Kelimeler arşivi içinde; başında "manda" olan, toplam 28 adet kelime bulunmaktadır. manda ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu manda ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde manda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MANDALLANMAK
MANDARİNLİK, MANDALLAMAK, MANDALLANMA
MANDACILIK, MANDAERİĞİ, MANDALLAMA
MANDALSIZ, MANDADİLİ, MANDALLIK, MANDAGÖZÜ, MANDAPOST, MANDALİNA
MANDATER, MANDALLI, MANDALAK, MANDARİN, MANDAGÖZ
MANDACI, MANDANA, MANDALA
MANDAN, MANDAM, MANDAR, MANDAL, MANDAK, MANDAZ
MANDA
MANDA
Geviş getirenlerden, derisinin rengi siyaha yakın, uzun seyrek kıllı bir hayvan, su sığırı, camız, kömüş (Buffelus). Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra bazı az gelişmiş ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Birleşmiş Milletler Cemiyeti adına yönetmek için bazı büyük devletlere verilen vekillik.
MANDALLI
Üzerinde mandal bulunan. Mandalla kapatılmış olan (kapı, pencere). Mandalla ipe tutturulmuş.
MANDARİNLİK
Mandarin olma durumu. Mandarinin görevi ya da makamı.
MANDALLANMAK
Mandallama işi yapılmak, mandalla tutturulmak.
MANDALLANMA
Mandallanmak işi.
MANDATER
Mandacı.
MANDALLAMA
Mandallamak işi.
MANDAERİĞİ
İri, mor renkli, içi sarı, güzel kokulu ve yumuşak bir çeşit erik.
MANDALSIZ
Üzerinde mandal bulunmayan. Mandalla ipe tutturulmamış. Mandalla kapatılmamış olan (kapı, pencere).
MANDALLAMAK
Kapı, pencere kanadını mandalla tutturmak. Telsizlerde konuşmaları anlaşılmaz duruma getirmek için sürekli olarak düğmelere basmak. Çamaşırı mandalla tutturmak.
MANDACILIK
Mandacı yanlısı tutum.
MANDALLIK
Eğik yerlerde set set yapılan tarla, teras.
MANDADİLİ
Bir çeşit kaktüs, kaynanadili.
MANDAGÖZÜ
Nikel yirmi kuruş.
MANDAPOST
Posta havalesi.
MANDALİNA
Turunçgillerden, ılıman iklimlerde yetişen ve portakala çok benzeyen bir ağaç (Citrus nobilis). Bu ağacın turuncu renkli, tatlı, kokulu, lezzetli meyvesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde MANDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BURGU
Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici alet. Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir alet, tirbuşon.
DEVİMSEL
Devinim durumunda olan, hareki. Devinimi yalnızca fizik kanunlarına bağlı olmayan, aynı zamanda etkin bir gücü, bir amacı da içeren, dinamik.
BİTMEK
Tükenmek. Bitki, tüy, saç vb. şeyler çıkıp yetişmek. Güçsüz kalmak, çok zayıflamak. Çok sevmek, bayılmak, beğenmek. Beklenmedik zamanda ortaya çıkmak. Çok yorulmak. Sona ermek.
DECCAL
Yalancı, fesat, dedikoducu (kimse). Dinî inanışlara göre kıyamete yakın bir zamanda ortaya çıkacak olan yalancı ve kötü yaradılışlı kimse.
ÇEKİLME
Çekilmek işi. Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı. Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması. Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat. Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa.
ÇIKAGELMEK
Beklenmedik bir zamanda gelmek.
BAYRI
Çok eski zamanda var olmuş veya eskiden beri var olan, kadim.
BİRAHANE
Genellikle bira içilen, aynı zamanda çabuk hazırlanan bazı sıcak veya soğuk yemeklerin de yenildiği yer.
BAKICI
Bakma işiyle görevlendirilen kimse. Bir şeyi satın almayı düşünmeden yalnızca bakarak ilgilenen kimse. Falcı. Yabancı ülkede bir aile yanında kalarak eğitimini sürdüren ve aynı zamanda o evin çocuklarına bakan kimse. Genellikle çocuk, yaşlı ve hastalara bakma işiyle görevli kimse. Yeme içme, barınma ve eğitim karşılığında bakıcılık görevi yapan kimse.
BÜYÜKBAŞ
Sığır, manda vb. kasaplık hayvanlara verilen genel ad.
BULUŞMAK
Bir araya gelmek. Kavuşmak. Önceden belirlenmiş bir yer ve zamanda bir araya gelmek. Karşılaşmak.
BAŞKOMUTANLIK
Başkomutan olma durumu, başkumandanlık, serdarlık. Başkomutanın makamı, başkumandanlık. Başkomutanın yaptığı iş, başkumandanlık, serdarlık.
AYDINLIKÖLÇER
Birim zamanda bir yüzeyin birim alanına düşen ışık enerjisini ölçmekte kullanılan aygıt, lüksmetre.
CAMIZ
Manda (I).
BÖĞÜRMEK
Öküz, manda, deve bağırmak. İnsan, anlaşılmaz bir biçimde yüksek sesle bağırmak.
BAŞKOMUTAN
Savaşta bir devletin bütün kara, deniz ve hava kuvvetlerini yöneten büyük komutan, başkumandan, serdar.
ÇABUK
Hızlı, müstacel, yavaş karşıtı. Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı. "Acele et, oyalanma" anlamlarında bir seslenme sözü.
BİYOKÜTLE
Belirli zamanda sınırları belirli bir biyotopta bulunan canlı organizmaların toplam kütlesi.
ÇÖZÜLME
Çözülmek işi. Savaşta, gerideki savunma hattına çekilmek isteyen birliğin düşmandan sıyrılması. Bir sesin boğumlanmasından sonra organların eski duruma geçmesi. Kişilik, karakter vb. bir bütünde birliğin bozulması durumu.
BU
Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.