Kelimeler arşivi içinde; sonunda "olanak" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu olanak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında olanak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde olanak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
OLANAK
İmkân.
DOLANAK
Dönemeç, viraj.
Bu bölümde tanımı içerisinde OLANAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PENÇE
Yırtıcı hayvanların ön ayaklarının parmaklarıyla tırnakları. El. Ayakkabının tabanındaki kösele. Etkisinden kurtulmak olanaksız, etkisi çok olan güç.
GAZEL
Divan edebiyatında 5-10 beyit arasında değişen, ilk beytinin dizeleri birbiriyle, sonraki beyitlerinin ikinci dizeleri birinci beyitle uyaklı, genel olarak lirik konularda yazılan nazım biçimi. Klasik Türk müziğinde belli bir kurala bağlı olmadan bir kişi tarafından sazlardan birinin eşliğinde söylenen, söyleyenin ses gücünü göstermesine de olanak veren müzik eseri. Sonbaharda kuruyup dökülen ağaç yaprağı.
GAYRİMÜMKÜN
Olanaksız.
ÇEVREGÖRÜ
Bir kentin ya da kasabanın, belli başlı özelliklerinin ilk bakışta algılanmasına ve kavranmasına olanak veren kısa gözlemi.
KABİL
Olanaklı.
AŞIRINÜFUSLANMA
Bir bölge ya da ülkenin, doğal kaynaklarını ve bu kaynakları işleyip değerlendirme olanaklarını aşacak denli kalabalıklaşması.
OLANAKSIZLAŞMAK
Olanaksız duruma gelmek, imkânsızlaşmak.
ANSITMA
Bir görüşmede belli soruların olanaklı yanıt seçeneklerinin görüşmeci tarafından yüksek sesle okunması.
MANTIK
Doğru düşünme sanatı ve bilimi. Düşüncenin ve düşüncenin varlık biçimlerinin, ögelerinin, türlerinin, olanaklarının, yasalarının ve düşünce bağlamlarının bilimi, lojik. Doğru düşünmenin yolu ve yöntemi.
OLANAKSIZLIK
Olanaksız olma durumu, imkânsızlık.
OLGUCULUK
Araştırmalarını olgulara, deneylere, gerçeklere dayayan, fizikötesi açıklamaları kuramsal olarak olanaksız ve yararsız gören Auguste Comte'un açtığı felsefe çığırı, pozitivizm. Bu çığırın gerçekçilik akımını doğuran edebî eserlerde uygulanmış biçimi.
DÜŞKENT
Geçmiş yüzyıllar içinde, kentlerin düzenli ve tasarlı bir biçimde gelişmesine önem vermiş ve bu yolda çalışmış kimselerin, ekonomik olanaklarının elverişliliğini, yerleşim yerlerinin özgül koşullarını, halkın eğilimlerini hesaba katmaksızın, her yerleşim yeri için değişmez bir biçimde önerdikleri tasar türünün doğuracağı varsayılan kent.
MUHAL
Olamaz, olmaz, olmayacak, olması, gerçekleşmesi olanaksız.
ARABİRİM
İki dizge ya da altdizge arasında öngörülen ilişki ya da iletişimi sağlama amacıyla tasarlanmış herhangi bir bağdaştırıcı birim ya da olanak.
OLAMAZ
Olmasını önleyecek derecede güçlü engelleri bulunan, olanaksız, gayrimümkün. Hayret, şaşırma bildirmek için kullanılan bir söz.
CİMNASTİK
İnsanın beden ve ruh yeteneklerini geliştirmek amacıyla biyolojik olanaklar içinde uygulanan yöntemli, ölçülü ve düzenli vücut alıştırmaları.
ALTTUTMANLIK
Bir tutmanın bir taşınmaz mal üzerindeki halklarından bir bölümünü ya da hepsini bir başkasına aktarmasını olanaklı kılan tutmanlık sözleşmesi türü.
AKTARILIR
Alıp verilmesi olanaklı, aktarımı yapılabilir.
CEP
Genellikle bir şey koymaya yarayan, giysinin belli bir yeri açılarak içine yerleştirilen astardan yapılmış parça. Trafiği kolaylaştırmak, araçların durabilmesine olanak sağlamak için yaya kaldırımları veya şehirler arası yolların kenarlarında bulunan taşıt yanaşma yeri. Otomobil yarışlarında arabalarının yarışa başladıkları nokta. Cep telefonu. Savaş alanının bir yerinde düşmanın geriletilmesiyle ortaya çıkan taktik durum, çökertme.
OLANAKSIZLAŞMA
Olanaksızlaşmak işi, imkânsızlaşma.