NEB ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "neb" olan, toplam 33 adet kelime bulunmaktadır. neb ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu neb ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde neb olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

NEBELUNGKEDİSİ

11 harfli kelimeler

NEBÜLİZATÖR

10 harfli kelimeler

NEBAHATTİN

8 harfli kelimeler

NEBİŞEYH, NEBİOĞLU, NEBİHOCA

7 harfli kelimeler

NEBAHAT, NEBÜLÖZ, NEBÜLİN, NEBLEKİ, NEBİLER, NEBİKÖY, NEBALIM, NEBATAT, NEBENYA, NEBEDİR

6 harfli kelimeler

NEBEVİ, NEBULA, NEBLEM, NEBİYE, NEBATİ, NEBBAŞ, NEBİLE, NEBİHE

5 harfli kelimeler

NEBİL, NEBEN, NEBİH, NEBRİ, NEBAT, NEBET

Bazı kelimelerin anlamları

NEB

Net enerji büyüme. Negatif enerji dengesi.

NEBİKÖY

Muğla ili, Yatağan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Tokat ilinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

NEBİOĞLU

Ankara şehrinde, Beydili bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Ardahan şehri, Hasköy bucağına bağlı bir bölge. Karabük şehri, Ovacuma bucağına bağlı bir bölge. Zonguldak şehrinde, Perşembe bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

NEBAHAT

Şan, şeref, onur.

NEBÜLÖZ

Bulutsu.

NEBÜLİN

İskelet kasında aktin filâmentlerini Z diskine bağlayan, 700000 molekül ağırlığında, aktin filâmenti uzunluğunda, aktin monomerlerinin polimerleşmesini düzenleyen, elâstik olmayan bir protein.

NEBATAT

Bitkiler. Bitki bilimi.

NEBAHATTİN

Dinin şanı ve şerefi.

NEBİHOCA

Kocaeli ilinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

NEBLEKİ

Yemek tabağı.

NEBENYA

Bilmem ki, ne bileyim.

NEBELUNGKEDİSİ

Amerika'dan köken alan, en belirgin özellikleri geniş boyutlu yassı ve düz baş yapısı ve dolgun tüyleri olan, tüyleri çift kat olmasından dolayı vücut hatları pek belli olmayan, tüyleri orta uzunlukta, parlak ve tek renk tonlarında olup Amerika'da grinin açık tonları, İngiltere'de maviye dönen renklerde, atılan objeleri yakalayıp getirmekten çok hoşlanan, sevecen, hareketli ve oldukça zeki yapıda, yarı uzun tüylü kedi ırkı.

NEBİLER

Antalya kenti, Gebiz nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Antalya şehrinde, Kızılcadağ nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Çanakkale ilinde, Bayramiç belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. İzmir ilinde, Dikili ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Muğla ilinde, Kavaklıdere ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

NEBİŞEYH

Tokat kenti, Reşadiye ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

NEBÜLİZATÖR

İlaç çözeltisinin kaba aerasol hâline getirilerek solunumla alınmasını sağlayan aygıt.

NEBALIM

Ne yapalım.

  -   -   -  

Anlamında NEB bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NEB geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GENSORU

Türkiye Büyük Millet Meclisinde başbakana veya bakanlardan birine, milletvekilleri tarafından açılan ve sonunda soruşturma yapılması istenebilen soru, istizah.

DİL

Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.

AKIŞKAN

Akış özellikleri gözlenebilen (sıvı veya gaz), seyyal.

BABAYİĞİT

Yürekli kimse. Güçlü kuvvetli (kimse). Bir girişimde kendine güvenebilecek durumda olan kimse.

ÇENEBAZLIK

Çenebaz olma durumu.

BASKÜL

Ağırlıkları tartmaya yarayan alet, kantar. İki kolu sıra ile kalkıp inebilen, ortasından veya uçlarından birine az çok yakın değişmez bir noktaya dayanan kaldıraç.

GÖBELEK

Rengi siyah beyaz veya bej beyaz olan, kurutulabilen, yenebilen bir tür şapkalı mantar.

BİTKİSEL

Bitki ile ilgili, bitki cinsinden olan. Bitkiden elde edilen, nebati.

EVRİLİR

Konu ile yüklemin birbirinin yerine geçmesiyle doğruluğu bozulmayan (önerme): "Her insan güler" evrilir bir önerme sayılır çünkü "her gülen insandır" yargısı yanlış olmaz. Alıcıda kullanılıp kimyasal işlemden geçtikten sonra doğrudan doğruya pozitife dönebilen (film).

EK

Bir şeyin eksiğini tamamlamak için ona katılan parça. Bir gazete veya derginin günlük yayımından ayrı ve ücretsiz olarak verdiği parça, ilave. Sonradan katılan, yapılan, dikilen, yapıştırılan parçanın belli olan yeri. İki borunun birbirine birleştirildiği yer. Kelime türetmek veya kelimenin görevini belirtmek için kullanılan, başa, sona veya kelimenin içine eklenebilen, bağımlı dil bilgisi ögeleri, lahika. Eklenmiş, katılmış.

BÖLÜNEBİLME

Bölünebilmek işi. Kalansız bölünür olma durumu.

BELİTLENEBİLİRLİK

Belitlenebilen kuram.

DAVRANIŞ

Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

BURGU

Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici alet. Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir alet, tirbuşon.

BULUTSU

Uzayda gaz ve toz bulutu, nebülöz.

ÇENELİ

Çenesi olan. Çenebaz.

AYÇİÇEĞİ

Birleşikgillerden, sarı renkli çiçeği çok iri olan, yurdumuzda çok yetiştirilen bir bitki, günçiçeği, günebakan, gündöndü, günâşık (Helianthus annuus). Bu bitkinin yağ çıkarılan ve çerez olarak da yenilen tohumu.

BAĞ

Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

BİTKİ

Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

FIRILDAK

Rüzgârla dönen, çember biçiminde çocuk oyuncağı. Havalandırmak amacıyla oda veya mutfak pencerelerine takılan kanatlı araç. Ocak veya soba borusunun iyi çekmesini sağlamak için tepesine takılan ve rüzgârın gittiği yöne dönebilecek biçimde yapılmış olan şapka. Düşüncesini sürekli değiştiren, sözünden dönen (kimse). Dolap, düzen, hile.