Kelimeler arşivi içinde; sonunda "muri" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu muri ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında muri olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde muri olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MURİ
Polen ya da yumurta gibi herhangi bir yapı üzerindeki süsleri birbirinden ayıran çıkıntılı yapı.
Bu bölümde tanımı içerisinde MURİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
OMURGA
Sırt boyunca uzanarak vücuda destek sağlayan, kemikten, kıkırdaktan veya her ikisinden oluşan, içinde omuriliği barındıran kemik yapı. Gemi kaburgasının aşağı taraftan bağlı bulunduğu boy ekseni doğrultusunda boydan boya geçen ana yapı ögesi. Bir şeyin varlığı ile ilgili en önemli bölümü, temel, belkemiği, esas.
MÜNHAL
Boş olan, açık bulunan (memuriyet vb.), boş, açık. Erir, eriyebilen, çözülen.
MANSIP
Makam, yüksek dereceli memuriyet.
SOĞANCIK
Yalın kat yaprakla sarılı, besin bakımından zengin küçük soğan. Beyinle omurilik arasında kalan son bölge. Sarımsak dişi.
AMİYELENSEFALİ
Omuriliğin ve beynin doğuştan yokluğu.
DİYASTOMİYELİ
Omurilik'te doğuştan uzunluğuna yarık bulunuşu.
ENDOMENİKS
Beynin ve omuriliğin iç zarı.
MEMURLUK
Memur olma durumu, memuriyet.
AKİLİK
Omurilik. Beyaz düğme.
AMİYELİK
Omuriliği bulunmayan.
MURDARİLİK
Omurilik.
BROMETALİN
Hayvanlarda oksidatif-fosforilasyon kenetini kırarak etkiyen, beyin ve omurilikte ödeme neden olan ve fare zehri olarak kullanılan dinitroanilin yapıda bir bileşik.
ADAÇAYI
Yapısında eterli uçucu yağlar, tanenler, triterpenoitler, flavonlar ve östrojenler içeren ve halk arasında kramplar, omurilik rahatsızlıkları, bademcik, boğaz, diş, yutak ve ağız boşluğu enfeksiyonları ve ülserlerinde kullanılan bir bitki.
ANAKONDA
Boğagillerden, tropikal Güney Amerika'da yaşayan, 8-10 metre uzunluğunda, avını sararak ve sıkarak öldüren bir tür yılan (Eunectes murinus).
DİSRAFİ
Embriyonel gelişim esnasında nöral tüpün üst kısmının kapanmasındaki kusur veya yetersizlik nedeniyle orta hat üzerinde, birleşmesi gereken kafatası, beyin, omurilik ve omurga gibi yapıların, arada yarık bırakarak birleşmemesiyle belirgin, doğuştan ve kalıtsal özellikte yapılış bozuklukları, disrafik durumlar, disrafizm.
HİDROSEFALİ
Beyin omurilik sıvısının çoğalmasıyla, beyin karıncıklarının büyümesine yol açan, bazen de kafatasının büyümesine sebep olan hastalık.
EKSİTOTOKSİTİTE
Serebrovasküler hastalıklara veya beyin veya omurilik yaralanmalarına bağlı serebral veya spinal iskemi ve serebral iskemiye bağlı inme sırasında iskemik bölgedeki sinir uçlarından aşırı miktarda aspartat salıverilmesi sonucu, N-metil- D- aspartat (NMDA) almaçlarının aşırı uyarılmasıyla almaçlara bağlı iyon kanallarından nöronların içine aşırı miktarda Ca++ girmesi sonucu oluşan nöronlardaki nekroz.
AMİYELİ
Omuriliğin doğuştan yokluğu.
DİPLOMİYELİ
Omuriliğin doğuştan çift oluşu veya uzunluğuna seyreden yarık nedeniyle çiftmiş gibi iki parçalı oluşu.
BOS
Boy: Boslarını dorguldurlardı. (Boy) pos - boy bos: boy pos. Beyin omurilik sıvısı.