Kelimeler arşivi içinde; başında "omuz" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. omuz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu omuz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde omuz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
OMUZLAYABİLMEK
OMUZLAYABİLME
OMUZYASTIĞI, OMUZLAMALIK
OMUZDAŞLIK, OMUZLANMAK
OMUZLAMAK, OMUZLANMA
OMUZLAMA, OMUZLAĞI, OMUZLAĞA, OMUZBAŞI
OMUZDUH, OMUZDAŞ, OMUZLUH, OMUZLUK
OMUZCA, OMUZLU
OMUZ
OMUZ
Boynun iki yanında, kolların gövdeye bağlandığı bölüm.
OMUZDUH
Su ve benzerleri sıvıları taşımakta kullanılan, iki ucundaki zincirli halkaya kova asılan kalın, ağaç sopa.
OMUZDAŞLIK
Omuzdaş olma durumu, ayaktaşlık, tesanüt, hempalık.
OMUZLAMA
Omzuna alma, omzuna vurma. Destek olma.
OMUZDAŞ
Aynı amaçla ve birlikte hareket eden kimse, ayaktaş, hempa.
OMUZLAYABİLMEK
Omuzlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
OMUZLAMALIK
Bir omuzluk yük.
OMUZLAĞI
Bir omuzluk yük.
OMUZLANMAK
Omuzlama işine konu olmak.
OMUZLANMA
Omuzlanmak işi.
OMUZLAĞA
Bir omuzluk yük.
OMUZBAŞI
Ağrı şehri, Diyadin ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
OMUZLUH
Su ve benzerleri sıvıları taşımakta kullanılan, iki ucundaki zincirli halkaya kova asılan kalın, ağaç sopa.
OMUZYASTIĞI
Ceketin, omuz ve kol kısımlarını ütülemekte kullanılan araç. (Aksaray Niğde).
OMUZLAYABİLME
Omuzlayabilmek işi.
OMUZLAMAK
Omzuna almak. Omzuyla dayayıp itmek. Bir iş veya görevi yüklenmek, sorumluluk almak. Alıp götürmek, sırtlayıp kaçırmak, aşırmak. Destek vermek.
Bu bölümde tanımı içerisinde OMUZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYAKTAŞ
Omuzdaş.
CANAVAR
Masallarda sözü geçen yabani, yırtıcı hayvan. Herhangi bir şeye çok düşkün olan. Kurt, domuz vb. cana kıyan yaban hayvanı. Köpek balığı. Acımasız, kötü ruhlu, zalim (kimse). Haşarı, yaramaz çocuk.
ETOL
Genellikle kürkten, gösterişli kumaşlardan veya yün örgüden yapılmış omuz atkısı.
FİŞEKLİK
Üzerine tüfek, tabanca fişekleri geçirilip bele asılan veya omuzdan bele doğru çapraz geçirilen kemer, kargılık. Kütüklük.
GÖCEN
Tavşan yavrusu. Kedi, köpek yavrusu. Domuz yavrusu.
GERDAN
Vücudun omuzlarla baş arasında kalan ön bölümü. Şişmanlarda çenenin altındaki tombulluk. Kesim hayvanlarında boyun.
BEL
İşaret. İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm. Bardak, şişe, vazo vb.nin ortasındaki dar bölüm. Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası. Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı. Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer. Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi. Ses şiddetiyle ilgili birim. Geminin orta bölümü. Meni.
BOYUN
Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım. Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer.
DALYASAN
Sarıkların omuz üzerine dökülen ucu.
ARKADAŞLIK
Arkadaş olma durumu, arkadaşa yakışır davranış, omuzdaşlık, ünsiyet.
HEYBE
At, eşek vb. binek hayvanlarının eyeri üzerine geçirilen veya omuzda taşınan, içine öteberi koymaya yarayan, kilim veya halıdan yapılmış iki gözlü torba. Omza geçirilebilen tek gözlü bir çanta türü.
HINZIR
Domuz. Katı yürekli, kötü düşünen, gaddar. Kurnaz, içten pazarlıklı olan. Genellikle hoşa giden bir davranış veya durum için şaka yollu söylenen bir söz. Yaramaz, haylaz.
HEMPA
Omuzdaş.
BÜST
Vücudun, omuzlarla birlikte göğüsten yukarı bölümü. Heykelcilikte başı, göğsü, bazen de omuzları içine alan sanat ürünü.
JAMBON
Tuzlanıp ise tutularak hazırlanmış domuz budu veya kolu.
ÇİĞİN
Omuz.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
APOLET
Subaylarda rütbeyi göstermek için üniformaların omuzlarına takılan işaretli parça, omuzluk. Giysilerin omuzlarına süs olarak takılan parça.
ATKI
Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.
DAL
Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri. Canlıların bölümlenmesinde, sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan birlik, şube. Çıplak, yalın. Arka, sırt. Bir bilim alanının içinde yer alan ana bilim dalında alt alanı. Branş. Boyun, ense. Kol. Omuz.