MİNİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "mini" olan, toplam 29 adet kelime bulunmaktadır. mini ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu mini ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mini olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

MİNİBİLGİSAYAR

13 harfli kelimeler

MİNİAKIMÖLÇER, MİNİIŞIMÖLÇER

12 harfli kelimeler

MİNİBÜSÇÜLÜK

11 harfli kelimeler

MİNİLGÖZLER, MİNİSPORİDA, MİNİÖLÇEKLİ

10 harfli kelimeler

MİNİGÖZLER, MİNİTARTAÇ, MİNİLDALGA

9 harfli kelimeler

MİNİMETRE, MİNİÖLÇER, MİNİBÜSÇÜ, MİNİLİFLİ, MİNİLFİLM, MİNİLEMEK

8 harfli kelimeler

MİNİMİNİ, MİNİYERT

7 harfli kelimeler

MİNİMAL, MİNİMEÇ, MİNİGÖZ, MİNİMUM, MİNİMUS, MİNİBÜS, MİNİCİK, MİNİYET, MİNİZOM

5 harfli kelimeler

MİNİK

Bazı kelimelerin anlamları

MİNİ

Çok küçük ya da kısa.

MİNİTARTAÇ

Çok küçük ağırlıkları tartmakta kullanılan bir aygıt.

MİNİGÖZLER

Küçük nesneleri binlerce kez büyüterek gösteren aygıt.

MİNİLDALGA

Dalga uzunluğu 03 cm ile 1 mm (1 GHz - 300 Ghz) arasında yer alan yani çok kısa radyo dalgalarından kızılaltı bölgesine değin yaklaşan, televizyonda özellikle telsiz bağlantısında kullanılan elektromıknatıs ışıma.

MİNİAKIMÖLÇER

Çok cılız elektrik akımlarını ölçmede kullanılan aygıt.

MİNİÖLÇER

Küçük uzunlukları ölçmede kullanılan, adımının yüzde birimi okumaya elverişli sarmal yolu olan ölçme aygıtı.

MİNİBİLGİSAYAR

Elektronik teknikbiliminde görülen hızlı gelişmenin ürünleriyle bilgisayar dizge yapısı bakımından donanım-yazılım İşbirliğinde yeni yaklaşımların bir arada kullanıldığı, bu özellikleriyle, küçük ya da büyük geleneksel bilgisayarlardan, bilgi işlem gücüne göre donanımın ucuzlaması ve oylumun küçülmesi bakımından ayrılan bir bilgisayar türü. Mini sözcüğünün ilk bakışta düşündürdüğü "küçük" bilgisayar çağrışımına karşın, özellikle ana bellek ve dış bellek sığası bakımından bir minibilgisayar geleneksel ortaboy bilgisayar sınıfına yakışan donanım birimleri için düşünülen bellek sığalarıyla donatılmış olabilir.

MİNİIŞIMÖLÇER

Çok cılız erkeli ısıl ışınımlara duyarlı, kuvvetli bir mıknatıssal alan içinde bulunan bizmut gümüş ısılçifti ile onlara ardışık bağlı miniakımölcerden oluşan aygıt.

MİNİLİFLİ

Gitar temizliğinde kullanılan, çok küçük boyutta ince polyester ve poliyamit karışımı iplikçiklerden üretilen ve bu sayede başka temizleyici kimyasala ihtiyaç bırakmaksızın tozu ve kiri içine hapseden, yüksek emiş gücüne sahip yumuşak malzeme.

MİNİLFİLM

Çeşitli belgelerin sinema filmi üzerine alınması işi. (Her resim çerçevesine bir belge alınır, sonra camdan bir görüntülüğe her resim büyütülmüş olarak teker teker yansıtılır ve incelenir). Bu yolda alınmış film, resim.

MİNİLGÖZLER

Mercek dizgeleri aracılığıyla küçük nesnelerin görüntüsünü büyütüp göze yansıtan aygıt.

MİNİBÜSÇÜLÜK

Minibüs işletme işi.

MİNİMETRE

Silindir biçimindeki nesnelerin iç çaplarını denetlemekte kullanılan ölçü aleti.

MİNİSPORİDA

Microspora şubesinde, Microsporea sınıfında bulunan parazitik protozoa takımı.

MİNİÖLÇEKLİ

Çok küçük, yalnız minigözlerle görülüp ölçülebilen (özdek).

MİNİBÜSÇÜ

Minibüsü olan, minibüs alıp satan veya işleten kimse.

  -   -   -  

Anlamında MİNİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MİNİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALAYLI

Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.

AÇILAMA

Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması.

ASGARİ

En az, en aşağı, en düşük, en alt, minimal, minimum. Minimum.

ALABORA

Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.

AVARA

Üzerinde döndüğü ve kendisini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan mekanizma. Bir geminin başka bir gemiden veya kıyıdan açılması. Kıyıya dayanılarak sandalın açılması için kürekçilere verilen komut.

AMBAR

Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.

ANAYASA

Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

APIŞTIRMAK

Hayvanı çok yorarak yürüyecek güç bırakmamak. Çifte demir atarak döndükçe geminin bir alan içinde kalmasını sağlamak.

ARMA

Bir devletin, bir hanedanın veya bir şehrin simgesi olarak kabul edilmiş resim, harf veya şekil, ongun (II). Geminin yürümesine hizmet eden direk, seren, ip, halat ve yelken takımı.

ARGÜMAN

Kanıt. Tez, iddia, sav. Bir çıkış kümesinin değişkeni. Bir denklem, bir eşitsizlik veya bir gök cisminin hareketine ait herhangi bir elemanın bağlı bulunduğu belli bir değer. Bir cetvelde diğer bir sayıyı bulmak için yararlanılan sayı.

ASKAT

Herhangi bir ölçü biriminin bölündüğü eşit parçalardan her biri.

ALVEOL

Torba biçiminde küçük boşluk veya genişlemiş kısım. Akciğerde bronşçukların bittiği bölümde oksijen karbondioksit taşınmasını sağlayan minik kese biçimindeki boşlukların son ucu.

APAZLAMA

Apazlamak işi, avuçlama. Pupa ile orsa arasında geminin omurgasına 45 derece açı ile esen (rüzgâr). (a'pazlama) Böyle esen bir rüzgârla.

ATMOSFER

Yeri veya herhangi bir gök cismini saran gaz tabakası, gaz yuvarı. Hava yuvarı. Basınç birimi olarak kullanılan, 15 °C'de deniz yüzeyinde, 76 santimetre uzunluğunda ve tabanı 1 santimetrekare olan cıva sütununun ağırlığı (1 kilogram 33 gram). İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava.

ANÜS

Sindirim sisteminin sonunda bulunan ve dışkının atılmasına yarayan çıkış deliği, makat, şerç, büzük, göt, sofra.

ARMADOR

Geminin direk, seren, yelken, ip vb. donanımını düzenleyen usta.

ABANİ

Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.

APİKO

Geminin, zinciri toplayıp demirini kaldırmaya hazır olması. Derli toplu, süslü, şık. Hazır, tetik.

AĞIRLAMAK

Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.