Kelimeler arşivi içinde; başında "koğu" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. koğu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu koğu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde koğu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KOĞUŞTURMA
KOĞUŞTURU, KOĞULAMAK, KOĞURNIAK, KOĞUŞKENT
KOĞUKTAŞ, KOĞULTAK, KOĞUŞTAK, KOĞURSAK, KOĞUŞMAK
KOĞUNCU, KOĞURSU
KOĞUCU, KOĞUSA
KOĞUŞ, KOĞUR, KOĞUK, KOĞUT, KOĞUZ
KOĞU
KOĞU
Çekiştirme, yerme, kötüleme, dedikodu. Bol, gevşek : Bu çorap koğu örülmüş.
KOĞULAMAK
Arkadan çekiştirmek, dedikodu etmek. Dedikodu etmek.
KOĞUNCU
Takipçi, kovalayıcı.
KOĞURNIAK
Sarhoş nara atmak.
KOĞUCU
Dedikoducu, söz getirip götüren, arkadan çekiştiren. Askerlikte izleme kolu. Dedikoducu.
KOĞURSU
Yanan kıl ya da yün kokusu. Yanan yün kokusu.
KOĞUKTAŞ
Muş ilinde, Hasköy belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KOĞUŞMAK
Koşmak. İnek boğaya gelmek.
KOĞUŞTAK
Aralık : Akşam kapı koğuştak kalmış, üşümüşüm.
KOĞUSA
Öksürük.
KOĞURSAK
Kısır inek.
KOĞULTAK
Delik deşik yer.
KOĞUŞKENT
İnsanların, çalışmak için bir başka yerleşim yerine gidip gelmek zorunda bulundukları, iş alanları ve ekonomik etkinlikleri ancak günlük gereksinmeleri karşılamaya yetebilen, başat özelliği oturma işlevinin yerine getirilmesi olan yörekent ya da uydukent.
KOĞUŞ
Kışla, okul, tutukevi, hastane vb. kalabalık yerlerde, içinde birçok kimsenin yattığı veya barındığı büyük oda. Osmanlı Devleti'nde devşirilen çocuklara acemi ocağında eğitim ve öğretimin verildiği, birbirini izleyen yedi oda.
KOĞUŞTURU
Bir konuyu belge ve bulguları gözden geçirerek araştırma.
KOĞUŞTURMA
ta'kib.
Bu bölümde tanımı içerisinde KOĞU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KÖŞEBAŞI
Bir sokağın başka bir sokakla veya caddeyle kesiştiği yer. Önemli makam. Koğuşta baş köşeye oturmaya yetkili olan ağalardan beşine verilen san. Van şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KLİNİK
Hastanın bakıldığı, muayene edildiği yer. Vücut muayenesinde görülen (hastalık belirtisi). Hekim olacak öğrencilerin hasta başında uygulamalı olarak ders gördükleri hasta koğuşu.
DOLAMALI
Enderun koğuşlarından büyük ve küçük oda'lar içoğlanlarına, taşıdıkları giysiye göre verilen ad.
BAŞALTI
Gemilerde tayfa ve erlerin baş taraftaki koğuşları. Kayığın baş tarafının altındaki odacık: Şeker sandıklarını başaltına koyun deniz ıslamasın. Emin yer, en güvenilecek yer: Gişinin malı başaltında gerek. Yağlı güreşte ve karakucakta baş'tan önceki boy.
MANGA
On kişilik asker birliği. Savaş gemilerinde deniz erlerinin yattığı koğuş. Japon çizgi romanı.
GAVÜŞ
Koğuş.
KULLUKÇUBAŞI
Sarayda Seferli odası erlerinden, padişahın sarık ve abdest peşkirlerini yıkamakla görevli olanına verilen ad. Kiler ve hazine koğuşlarındaki kıdemlilere verilen ad.
HASODA
Enderun'da içoğlanlara ayrılan altı oda ya da koğuştan birincisi ve en önemlisi.
DADILHANA
Geniş oda, koğuş, hangar.
KOĞUZ
Aralık. Üzüm salkımları arasında bulunan çürük taneler. Eksik, içerisi sıkıştırılarak doldurulmamış, gevşek bırakılmış. Bir kabın dolmaya yakın durumu : Su çoğalmış kuyu koğuz kalmış. Yarıdan yukarı (sıvı için): Bana bir bardak su ver fakat koğuz yap. İçi boş, kof.
KAVUŞ
Tahta. Koğuş.
GÜĞÜMBAŞI
Hazine koğuşu eskilerinden, padişahın özel işlerini yapmakla yükümlü bir saray görevlisi.
MEYDANCI
Avlu, bahçe vb. yerleri süpürüp temizleyen hizmetli. Mevlevi tekkelerinde konukları karşılayan, meydanı açan, Mevlevi raksını düzenleyen tarikat adamı. Hapishane koğuşlarında ayak işlerini gören kimse.