Kelimeler arşivi içinde; başında "oranlı" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. oranlı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu oranlı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde oranlı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ORANLI
Kendinde oran bulunan, nispetli, mütenasip, mütevazin.
ORANLILIK
(Söz sanatı terimi) Bir fikir anlatılırken kullanılacak kelimelerin anlam bakımından birbiriyle ilgili olanlarından seçilerek bir araya getirilmesi hali.
ORANLIK
Biraz, bir miktar, kararınca.
Bu bölümde tanımı içerisinde ORANLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MEVZUN
Biçimli, düzgün, oranlı, uyumlu. Ölçülü.
NİSPETLİ
Oranlı.
MÜTENASİP
Orantılı, oranlı, uygun.
TAP
Eski evlerde tavana yakın açılan küçük pencere. 1.Okul sırası : Tapımda kitap var. Ev tavanlarında direkler üzerine konan tahtalar, silme tahtası. Uygun, oranlı. Leke, ben. Güç, kuvvet. Arka, art : Tapımı takip et. Doğru. Dikkat. Tepe ya da dağ üstündeki düzlükler. Güç: İhtiyarlık tapsıslıktır. Tandıra düşüp kül üstünde pişen ekmek. Arka, geri. Yetişir, kâfi. Doğru, hatasız. Tamamen, büsbütün, hep. Eşit, müsavi. Hemen, derhal.
DAĞILMAK
Toplu durumdayken ayrılıp birbirinden uzaklaşmak. Yavaş yavaş kaybolmak, yok olmak. Karışık duruma gelmek, düzeni bozulmak. Bir topluluğun, kuruluşun varlığı son bulmak, fesholunmak, münfesih olmak. Değer ve birimler belli etkenlerle, oranlı olarak bölünmek. Parçalanarak yayılmak, ufalanmak. Birliği, beraberliği bozulmak.
HIRTI
İnce deri ya da gönden yapılmış çarık. Gereksiz, kalabalık eşya. Tarlaya, yaylaya gidilirken götürülen öteberi, eşya. Küçük kavun, karpuz. Sıskalıktan, cılızlıktan ya da gebelikten dolayı vücudu oranlı olmayan kimse. Davarların tüylerine yapışan diken, pıtrak dikeni. Kâğıt gibi ince: Seni hırtı kulak seni. Boşuna üren köpek.
MÜTEVAZİN
Birbirine uyan, oranlı.
EŞLENİK
Herhangi bir biçimde birbiriyle oranlı bulunan (nokta, çizgi, sayı).
UYGUN
Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.
İMİCİK
Ölçülü, oranlı, ılımlı.
ÇELİ
Mısır sapı: Tarladan bu çelileri toplattırmak lâzımdır. Keçi yavrusu: Çeli küçük iken sevilir. Dalga taşıyıcı ortamın sürücü kaynağa karşı gösterdiği hızla oranlı direni kuvvetinin oranlıluk değişmezi.