Kelimeler arşivi içinde; sonunda "muhtaç" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu muhtaç ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında muhtaç olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde muhtaç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MUHTAÇ
MUHTAÇ
Bir şeye gereksinim duyan. Yoksul, fakir (kimse). Bakmaya mecbur olduğu aile bireylerini veya kendisini geçindirmeye yetecek geliri, malı, kazancı bulunmayan.
Bu bölümde tanımı içerisinde MUHTAÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİZEMSEK
Âciz, düşkün, muhtaç-.
ELEBAHINÇH
Kötürüm; yatalak: yardıma muhtaç.
CİLİS
Bütün, hep. Sonuna kadar anlamında kullanılır. Yalnız, tek. Hiç, asla. Yardıma muhtaç. Tüm, bütün, katkısız. Tamamen.
MIHTAC
Muhtaç.
MÖHDAC
Muhtaç.
KADINEVİ
Yoksul, mağdur veya başka bir özelliği dolayısıyla muhtaç durumda kalan kadınların geçici olarak barındıkları yer.
EHTAÇ
Gereksinli, muhtaç: Gonşu gonşuya her vakit ehtaçtır.
SIĞINMAEVİ
Korunmaya muhtaç kişilerin barındırıldıkları yer.
YURT
Bir halkın üzerinde yaşadığı, kültürünü oluşturduğu toprak parçası, vatan. Diyar. Yörüklerin yazın veya kışın oturdukları yer. Bir şeyin ilk veya çok yetiştirildiği yer, vatan. Memleket. Sahip olunan arazi, emlak. Göçebe Türklerin oturduğu çadır. Öğrencilerin kaldığı, barındığı yer. Bakıma ve barınmaya muhtaç bir grup insanın oturduğu, yetiştirildiği veya bakıldığı kurum.
GÖRÜNCÜLÜ
Bakıma muhtaç kişi.
EHDACH
Muhtaç; karşılığı möhdaş.
HAYIRSEVER
Yoksullara, düşkünlere, yardıma muhtaç olanlara iyilik ve yardım etmesini seven, iyiliksever, yardımsever, hayırperver. Halkın yararı için okul, çeşme, hastane vb. yaptıran.
DOZDOZ
Kibirli, gururlu kişi. Muhtaç durumda olduğu halde kabadayılık yapan kişi. Kiraz kurdu.
KISARLAMAK
Azarlamak. Zor duruma düşürmek, korkutmak. Toplamak, bağlamak, kımıldamayacak duruma sokmak. Yakalamak. Muztar bırakmak, muftakır bırakmak, muhtaç etmek. Kıstırmak.
ESİRGENCİ
Esirgenmeye, korunmaya muhtaç, lâyık, merhamete şayan, esirgenen. Esirgeyici, koruyucu, acıyan.
GEREKSEMEK
Bir şeyi kendisi için gerek saymak, ihtiyaç duymak, muhtaç olmak.
EKSİKLİ
Kendisine bir şey gerekli olan, muhtaç. Kadın.
KIZGI
Güneş sıcaklığı, ısı : Ekinler kızgıya muhtaç. Ucu ateşte kızdırılarak ağaç delmekte kullanılan biz. Can sıkıntısı. Öfke.
DUŞGUN
Ele muhtaç, çok fakir; fakir.
BAKINAK
Geviş getiren hayvanların körelmiş tırnakları. Geviş getiren hayvanların tırnaklarının arası. Geviş getiren hayvanların tırnakları. Bakıma muhtaç kişi.