KONT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kont" olan, toplam 53 adet kelime bulunmaktadır. kont ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kont ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kont olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KONTRENDİKASYON

14 harfli kelimeler

KONTRASEPSİYON

13 harfli kelimeler

KONTAMİNASYON

12 harfli kelimeler

KONTROLÖRLÜK, KONTRAKSİYON, KONTRASEPTİF, KONTAMİNATYO, KONTRGERİLLA, KONTROLCÜLÜK

11 harfli kelimeler

KONTAMİNANT, KONTRATABLA, KONTRASOMUN

10 harfli kelimeler

KONTRBASÇI, KONTRATSIZ, KONTRAPLAK, KONTRAKTÜR, KONTAJİYÖZ

9 harfli kelimeler

KONTEYNER, KONTRFİLE, KONTAKTUS, KONTRATLI, KONTRATAK, KONTENJAN, KONTROLCÜ, KONTROLÖR, KONTRPİYE, KONTRPLAK, KONTRPUAN, KONTRALTO, KONTORTUS, KONTRTAMS, KONTÖRLÜK, KONTÜZYON

8 harfli kelimeler

KONTÖRLÜ, KONTUVAR, KONTRBAS, KONTEKST, KONTRAST, KONTOROL

7 harfli kelimeler

KONTROL, KONTRAT, KONTLUK, KONTUAR

6 harfli kelimeler

KONTES, KONTÖR, KONTRA, KONTUŞ, KONTUR, KONTOŞ, KONTAK, KONTAR

5 harfli kelimeler

KONTE

4 harfli kelimeler

KONT

Bazı kelimelerin anlamları

KONT

Roma imparatorunun danışman olarak seçtiği kimse. Derebeyi. Batı toplumunda erkekler için kullanılan bir soyluluk unvanı.

KONTRASEPSİYON

Gebeliğin önlenmesi.

KONTRATABLA

Ağaç malzemenin biçim değiştirmesini önlemek için körağacın iki yüzüne, elyaf yönleri körağaca çapraz veya 45 derece eğik, aynı kalınlıkta astar kaplama ve yüz kaplama yapıştırılarak elde edilen tabla.

KONTAMİNATYO

Romalı yazar Nevius'un bulgusu olan bir komedya türü; bu tür, çeşitli yapıtların sahnelerini bir araya getirerek düzenlenen bir çeşit kurgusal oyundu.

KONTRAPLAK

En az üç kaplamanın, damarları birbirine dik gelecek biçimde üst üste yapıştırılması yolu ile hazırlanan levha.

KONTRGERİLLA

Gerilla güçlerine karşı oluşturulmuş güç.

KONTRATSIZ

Sözleşmesiz.

KONTRAKSİYON

Büzüşme. Kasılma. Hacimce küçülme veya büzüşme. Kasılma nedeniyle organ duvarlarının birbirine yaklaşması.

KONTROLÖRLÜK

Denetçilik.

KONTROLCÜLÜK

Kontrolcünün yaptığı iş.

KONTRBASÇI

Kontrbas çalan sanatçı, kontrbas.

KONTAMİNASYON

Bulaşma.

KONTRENDİKASYON

Zıt etki.

KONTRASOMUN

Kapı tokmağını ters döndüren somun.

KONTAMİNANT

Bulunması istenmeyen madde veya madde karışımları. Saf mikroorganizma veya hücre kültürüne kazara bulaşmış istenmeyen mikroorganizmalar. Gıdalarda normalde bulunmayan, başka bir kaynaktan çapraz kontaminayon yoluyla bulaşan mikroorganizma veya kimyasal zararlılar.

KONTRASEPTİF

Gebeliği önleyici ilaç veya araç.

  -   -   -  

Anlamında KONT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KONT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BANKA

Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında çeşitli etkinliklerde bulunan kuruluş. Bankacılık işleminin yapıldığı yapı.

KANSER

Bir organ veya dokudaki hücrelerin kontrolsüz olarak bölünüp çoğalmasına bağlı olarak yakın dokulara yayılmasıyla veya uzak dokulara sıçramasıyla beliren hastalık, amansız hastalık, incitmebeni, dokunmabana.

BARON

Batı ülkelerinde vikont ile şövalye arasında soyluluk unvanı.

ALTO

Viyola. Kontralto.

DREZİN

Demir yollarında yol kontrol ve bakımı için kullanılan küçük araba.

DENETLEMEK

Bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını incelemek, murakabe etmek, teftiş etmek, kontrol etmek.

ÇAKILDAK

Bir çarkın yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen veya değirmen, su dolabı vb. makinelerin işleyişini çıkardığı sesle kontrole yarayan parça. Koyunların kuyrukları altındaki kıllara yapışıp kuruyan pislik. Elde çevrildikçe gürültülü ses çıkaran, değirmi biçiminde bir çocuk oyuncağı.

BAĞLAM

Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.

İNDİRİMLİ

Fiyatında değer düşürümü yapılmış, tenzilatlı, iskontolu.

BÜZÜŞME

Büzüşmek işi. Birleşik kelimelerin oluşturulmasında iki ayrı hecedeki ünlünün tek hecede toplanması, kontraksiyon: kahve altı kahvaltı, ne için niçin vb.

DENETLEME

Denetlemek işi. Bir görevin yolunda yürütülüp yürütülmediğini anlamak için yapılmış olan araştırma, denetim, bakı, teftiş, murakabe, kontrol.

DEREBEYİ

Topraklarını derebeylik düzenine göre yöneten kimse, kont. Zorba.

DENETÇİLİK

Denetçinin yaptığı iş, murakıplık, kontrolörlük.

ÇEVRE

Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.

DEBİMETRE

Bir borudan akan gaz veya sıvının hacim ve kütle cinsinden debisini kontrol eden, düzenleyen ve ölçen araç.

KARANTİNA

Bulaşıcı bir hastalığın yayılmasını önlemek için belli bir bölgenin veya yerin kontrol altında tutulup giriş çıkışların engellenmesi biçiminde uygulanan sağlık önlemi. Hastanelerde, yatacak hastaların kayıt ve kabul edildikleri yer.

BÜKÜCÜ

Ağaç veya kontrplakları kalıpla, elle bükerek şekil veren kimse.

İNDİRİM

Fiyatta yapılmış olan değer düşürümü, tenzilat, iskonto.

ELEKTROMEKANİK

Mekanik ögelerden oluşan ve bunların hareketiyle elektrikli unsurlara bağlı olarak uzakta bulunan aletlerin çalışmasını ve kontrolünü sağlayan tertibat.

DENETÇİ

Denetlemeyle görevli kimse, murakıp, kontrolör. Görüntülerin, sesin, rengin kusursuz olup olmadığını, çizik vb. bulunup bulunmadığını gösterim odasında filmi izleyerek inceleyen kimse.