Sonu MECAZ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mecaz" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mecaz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında mecaz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mecaz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

MECAZ

Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz. Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

  -   -   -  

Anlamında MECAZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MECAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

NUSUBET

Yıkım (mecaz).

MECAZEN

Mecaz yoluyla, mecaz olarak.

TAŞDÖVEN

1.Dayanıklı (mecaz). 2.İşbilir, becerikli, güçlü. Ayakta olan yara. İş bilen, becerikli, kuvvetli kimse.

OSCAR

ABD'deki Sinema Sanat ve Bilimleri Akademisi'nin her yıl sinema alanındaki en başarılı çalışmalar için verdiği altından heykelcik. (Mecaz olarak) Herhangi bir alandaki en başarılı çalışmaya verilen ödül.

ANTIZLAMAK

Hayvan çifte, tekme atmak. Nankörlük etmek, sözünden dönmek (mecazen).

GÖĞERMEK

Bitki büyüyerek yeşermek, yeşillenmek. Vurma ya da çarpma sonunda vücudun herhangi bir yeri morarmak, çürümek. Vücudun herhangi bir yeri soğuk etkisiyle morarmak, kızarmak. Küflenmek: Ekmekler göğermiş. Kalaysız bakır kaplar oksitlenmek: Bakır karavana göğermiş, kalaylatalım. Çok acıkmak (mecazen: Açlıktan göğnüm göğerdi. Sabahleyin ortalık aydınlanmaya başlamak, şafak sökmek. İyi yıkanmayan çamaşırın rengi değişmek, morarmak: çamaşır göğerdi. Çocuk yetiştirmek, büyütmek: Seni göğermiye! (ilenç olarak kullanılır). Morarmak, yeşermek, mavileşmek, bitki yapraklanmak.

ILKIMAK

Süt sağmak: Haydin ılkıya gidelim. Akmak (mecazi anlamda): Yarimi görünce gönlüm ılkıyor. Serap görünmek.

HUPİYA

Mısır koçanını örten yeşil yapraklar. Kâğıt para (mecazi anlamda).

KÜPECİK

Küçük küp, çömlek, kazan. Küçük testi. Küçükler, gençler (mecazen). Kulplu, küçük küp. İçine domates salçası konulan kulplu seramik kap. (Çaltı Bilecik). Küçük küp. (Gürün Sivas). Kavanoz, ufak küp. Samsun ili, Lâdik belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Sivas ili, Hafik ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

GİDERGELMEZ

Duman. Ölüm (mecazi anlamda).

NEZÜKLÜK

İncelik (mecaz).

METAFOR

Mecaz.

PIRTMAK

Burkulmak, ezilmek, incinmek. Yerinden çıkmak, sapmak, kaymak : Parmağım pırttı. Tutulan bir şey elden kaçmak, kurtulmak, elden kaymak. Kaçmak. Bozmak, ortalığı karıştırmak (mecaz). Bağlı birşey çözülüp kaçmak (canlı ve cansızlar için). Darılarak kaçışmak, çekingen davranmak : Pırtıp duruyor. İşten kaçmak, sözünde durmamak. Kaymak: Direk pırtih. Fırlamak. Küsmek, darılmak. Kurtulmak, çıkmak, kaçmak.

MECAZİ

Mecazla ilgili, mecaz niteliğinde olan.