PATI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "patı" olan, toplam 31 adet kelime bulunmaktadır. patı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu patı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde patı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

PATIŞAHYANAĞI

11 harfli kelimeler

PATIRDATMAK, PATIRDAŞMAK, PATIRDANMAK

10 harfli kelimeler

PATIRDAMAH, PATIRTISIZ, PATIRDATMA, PATIRDAMAK, PATIRAŞMAK, PATIRANMAH

9 harfli kelimeler

PATIRAVIK, PATIRDAMA, PATIRTILI, PATILAMAK, PATIRAMAK

8 harfli kelimeler

PATILDAK

7 harfli kelimeler

PATILTİ, PATISGA, PATIRTI, PATIRDI, PATIRGA, PATIRNA

6 harfli kelimeler

PATIKO, PATIĞA, PATIRI, PATIŞA

5 harfli kelimeler

PATIK, PATIÇ, PATIL, PATIR

Bazı kelimelerin anlamları

PATI

Küçük çocuk. Körebe oyunu. Tahta parçası. Eylemlerin sonuna gelen şimdiki zaman eki : Geldimpatı. Şişmanlıktan yalpalayarak yürü-yen.

PATIRTILI

Patırtısı olan.

PATILAMAK

Eskimek, yıpranmak. Yaşlanmak, kocamak.

PATIRAVIK

Konuşması anlaşılmayan, peltek.

PATIRDANMAK

Anlaşılmayacak biçimde konuşmak, kendi kendine söylenmek.

PATIRAMAK

Heyecanlanmak, çırpınmak. Anlaşılmayacak biçimde konuşmak, kendi kendine söylenmek. Yabancı dil konuşmak. Gürültü etmek. Hızlı koşmak.

PATIRDAŞMAK

Gürültü yapmak. Yabancı dille konuşmak. Birbirine sert söz söylemek, çekişmek.

PATIŞAHYANAĞI

Itır çiçeği.

PATIRANMAH

Çırpınmak, öfkelenmek.

PATIRTISIZ

Patırtısı olmayan.

PATIRDAMAK

Patırtılı ses çıkarmak.

PATIRDATMAK

Patırtılı ses çıkartmak.

PATIRDAMA

Patırdamak işi.

PATIRAŞMAK

Gürültü etmek.

PATIRDATMA

Patırdatmak işi.

PATIRDAMAH

Anlaşılmayacak biçimde konuşmak, kendi kendine söylenmek.

  -   -   -  

Anlamında PATI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PATI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CURCUNALI

Gürültülü, patırtılı, şamatalı (yer, ses, hava).

DEĞİŞİM

Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.

FERMUAR

Giysi, çanta vb. yerlerde kullanılan, karşılıklı dişler ve bunların üzerinde yürüyen kapatıcıdan oluşan düzenek, cırcır, carcur.

CİVCİVLİ

Civcivi olan. Gürültülü patırtılı, telaşlı.

CAFCAFLI

Gösterişli, fazla şık, şatafatlı. Karışık, gürültülü patırtılı, tehlikeli.

KALEYDOSKOP

Bir ucu buzlu camla kapatılan, metal veya mukavvadan bir boru içine yerleştirilmiş aynaların aracılığıyla, boru içine konulmuş renkli küçük cisimlerin ve görüntülerin oluşturduğu çeşitli biçimleri gösteren araç, çiçek dürbünü.

BÜZME

Büzmek işi. Ağzı büzülerek kapatılan (kese, torba, çarşaf vb.).

HAPİS

Bir yere kapatıp salıvermeme. Mahpus. Yasalara göre suçu belirlenen bir kimseyi cezaevine koyma cezası. Cezaya çarptırılmış suçluların kapatıldıkları yer, cezaevi, hapishane. Pulları salıvermeme, kapatma esasına dayanan bir tür tavla oyunu.

KAPATILMA

Kapatılmak işi.

ARBEDE

Çatışma, patırtı.

KAVARA

Balı alınmış petek. Gürültü, patırtı. Yel, gaz. Kovanda özellikle kış aylarında arıların yemesi için bırakılan bal.

BAYRAK

Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Simge, sembol. Öncü. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol.

DAĞDAĞA

Gürültü, patırtı, telaş, karmakarışık durum, sıkıntı.

HÜCRE

İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

KAPATILIŞ

Kapatılma işi.

BAĞLI

Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

FANUS

Süslü, ayaklı fener. Genellikle silindir biçiminde olan mum, gaz lambası vb. aydınlatma araçlarının çevresini kapatarak rüzgârdan koruyan cam. Saat, mikroskop vb. araçları tozdan korumak için üzerlerine kapatılan, yarım küre biçiminde cam kap.

DAĞDAĞALI

Gürültülü patırtılı.

FESHEDİLMEK

Kapatılmak, dağıtılmak, faaliyetten men edilmek.

HAPSETMEK

Bir suçluyu hapishaneye koymak. Bir yere kapatıp salıvermemek. Bir kimseyi veya bir şeyi boşu boşuna tutmak, alıkoymak. Engellemek, sınırlamak.