Kelimeler arşivi içinde; sonunda "oklav" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu oklav ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında oklav olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde oklav olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
OKLAV
Oklava.
OTOKLAV
Vida ve cıvatalarla tutturulmuş basit bir kapağı olan, iç basınca dayanıklı kap. Laboratuvar işlerinde ve ameliyatlarda yararlanılan her türlü araç ve gereci mikropsuzlaştırmak için kullanılan basınçlı buhar kazanı. Sterilizasyon için kullanılan, sıcaklık ve basınca dayalı sıkı kapaklı çelik alet. Sterilizasyon için kullanılan, basıncı ve/veya sıcaklığı ayarlanabilen yüksek basınç ve sıcaklığa dayanıklı alet. Çoğunlukla 1 atmosfer basınç altında 121 ºC sıcaklık elde edilerek buharla laboratuvar ve hastane nesnelerinin sterilizasyonunu sağlayan alet.
Bu bölümde tanımı içerisinde OKLAV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AŞKI
Oklava.
KEŞGEN
Dokuma aygıtındaki gücünün geçtiği tarak. İnce yufka açmaya yarayan oklava.
ATTIRGEÇ
Çocukların kuş vurdukları sapan. Sac üstünde pişen yufkayı çevirmeye yanyan yassı, tahta aygıt. Yalancı. Oklava. (Yassıhöyük Acıpayam Denizli).
MERDİ
Oklava. Mertlik, erlik. Cesaret, yüreklilik. İnsanlık.
DANDİN
Hoppa, şımarık, nazlı, yaramaz. Üzerinde yufka sarılı olan oklavaların konulduğu kertikli ağaç.
DOLANGER
Oklavaya sararak yuvarlatılmış yufkayı, tepsiye iç içe halkalar şeklinde döşedikten sonra pişirilen börek. Yufkanın içine ceviz koyup, tepsinin içine çörekleme dizerek yapılan bir çeşit tatlı.
EYİLİK
Gelinin çeyizi arasına konulan oklava torbası.
MERDENE
Merdane. Yufka açmakta kullanılan ağaç araç, oklava. (Kırçiçeği Susuz Kars). Kaba yufka açmakta kullanılan orta kısmı kalın, uçları ince oklava. (Erzurum).
OFLAĞI
Oklava.
OHLA
Oklava.
AHLO
Oklava.
GINDIRA
Tahterevalli ya da tahterevalliye benzeyen bir oyun aracı. Tahılın içinde biten ve tohumu ürüne karışan bir çeşit ot. Dikenli bir çeşit ot. Saz. Kurutulduktan sonra pamuk gibi kabarıp dağılan hasır otunun öz kısmının, ucundaki şişkin kısım. Hamur oklavası. Kemah.
İFLOO
Oklava.
AÇGI
Anahtar. Kalem açacağı. Demircilerin, baltanın deliğini açıp, genişletmek için kullandıkları aygıt. Oklava ile açılmış hamur, yufka. Kilim, halı gibi yaygı, sergi.
DOLANGAÇ
Oklavaya sararak yuvarlatılmış yufkayı, tepsiye iç içe halkalar şeklinde döşedikten sonra pişirilen börek. Dönemeç, viraj. Helezon.
AÇKU
Anahtar. Oklava ile açılmış hamur, yufka. Açacak, parlatacak şey; cila.
YUFKA
Oklava ile açılan ince, yuvarlak hamur yaprağı. Sacda pişen bir ekmek türü. Zayıf, ince, dayanıksız.
KEŞKEN
İnce yufka açmaya yarayan oklava. Dokuma aygıtında gücü denilen iplik tarağının çubukları. Dokuma tezgâhında ipleri açmağa yarayan yuvarlak çubuklar. (Senir Sincanlı Afyonkarahisar).
MERZE
Hamur açmak için kullanılan oklava, merdane. Renkli kadın başörtüsü. Hamam havlusu. Bağ, bahçe, bostan kulübesi. Köfteye konulan, hoş kokulu, ince uzun yapraklı bir çeşit bitki. Köy dışındaki ev, tarla ve benzerleri varlık. Oklava. Renkli örtü. (Emirdağ Afyonkarahisar).
MERDANE
Erkeğe yakışan. (me'rda:ne) Mertçe. Kalın oklava. Türlü işlerde kullanılan, silindir biçiminde araç.