Kelimeler arşivi içinde; başında "merme" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. merme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu merme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde merme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MERMERLEŞTİRMEK
MERMERLEŞTİRME
MERMERLEŞMEK
MERMERCİLİK, MERMERLEŞME
MERMERİMSİ, MERMERŞAHİ
MERMERDEK, MERMERLİK
MERMERCİ, MERMERLİ, MERMERSİ
MERMEN, MERMER
MERME
MERME
Burun aynası.
MERMERLİ
Mermeri olan. Antalya'da plajı ve restaurantları ile ünlü olan turistik bir bölge.
MERMERLİK
Mermerle döşeli yer. Mermer çıkarılan yer.
MERMERŞAHİ
Tülbent ile patiska arasında ince bir tür pamuklu kumaş.
MERMERCİ
Mermer çıkaran, işleyen, satan, mermer vb. taşlardan yapılarda ıslak zemin işleri, mutfak döşemesi, eviye veya mezar taşları yapan kimse.
MERMERLEŞME
Genellikle başkalaşma etkisiyle, kireç taşlarının yeniden billurlaşma sonucu mermere dönüşmesi.
MERMERLEŞTİRMEK
Mermer durumuna getirmek.
MERMERİMSİ
Mermersi.
MERMER
Bileşiminde % 75'ten çok kalsiyum karbonat bulunan, genellikle beyaz, renkli ve damarlısı da olan, cilalanabilen, billurlaşmış kireç taşı. Beyaz ve ince bir tür bez. Bu taştan yapılmış.
MERMEN
Büyük su testisi. Küçük su testisi. Küçük yağ küpü. Demircilerin kullandığı kaynak taşı.
MERMERSİ
Mermeri andıran, mermere benzeyen, mermer gibi, mermerimsi.
MERMERLEŞMEK
Mermer durumuna dönüşmek.
MERMERDEK
Yabanördeği türünden bir kuş.
MERMERCİLİK
Cilalı yüzeyler elde etmek için sert taşları işleme sanayisi. Mermer işleme sanatı.
MERMERLEŞTİRME
Mermerleştirmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde MERME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKEMİ
İki elemanlı mermer yapıştırıcısı.
SÜPÜRGELİK
Süpürge yapmaya elverişli olan çalı, bitki vb. Yapıların içinde, duvarların döşemeyle birleştiği yerde tabandan 10-15 santimetre yüksek, dışarıya çıkıntılı ağaç, mermer veya mozaik kuşak.
LAHİT
Duvarları taş ya da tuğladan, üstü taş bir kapakla örtülü mezar. Taş veya mermerden oyma mezar.
DAMAR
Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal. Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi. İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı. Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ. Huy. Soy, yaradılış.
DÖŞEMEK
Bir tabanı, tahta, karo, mermer vb. yapı gereçleriyle kaplamak. Boru, kablo vb. yerleştirmek, çekmek. Bir ev veya dairenin oturulabilir duruma gelmesi için gerekli eşyayı oraya yerleştirmek. Kumaş, halı vb.ni bir yeri iyice örtecek biçimde sermek.
AKROLİT
(Heykel) Eski Yunan'da vücut kısmı yıldızlanmış tahtadan; baş, el ve ayakları mermerden yapılmış heykellere verilen ad.
ALABAL
Diyarbakır ilinde, Mermer bucağına bağlı bir yer. Elâzığ ili, Çan bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
TRİPOLİ
Ufalandığında toz, madenî eşya, taş, mermer, cam vb.ni temizlemeye ve parlatmaya yarayan silisli kaya.
KİREÇ
Mermer, tebeşir, kireç taşı, alçı taşı gibi birçok taşın özünü oluşturan kalsiyum oksit, (CaO). Kalsiyum hidroksit, Ca(OH).
MOZAİK
Türlü renklerde, küçük küp biçiminde mermer, taş veya pişmiş toprak parçalarının yan yana getirilmesiyle yapılmış olan resim ve bezeme işi. Bu sıvayla yapılmış olan (döşeme, merdiven vb.). İnce kum, çimento ve küçük mermer parçalarından oluşan karışımla döşeme sıvası. Değişik dillere ve kültürlere sahip insan topluluğu. Tatlı bisküvi parçalarıyla yapılmış olan kakaolu pasta. Bu iş için kullanılan mermer parçaları.
KURNA
Hamam ve banyolarda musluk altında bulunan, içinde su biriktirilen, yuvarlak, mermer, taş veya plastik tekne.
AĞAÇLIDERE
Diyarbakır şehrinde, Mermer nahiyesine bağlı bir yer.
SOMAKİ
Kızıl veya yeşil renkte, damarlı ve çok sert bir porfir türü mermer. Bu mermerden yapılmış.
NATO
"Söz dinlemez, söz anlamaz, taş gibi kafa" anlamlarındaki nato kafa, nato mermer deyiminde geçen bir söz.
ALCIK
Kuyu çıkrığını çevirmeye yarıyan kol. Diyarbakır ilinde, Mermer bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
PONZA
Bazı yüzeylerin temizlenmesinde, mermerlerin parlatılmasında, ovma işlerinde kullanılan, çok gözenekli, çok hafif kaya, sünger taşı, ponza taşı.
SANDUKA
Mezarın üzerine yerleştirilmiş, tabut büyüklüğünde tahta veya mermer sandık.
HAVUZ
Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton benzeri şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genel olarak üstü açık yer. Bir amaç güdülerek farklı kaynaklardan gelen paranın ilgililere daha sonra paylaştırılmak üzere toplandığı belirli bir yer. Büyük gemilerin onarılmak için çekildikleri yer. Kum, asit vb. konulan çukur yer.
BREŞ
Doğal çimento ile lavlı, kavkılı, kabuklu, kemikli kırıntıların kaynaşmasıyla oluşmuş kütle. Bir yapay mermer türü.
YUMURTA
Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Er bezi. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Tavuk yumurtası. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.