Kelimeler arşivi içinde; sonunda "may" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. Sonu may ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında may olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde may olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GENELKURMAY
YARIMAY, VERİMAY, KIZIMAY, GÜLÜMAY, ERDEMAY
EKİMAY, KURMAY
HAMAY, SAMAY, SİMAY, SOMAY, TAMAY, TUMAY, TÜMAY
OMAY, UMAY, EMAY
MAY
MAY
Yağ, tereyağ. Yoğurt. Askerlikte hedef, boy hedefi. İnek kovalama ünlemi.
YARIMAY
Atın alnındaki, yarım ay biçiminde ak leke.
KURMAY
Harp akademilerine girerek eğitimlerini başarıyla bitirmiş subay, erkânıharp. Kurmaylık yetkisi ve niteliği olan (subay).
GENELKURMAY
Yurdun savunmasıyla ilgili bütün şart ve olayları göz önünde tutarak barışta ordunun eğitim ve donatımını, savaşta yüksek yönetimini düzenleyen makam, erkânıharbiyeiumumiye.
TUMAY
Sessiz, sakin.
SİMAY
Gümmüş gibi parlak güzel.
ERDEMAY
Erdemli güzel.
TÜMAY
Dolunay.
VERİMAY
Eylül.
HAMAY
Muska, nazarlık. Sofa.
GÜLÜMAY
"Gül kadar güzel olan sevdiğim" anlamında kullanılan bir isim".
SOMAY
Ay gibi kusursuz, eksiksiz olan kimse.
TAMAY
Ayın bütün durumu, dolunay.
EKİMAY
Mayıs ayı.
KIZIMAY
"Kızım ay gibi parlak ve güzeldir" anlamında kullanılan bir isim".
SAMAY
Şakak, kulaktozu.
Bu bölümde tanımı içerisinde MAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
ADAKSIZ
Adağı olmayan, adak adamamış olan. Nişanlı olmayan.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
ACIMASIZ
Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
ADALETSİZ
Adalete aykırı düşen (şey). Adaleti olmayan (kimse).
AFAKİ
Gereksiz, önemsiz (söz). Bir kaynağa dayanmayan, hayalî.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AGLÜTİNİN
Serumda meydana gelen ve pıhtılaşmaya sebep olan antikor.
ADİ
Değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan. Bayağı. Aşağılık, alçak.
ACISIZ
Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
AÇILIŞ
Açılma işi. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması, küşat.
ABAZAN
Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ABAJURSUZ
Abajuru olmayan.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
ADAMSIZ
Adam olmadan. Güvenecek kimsesi olmayan, dayanağı bulunmayan, arkasız. Erkeksiz, kocasız.