Kelimeler arşivi içinde; sonunda "obje" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu obje ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında obje olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde obje olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
OBJE
Nesne.
Bu bölümde tanımı içerisinde OBJE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
NESNELCİLİK
Öznenin değil nesnenin gerçekliğine dayanan bilgileri arayan akıl yolu, objektivizm.
ZUMLAMAK
Bir nesnenin görüntüsünü büyütmek için objektifin odak uzaklığını değiştirmek, zum yapmak. Bir konunun belirli bir noktasına yoğunlaşmak.
ZEKA
İnsanın düşünme, akıl yürütme, objektif gerçekleri algılama, yargılama ve sonuç çıkarma yeteneklerinin tamamı, anlak, dirayet, zeyreklik, feraset. Olayları bağımsız olarak düşünebilme, yeni durumlara başarıyla uyabilme, eylem ve tutumları belli bir düşünce ya da erek çevresinde toplayabilme yeteneği. Algılama, belleme, çağrışım yapma, imgeleme, yargıda bulunma, usavurma, soyutlama, genelleme gibi ruhsal işlevlerin tümüne verilen ad. (Not: Fr., İng. intelligence karşılığı Ruhbilim Terimleri Sözlüğii'nde anlak terimi önerilmiştir.).
YASAMA
Yasa koyma, yasa yapma, teşri. Genel, soyut, objektif ve sürekli nitelikte kurallar koyma.
NESNEL
Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı. Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, objektif. Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif.
STEREOTROPİZM
Sarılıcı bitkilerin destek etrafında bükülmeleri gibi, katı bir obje ile temasa bağlı olarak bitkilerdeki büyüme hareketi.
OKÜLER
Optik aletlerinde objektiften aldığı ışınları göze veren mercek sistemi.
NESNELLİK
Nesnel olma veya nesnelerin gerçeğine dayanma durumu, afakilik, objektiflik, objektivite.
MAGNİFİKASYON
Obje görüntüsünün, film üzerinde gerçek büyüklüğünden daha büyük olarak oluşumu sonucu oluşan biçim bozukluğu.
NEBELUNGKEDİSİ
Amerika'dan köken alan, en belirgin özellikleri geniş boyutlu yassı ve düz baş yapısı ve dolgun tüyleri olan, tüyleri çift kat olmasından dolayı vücut hatları pek belli olmayan, tüyleri orta uzunlukta, parlak ve tek renk tonlarında olup Amerika'da grinin açık tonları, İngiltere'de maviye dönen renklerde, atılan objeleri yakalayıp getirmekten çok hoşlanan, sevecen, hareketli ve oldukça zeki yapıda, yarı uzun tüylü kedi ırkı.
UMBRA
Film üzerindeki görüntüde, objeyi sınırlayan alan.
NESNELCİ
Nesnelcilik yanlısı olan, objektivist.
PENUMBRA
Objenin kenarlarından teğet olarak geçen ışınların, radyografik görüntünün çevresinde oluşturduğu ve radyografik kaliteyi bozan açık ve dumanımsı renkte gölge.
DÜRBÜN
Uzaktaki cisimlerin görüntülerini büyütmeye veya yaklaştırmaya yarayan, objektif ve oküler adlı iki mercekten oluşan optik alet, bakaç. Gözetleme deliği.
NESNE
Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. Öznenin dışında kalan her konu, obje. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç.
MUNCHKİNKEDİSİ
Amerika'dan köken alan, doğal yaşamda kendiliğinden yetişmiş evcil bir kedi ırkı olan, Amerikan kısa tüylülere benzeyen, kısa bacakları olması rağmen herhangi bir omurga problemi olmayan ve oldukça hızlı koşabilen, tüyleri kısa ve tüm renklerde olabilen, zarif vücutlarına rağmen korkusuz, cesur, hareketli ve meraklı yapıda, iyi huylu, sosyal ve eğlenceli, kolay eğitilebilen ve öğretildiği takdirde atılan objeleri istekle getirebilen, kısa tüylü kedi ırkı.
PERİFİTON
Su içerisindeki objelere tutunan canlılar.
SUBJEKTİF
Öznel, objektif karşıtı.
POZ
Resim ve fotoğrafta duruş. Fotoğrafta objektifin açık kaldığı süre. Fotoğraf makinesinde kullanılan filmde her bir kare. Kurum, çalım.