Kelimeler arşivi içinde; başında "pilo" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. pilo ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu pilo ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pilo olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PİLORODUODENİTİS
PİLOROSTENOZİS, PİLOROMİYOTOMİ
PİLOMATRİKSOM
PİLOMATRİKOM, PİLOROPLASTİ
PİLOROSTOMİ, PİLOROSPAZM, PİLOREKTOMİ
PİLOKARPİN, PİLOKİSTİK
PİLORALJİ
PİLOTLUK
PİLORUS, PİLOTAJ
PİLOR, PİLOP, PİLOT, PİLOV, PİLOY
PİLO
PİLO
Pilav. Eşek yavrusu.
PİLOKİSTİK
Kistik yapıda olup içinde kıl veya saç yumağı gösteren, bu nitelikte belirgin.
PİLOROPLASTİ
Pilorustaki bozukluğun ameliyatla düzeltilmesi.
PİLOKARPİN
Güney Amerika'da yetişen Pilocarpus jaborandi ve Pilocarpus microphylus'un yapraklarında elde edilen ve veteriner hekimlikte pekliklerde, rumen tembelliklerinde ve glukom tedavisinde ayrıca, hidrops ve arpalama gibi hastalıklarda birikmiş olan sıvının atılmasında kullanılan, muskarinik etkileri güçlü nikotinik etkileri zayıf kolinerjik bir ilaç.
PİLOREKTOMİ
Pilorusun kesilerek çıkartılması.
PİLOROSPAZM
Pilorus spazmı.
PİLORALJİ
Pilorusun ağrılı spazmı.
PİLORODUODENİTİS
Pilorus ve onikiparmak bağırsak mukozasının yangısı.
PİLORUS
Mide kapısı, mide çıkıtı.
PİLOROMİYOTOMİ
Pilorusun ameliyatla açılması.
PİLOTAJ
Bir hava taşıtını yönetme.
PİLOTLUK
Pilotun görevi.
PİLOROSTOMİ
Karın duvarıyla pilorus arasında geçit oluşturma.
PİLOMATRİKOM
Primitif kıl matriksinden köken alan, sınırları belirgin ve makroskobik olarak trikoepitelyoma benzeyen, köpeklerde ve daha az olarak da kedilerde görülen tümör, pilomatriksom, Malherbe epitelyomu, Malherbe nekrotik ve kalsifiye epitelyom, kalsifiye epitelyom.
PİLOMATRİKSOM
Pilomatrikom.
PİLOROSTENOZİS
Pilorus daralması.
Bu bölümde tanımı içerisinde PİLO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
NOTAM
Havacılar ve pilotlar için yayımlanan bülten.
KAPTAN
Gemi yönetimiyle ilgili en yüksek görevli. Kaptan pilot. Takım oyunlarında takımı temsil eden kimse. Balkanlarda çete savaşı yapan milis gücünde çarpışan kimse, efe. Yolcu otobüsü sürücüsü.
DAMALİNİA
Mallophaga takımında bulunan geçmişte kimi türlerinin Trichodectes cinsi içerisinde olduğu kabul edilen ve D. bovis türü sığırlarda, D. equi ve D. pilosus atlarda, D. hermsi ve D. ovis koyunlarda D. caprae, D. crassipes ve D. limbata keçilerde enfestasyona neden olan bit cinsi.
PAPİLLOMATOZİS
Çok sayıda papilomun oluşması veya bulunması. Dermis papillalarının deri yüzeyi üzerine çıkıntı yapması, Halk dilinde diken, dilbiti.
KARAKUTU
Uçaklarda pilotların konuşmalarını ve kuleden gelen mesajları alıp saklayan araç.
ESKİLEMEK
Propilozmos ya da eski denilen hastalığa tutulmak.
TAYYARECİ
Pilot.
ANTRİTİS
Midenin pilorik ucundaki şişkinliğin, antrumun yangısı. Üst çene kemiği içindeki boşluğun yangısı.
PİLOP
Oyun, düzen : Ne pilop dönderersiniz gene.
UÇMAN
Pilot.
KOKPİT
Pilot kabini.
GASTRİN
Mide suyunun salgılanmasını uyaran ve mideden salgılanan bir peptit hormon. Mide suyunun salgılanmasını uyaran ve mideden salgılanan bir peptit hormonu. Pilor mukozası tarafından salgılanan ve mide bezlerini uyararak mide bezlerinden hidroklorik asit salgılanmasına neden olan hormon.
DEFERROKSAMİN
Streptococcus pilosus' dan demirli şelat hâlinde elde edilen, sonradan demiri uzaklaştırılarak demirle zehirlenmelerde demirin sindirim kanalında çöktürülmesi ve emiliminin engellenmesi amacıyla sistemik antidot olarak kullanılan madde.
ESGİLEMEK
Propilozmos ya da eski denilen hastalığa tutulmak.
UÇUCU
Uçma yeteneği veya özelliği olan. Pilot. Düşük sıcaklıkta hızla buharlaşma özelliği olan.
DEKOMPRESYON
Basıncın herhangi bir biçimde ortadan kalkması. Derin deniz dalgıçlarında ve yükseklere çıkan pilotlarda atmosferik basınçtaki azalmasının normal koşullarda da devam etmesi durumu. Kontrol altına alınamaz ise dekompresyon hastalığı biçimlenir. Yapay olarak bu durumun düzeltilmesine yönelik geliştirilen teknik.
SAFRA
Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek veya inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık. Bazı balık ağlarının alt tarafına takılan, ağın su içinde kalmasını sağlayan ağırlık, balast. Karaciğerin hazmı kolaylaştırmak için onikiparmak bağırsağına salgıladığı yeşilimsi sarı renkli acı sıvı, öd. Sıkıntı, tedirginlik, rahatsızlık veren kimse veya şey. Gemileri ve her boyda deniz aracını dengede tutmak, istenilen su düzeyine kadar batırabilmek için dip bölümlerine konulan ağırlık, balast.