Kelimeler arşivi içinde; sonunda "piç" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. Sonu piç ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında piç olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde piç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KUZUKERPİÇ
AKKERPİÇ, KÖRÇEPİÇ
KERPİÇ, KELPİÇ, SİLPİÇ, TORPİÇ
ÇEPİÇ, KEPİÇ, LEPİÇ, PİPİÇ
EPİÇ
PİÇ
PİÇ
Anası ile babası arasında evlilik bağı olmadan dünyaya gelen çocuk, haramzade, veledizina. Terbiyesiz, arsız çocuk. Kalleş, kurnaz, kötü niyetli kimse. Bir bitkinin çevresinde yeniden beliren sürgün ve filiz. Her şeyin küçüğü, büyüğü ile aynı nitelikte olmayan. Babası belli olmayan çocuk.
TORPİÇ
Daha kuzulamamış koyun.
AKKERPİÇ
Hatay kenti, Kumlu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KELPİÇ
Kerpiç.
LEPİÇ
Islak, ıslanmış.
ÇEPİÇ
Bir yaşındaki keçi yavrusu. Bir yaşındaki erkek keçi. İki yaşında olan keçi. Yayığın içindeki sopa. Bir yaşında keçi. Bir yaşlı erkek keçi. Bir yaşlı erkek keçi; karşılığı çebiç. Altı aylık veya bir yaşındaki erkek keçi ( < DLT. çepiş).
SİLPİÇ
1.Dokununca pis koku çıkaran bir çeşit böcek. 2.Kirli, pis kadın.
KÖRÇEPİÇ
Körebe oyunu.
EPİÇ
Altı yuvarlak, özellikle kendir ipliklerini kaynatmakta kullanılan bir çeşit kazan.
KERPİÇ
Duvar örmekte kullanılmak için kalıplara dökülüp güneşte kurutulmuş saman ve balçık karışımı ilkel tuğla. Bu tuğladan yapılmış.
KEPİÇ
Burnu basık kişi. Dişi kuzu. Kadınlarda cinsiyet organı. Posta. Değirmencinin öğüttüğü tahıldan aldığı pay. El değirmenlerinde taşların arasına konarak bulgurun ince ya da kalın olmasını sağlayan, tabaklanmış deri parçası. Kayseri ili, Felâhiye ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KUZUKERPİÇ
Duvar yapımında kullanılan küçük boyutlu ve dikdörtgen biçimli bir kerpiç fürü. (Yenikent Aksaray Niğde).
PİPİÇ
Düdük.
Bu bölümde tanımı içerisinde PİÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FIRLAMA
Fırlamak işi. Arsız, terbiyesiz çocuk. Piç.
PİÇLİK
Piç olma durumu. Kalleşçe yapılmış olan kötü davranış.
PİÇLEŞME
Piçleşmek işi.
PALAMUT
Uskumrugillerden, ortalama 1-2 kilogram gelen, eti esmer, büyüklüğüne göre "Çingene palamudu, torik, sivri, altıparmak, piçuta" adlarını alan, pulsuz bir balık, sivri (Pelamys sarda). Rulo biçiminde hazırlanmış kopya. Yurdumuzda yetişen meşe türlerinin uzunca, fındığa benzeyen, sert ve pürüzlü, bir yüksük içinde bulunan, tanen bakımından zengin meyvesi, pelit.
VELEDİZİNA
Piç.
BASDARDA
Meşru olmayan çocuk, piç.
BASTARDA
Meşru olmayan çocuk, piç.
BESMELESİZ
Besmele çekmeden. Çocuklar için "piç" anlamında kullanılan bir sövgü sözü.
DUVAR
Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.
KERPİÇÇİ
Kerpiç yapan veya satan kimse.
HARAMZADE
Piç.
ALAF
Alev. Telâş, korku: Ahmet bize bir alaf salıverdi. Hayvanların kışlık yiyeceği, saman, ot, mısır sapı v.b.: Bu yıl alaf bol, sığırlar semiz olur. Suyu çekilmiş, yarı kurumuş buğday veya haşhaş. Hayvan yemi satıcısı. Hayvanlara yedirilen yeşil yaprak ve dallar: Sığırlara biraz alaf topla gel. Taş, kerpiç veya ağaçtan yapılmış hayvan yemliği: Koyunların alafında ot kalmamış. Hayvanların su içtikleri yer, yalak. Süprüntünün yüze gelen iri kısmı, çalı, çırpı: Bahçenin alafını ateşe verdim. Hayvanlara yedirmek için kurutulmuş ot, mısır sapı. Hayvanların yem yediği yer. Hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, yiyeceği (Erzincan Merkez). Arpa, hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, hayvan gübresinin kurusu. Mısır sapı. Hayvan yiyeceği, yal.
KULÜBE
Kerpiç, saman veya ağaçtan yapılmış küçük, basit, ilkel ev. Hayvanlar için yapılmış barınak. Bir yeri beklemekle görevli kimsenin içinde bulunduğu küçük barınak. Alçak gönüllülük göstermek amacıyla "ev" anlamında kullanılan bir söz.
FIR
Fırıl fırıl. Piç, fırlama.
BAŞLAR
Meşru olmayan çocuk, piç. Antalya kenti, İbradı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
BIRAKINTI
Deniz ve kara sularının, kıyılarda bıraktığı birikinti. Piç. Bırakılmış kadın. Hediye, geline gelen hediye. Ekilmeden bırakılan tarla. Doğal suya, örneğin deniz suyuna değen bir metal yüzeyine bitki ve hayvanların birikip çökmeleri. Bırakım işlemi sonucu, örtülen ya da kaplanan yüzey üzerine bırakılan özdek.
ALAKIRIK
Kanun dışı evlilikten doğan çocuk, piç. Açıkgöz, işini bilir.
HIMIŞ
Ağaç çatkıların arasına kerpiç doldurularak yapılmış duvar veya bina.
KERPİÇLEŞME
Kerpiçleşmek işi.
BALADIZ
Ağaç, asma filizi, sürgün, fışkın, piç. Çalılar arasında yetişen, yakacak olarak kullanılan bir bitki. Taze ve olgun incir.