Sonu NECE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "nece" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu nece ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında nece olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde nece olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

ÇİNGENECE

7 harfli kelimeler

ÖLENECE

6 harfli kelimeler

GÖNECE, GUNECE, GÜNECE, İYNECE, SİNECE

5 harfli kelimeler

İNECE

4 harfli kelimeler

NECE

Bazı kelimelerin anlamları

NECE

Hangi dilde, hangi dilden?.

GUNECE

Güne kadar.

İNECE

Giresun şehri, Bulancak ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kırklareli şehri, İnece nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ÇİNGENECE

Çingenelerin kullandığı dil.

SİNECE

Hileci, düzenci. Sinsi.

İYNECE

Giresun şehrinde, Tirebolu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

GÖNECE

Güneşli yer.

ÖLENECE

Ölünceye değin.

GÜNECE

...güne kadar. Bursa ili, Yenişehir ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Giresun ilinde, Yağlıdere ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kilis kenti, Elbeyli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Sivas ili, Karayün nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Şanlıurfa ili, Halfeti belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

  -   -   -  

Anlamında NECE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NECE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BONO

Belirli bir sürenin sonunda, belirli bir paranın, belirli bir kimseye ödeneceğini belirten senet, emre muharrer senet.

FAÇUNA

Halatın örselenecek yerine tel veya sicimle yapılmış olan sargı.

AZALTMAK

Az denecek bir miktara indirmek. Eskisinden az bir duruma getirmek. Etkisini yitirmesine sebep olmak, hafifletmek.

FORMÜL

Genel bir olguyu, bir kuralı veya ilkeyi açıklayan simgeler takımı. Bir veya birçok niceliğe bağlı bulunan bir niceliğin hesaplanmasına yarayan matematiksel anlatım. Çıkar yol, tutulan yol, yöntem. Kalıplaşmış, basmakalıp anlatım. Bir ilacın hazırlanmasında bir sonucun elde edilmesinde izlenecek işlemlerin çeşitli sayılar ve semboller kullanılarak ifade edildiği özgün kavram. Birleşik bir cismin birleşimine giren maddeleri ve bunların o birleşik maddedeki oranlarını gösteren kısaltma takımı. Bir belgenin yazılacağı biçimi ve ona özgü olan deyimi gösteren örnek.

ETİKET

Bir malın tür, miktar, fiyat vb. nitelikleri veya kitap, defter vb. şeylerin kime ait olduğunu belirtmek için üzerlerine konulan küçük kâğıt. Kimlik. Toplum içindeki davranışlarda izlenecek yol.

DİLENDİRMEK

Dilenecek duruma getirmek. Dilencilik yaptırmak.

BASKICI

İşlenecek kumaşlar üzerine kalıplara resim basan kimse. Kısıtlayan. Matbaacılıkta baskı işlerini yapan kimse.

DÖNER

Dönmekte olan, dönen, dönecek biçimde düzenlenen. Bir eksene geçirilmiş etlerin döndürülerek pişirilmesiyle yapılmış olan kebap, döner kebap.

ESHAM

Paylar, hisseler. Borç alınan bir paranın belirli zamanda ödeneceğini gösteren senetler.

DOLDURULMAK

Dolu bir duruma getirilmek. Biri, başkası için kötü düşünecek bir duruma getirilmek.

DEM

Hazırlanan çayın renk ve koku bakımından istenilen durumu. Kan. Koku. Zaman, çağ. İçki. Pişirilen yemeklerin yenecek kıvamda olması. Soluk, nefes.

AZALMAK

Az denecek bir miktara inmek. Etkisini yitirmek, hafiflemek. Eskisinden az bir duruma gelmek.

DİŞİ

Yumurta oluşturan veya yavru doğuran (birey). Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden girintili olan. Yumuşak, kolay işlenen (maden). Kadın. Şuh, işveli, çekici. Verimli, doğurgan. Erkeği tarafından döllenecek biçimde oluşmuş (hayvan veya bitki).

DOLDURMAK

Dolmasını sağlamak, dolu duruma getirmek. Ses, koku yayılıp kaplamak. Belirli bir süreyi kaplamak, almak. Bildirge, çizelge, fiş vb. basılı kâğıtların boş yerlerini tamamlamak. Araç deposunu akaryakıtla tamamen dolu duruma getirmek. Yaşını, yılını bitirmek. Ateşli silahların içine mermi sürmek. Birini, başkası için kötü düşünecek bir duruma getirmek. Canlılık kazandırmak.

ETLİ

İçinde et bulunan. Dolgun, kalın. Eti çok olan. Yenecek kısmı çok olan (meyve).

HAM

Yenecek kadar olgun olmayan (meyve), olmamış. Gerçekleşme kolaylığı ya da imkânı olmayan. İşlenmemiş (madde). İdmansız. Kaba, toplum kurallarını bilmeyen, incelmemiş.

ÇÖPÇATAN

Evlenmelerde aracılık eden kimse. Kimin kiminle evleneceğini önceden kararlaştırıp gerçekleştirdiğine inanılan manevi güç.

HALLETMEK

Güç görünen bir olay veya duruma çözüm yolu bulmak. Cinsel ilişki kurmak. Bir cismi bir sıvı içinde eritmek. Bir yemeği yenecek duruma getirmek. Çözmek. Yoluna koymak, olumlu sonuca bağlamak.

ADAMSIZ

Adam olmadan. Güvenecek kimsesi olmayan, dayanağı bulunmayan, arkasız. Erkeksiz, kocasız.

ÇİĞNEMLİK

Ağızda çiğnenecek miktarda olan, çiğnem.