı vapurların çarklarını örten yarım daire biçimindeki kapak.

ÇUPRA

Çipura (Cobitis).

KÖMÜRCÜ

Kömür alıp satan veya odun kömürü yapan kimse. Vapurda, fabrikada, kalorifer dairesinde ocağa kömür atan işçi.

ÇARKÇIBAŞI

Vapurlarda birinci çarkçı.

FERİBOT

Arabalı vapur.

ÇATANA

Filika büyüklüğünde, islimle işleyen deniz teknesi, küçük vapur, istimbot.

ÇIMACI

Vapur iskelelerinde çıma uzatan veya tutan işçi.

ARABALI

Arabası olan. Arabalı vapur.