Sonu MUZA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "muza" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu muza ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında muza olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde muza olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

MUZA

Çocuk. Soysuzlaşmış, yozlaşmış hayvan. Erkek eşek. Küçük eşek. Tarlalarda sebze dikmek için ayrılan küçük bölüm, evlek. Kısa boylu, cüce, bücür.

MÜVELLİDÜLHUMUZA

Oksijen.

  -   -   -  

Anlamında MUZA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MUZA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KALKARYUS

Mahmuzlu, mahmuza benzeyen.

ARDINMAK

Abanmak, yaslanmak, dayanmak, yüklenmek. Palto, pelerin, çuval, heybe gibi şeyleri sırta, omuza almak. Darılmak, küsmek. Yüklenmek, yükü sırta almak.

KARADEDE

Muzaffer Karadede. Bilecik şehrinde, Pazaryeri belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Gaziantep ilinde, ŞehitKâmil belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

MIZEFER

Muzaffer.

MUZSU

Muzu andıran, muza benzeyen, muz gibi.

MUZAFFERANE

Muzafferce.

KISU

Sıkıntı, eziyet, tazyık, muzayaka. Daracık yer.

MUZAFFERCE

Üstün bir biçimde, zafer kazanmışa yaraşır biçimde, muzafferane.

ASACAK

Su taşınacak kablara takılarak omuza alınan, demirden veya ağaçtan yapılmış sırık.

KÜMPMEK

Birdenbire düşüp kalmak: Domuza bir taş vurdum kümpüverdi.

KORAKOR

Göğüs göğüse, omuz omuza, başa baş.

HEMENÇE

Omuza asılan yün, bez ya da deriden yapılmış azık çantası. Çoban çantası; omuzdan asılan çanta.

MELPOMENE

Ezgi söyleyenler için kullanılan terim. Ezgi söyleyen anlamına gelir. Tragedya türünün Muza'sı.

ARDLAMAK

Palto, pelerin, çuval, heybe gibi şeyleri sırta, omuza almak. Kovuşturmak, takip etmek. Tekrar etmek: Artık bu işi aralama.

ABAMAK

Çirkin bir kızı veya kötü bir malı kandırma yoliyle birine yamamak. Bir şeyi birisine zorla vermek. Yüklemek: Suçu benim üzerime abadılar. İftira etmek. Menetmek, alıkoymak: Bu adamı işinden abadım. Muhalefet etmek, dayatmak. Giyilecek bir şeyi omuza atmak.

HABE

Boş. Mide. Heybe. Kırmızı renkli, iki gözlü, omuza atılarak kullanılan yün torba, heybe. (Argo) Karagöz ustalarının ekmek için kullandıkları sözcük. Karagöz ustalarının "ekmek" e verdikleri ad.

MUZARİ

Sâmi dillerde henüz başlamamış veya başlayıp da tamamlanmamış eylemleri anlatan zaman şekli. Bak, Ağır erkeli muzari, Hafif erkeli muzari, Üstünlü, Ötrülü ve Cezimli muzari.

UTKULU

Muzaffer.

HEMENCE

Omuza asılan yün, bez ya da deriden yapılmış azık çantası. Acilen, çabucak. Derhal, hemencecik.

OKSİJEN

Atom numarası 8, atom ağırlığı 16 olan, hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada beşte bir oranında bulunan bir gaz, müvellidülhumuza (simgesi O).