Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kısıt" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kısıt ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kısıt olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kısıt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KISIT
KISIT
Kişinin yurttaşlık haklarını kullanma yetkisinin yargı kuruluşları tarafından kaldırılması. Bunama, mahkûm olma vb. nedenlerden dolayı kanunun, bir kimsenin malını, parasını istediği gibi kullanmasına ve harcamasına engel olması, kısıtlılık, kısıtlama, hacir.
Bu bölümde tanımı içerisinde KISIT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASKICI
İşlenecek kumaşlar üzerine kalıplara resim basan kimse. Kısıtlayan. Matbaacılıkta baskı işlerini yapan kimse.
BİLAKAYDUŞART
Kayıtsız ve şartsız olarak, herhangi bir kısıtlama olmaksızın.
YAKALAMA
Yakalamak işi. Sanığın yargıç kararı olmaksızın hürriyetinin kısıtlanmasını doğuran koruma önlemi.
ULUSÖTESİ
Baskın ulusal kimliği olmayan, belirli devletlerin politikalarıyla kontrol edilemeyen, kurallarla kısıtlanamayan.
KISITLANMAK
Kısıtlama işi yapılmak.
HACİR
Kısıt.
ÖZGÜRLÜK
Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbestî. Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, hürriyet.
BASKISIZ
Hak ve özgürlükleri kısıtlanmamış. Terbiyesiz, ahlaksız. Disiplinsiz.
MAHCUR
Kısıtlı.
KISITLILIK
Kısıtlı olma durumu. Kısıt.
ÖZGÜR
Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, şarta bağlı olmayan, serbest, hür. Başkasının kölesi olmayan, hür. Tutuklu olmayan, hür. Siyasi bir güç tarafından denetlenmeyen, engellenmeyen. Yönetim bakımından yabancı bir gücün etkisi altında bulunmayan, başka bir yönetime bağlı olmayan, bağımsız, hür (ulus, ülke). Kendi kendine hareket etme, davranma, karar verme gücü olan, muhtar.
LİMİTSİZ
Sınırsız, herhangi bir kısıtlama olmaksızın.
TAKYİT
Bağlı kılma, kısıtlama, kayıtlama.
KISITLI
Kısıtlanmış, kısıt altına alınmış, mahcur. Sınırlı.
KISITLAMAK
Önceden verilmiş olan hak ve hürriyetlerin sınırlarını daraltmak, tahdit etmek. Sınırlamak, daraltmak. Birini yasal yoldan mallarını kullanmaktan yoksun bırakmak, kısıt altına almak, hacir altına almak.
KISITLAMA
Kısıtlamak işi. Kısıt.
EGEMEN
Yönetimini hiçbir kısıtlama veya denetime bağlı olmaksızın sürdüren, bağımlı olmayan, hükümran, hâkim. Sözünü geçiren, üstünlük kazanan.
TUTUKLAMAK
Kanun yoluyla hürriyeti kısıtlayarak bir yere kapatmak, tevkif etmek.
DEFLASYON
Para kısıtlaması.
BASKI
Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.