Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mahsus" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mahsus ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında mahsus olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mahsus olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MAHSUS
MAHSUS
Özgü. Şakadan. Özel. Özellikle. Biri veya bir şey için ayrılmış, münhasır. Belli, ortada, aşikâr. Duyulan, anlaşılan, hissedilen. Bilerek, isteyerek, kasten.
Bu bölümde tanımı içerisinde MAHSUS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AHIRVAN
Tabakhanede deri temizlemeye mahsus çukur.
BULAVUT
Özel, bir kereye mahsus.
ÖZGÜ
Birine, bir şeye ait olan, öze, has, mahsus. Belli bir kimsede, şeyde veya türde bulunan, öze, has, mahsus. Aynı cinsten başka hiçbir türde veya bireyde rastlanılmayan, öze, has, mahsus.
ANKASLEK
Bilerek, mahsus.
BADARNA
Toprak sulamaya mahsus cetvel, büyük evlek.
AHIRVEN
Tabakhanede deri temizlemeye mahsus çukur.
SAHN
Avlu. Cami, medrese ve kiliselerde umumun toplanmasına mahsus üstü kubbeli, örtülü yer.
ÖZELLİKLE
Özel olarak, her şeyden önce, başta, hele, bilhassa, hassaten, hususuyla, bahusus, mahsus, mahsusen.
ŞAKADAN
Şaka olarak, şaka diye, şakacıktan, mahsus.
CAGGIL
Omuzda iki kap su taşımak için uçlarına çengel takılmış sırık. Omuzluk; çiğindirik; iki ucundaki çengellere kova ve benzerleri asarak taşımaya mahsus alet.
BUZAĞILIK
Dağda, taşların arasında biten, çayıra benzeyen bir ot. Yakın çayırlık, otlak. Buzağı koymaya mahsus yer. Döl yatağı. Balıkesir şehri, Susurluk belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
BASALIK
Çukurova çevresine mahsus ılık ve rutubetli bir sis. Bunaltıcı, sıkıcı.
ABUNLUK
Her çiftçinin tarlası kenarında ayırdığı gübreli, arpa ekmeğe mahsus yer.
ANKASTAN
Yalandan, şakacıktan, mahsustan.
MÜNHASIR
Bir kimse veya bir şey için ayrılmış, mahsus. Sınırlanmış, sınırlı.
ANIŞ
Ölen annesinin adını taşıyan çocuğa hitap: Gel buraya anışım. Kovandan peteği kesip almağa mahsus bıçak. Hatırlanan şey.
AKIPRIK
Su içmeye mahsus kalaylı ibrik.
ÖZGÜLÜK
Özgü olma durumu, mahsusluk.
ÖZELLİK
Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.
BUGÜNLİCEK
Bugünciğeze mahsus olarak.