Kelimeler arşivi içinde; başında "kont" olan, toplam 53 adet kelime bulunmaktadır. kont ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kont ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kont olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KONTRENDİKASYON
KONTRASEPSİYON
KONTAMİNASYON
KONTROLÖRLÜK, KONTRAKSİYON, KONTRASEPTİF, KONTAMİNATYO, KONTRGERİLLA, KONTROLCÜLÜK
KONTAMİNANT, KONTRATABLA, KONTRASOMUN
KONTRBASÇI, KONTRATSIZ, KONTRAPLAK, KONTRAKTÜR, KONTAJİYÖZ
KONTEYNER, KONTRFİLE, KONTAKTUS, KONTRATLI, KONTRATAK, KONTENJAN, KONTROLCÜ, KONTROLÖR, KONTRPİYE, KONTRPLAK, KONTRPUAN, KONTRALTO, KONTORTUS, KONTRTAMS, KONTÖRLÜK, KONTÜZYON
KONTÖRLÜ, KONTUVAR, KONTRBAS, KONTEKST, KONTRAST, KONTOROL
KONTROL, KONTRAT, KONTLUK, KONTUAR
KONTES, KONTÖR, KONTRA, KONTUŞ, KONTUR, KONTOŞ, KONTAK, KONTAR
KONTE
KONT
KONT
Roma imparatorunun danışman olarak seçtiği kimse. Derebeyi. Batı toplumunda erkekler için kullanılan bir soyluluk unvanı.
KONTROLÖRLÜK
Denetçilik.
KONTAMİNATYO
Romalı yazar Nevius'un bulgusu olan bir komedya türü; bu tür, çeşitli yapıtların sahnelerini bir araya getirerek düzenlenen bir çeşit kurgusal oyundu.
KONTROLCÜLÜK
Kontrolcünün yaptığı iş.
KONTRAKSİYON
Büzüşme. Kasılma. Hacimce küçülme veya büzüşme. Kasılma nedeniyle organ duvarlarının birbirine yaklaşması.
KONTAMİNASYON
Bulaşma.
KONTRENDİKASYON
Zıt etki.
KONTRBASÇI
Kontrbas çalan sanatçı, kontrbas.
KONTRASEPSİYON
Gebeliğin önlenmesi.
KONTRAPLAK
En az üç kaplamanın, damarları birbirine dik gelecek biçimde üst üste yapıştırılması yolu ile hazırlanan levha.
KONTRASEPTİF
Gebeliği önleyici ilaç veya araç.
KONTRGERİLLA
Gerilla güçlerine karşı oluşturulmuş güç.
KONTRATABLA
Ağaç malzemenin biçim değiştirmesini önlemek için körağacın iki yüzüne, elyaf yönleri körağaca çapraz veya 45 derece eğik, aynı kalınlıkta astar kaplama ve yüz kaplama yapıştırılarak elde edilen tabla.
KONTAMİNANT
Bulunması istenmeyen madde veya madde karışımları. Saf mikroorganizma veya hücre kültürüne kazara bulaşmış istenmeyen mikroorganizmalar. Gıdalarda normalde bulunmayan, başka bir kaynaktan çapraz kontaminayon yoluyla bulaşan mikroorganizma veya kimyasal zararlılar.
KONTRASOMUN
Kapı tokmağını ters döndüren somun.
KONTRATSIZ
Sözleşmesiz.
Bu bölümde tanımı içerisinde KONT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAĞLAM
Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.
DREZİN
Demir yollarında yol kontrol ve bakımı için kullanılan küçük araba.
ELEKTROMEKANİK
Mekanik ögelerden oluşan ve bunların hareketiyle elektrikli unsurlara bağlı olarak uzakta bulunan aletlerin çalışmasını ve kontrolünü sağlayan tertibat.
ÇEVRE
Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.
BÜZÜŞME
Büzüşmek işi. Birleşik kelimelerin oluşturulmasında iki ayrı hecedeki ünlünün tek hecede toplanması, kontraksiyon: kahve altı kahvaltı, ne için niçin vb.
KARANTİNA
Bulaşıcı bir hastalığın yayılmasını önlemek için belli bir bölgenin veya yerin kontrol altında tutulup giriş çıkışların engellenmesi biçiminde uygulanan sağlık önlemi. Hastanelerde, yatacak hastaların kayıt ve kabul edildikleri yer.
BARON
Batı ülkelerinde vikont ile şövalye arasında soyluluk unvanı.
DENETLEME
Denetlemek işi. Bir görevin yolunda yürütülüp yürütülmediğini anlamak için yapılmış olan araştırma, denetim, bakı, teftiş, murakabe, kontrol.
DENETÇİLİK
Denetçinin yaptığı iş, murakıplık, kontrolörlük.
İNDİRİM
Fiyatta yapılmış olan değer düşürümü, tenzilat, iskonto.
ALTO
Viyola. Kontralto.
İNDİRİMLİ
Fiyatında değer düşürümü yapılmış, tenzilatlı, iskontolu.
BANKA
Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında çeşitli etkinliklerde bulunan kuruluş. Bankacılık işleminin yapıldığı yapı.
DEBİMETRE
Bir borudan akan gaz veya sıvının hacim ve kütle cinsinden debisini kontrol eden, düzenleyen ve ölçen araç.
ÇAKILDAK
Bir çarkın yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen veya değirmen, su dolabı vb. makinelerin işleyişini çıkardığı sesle kontrole yarayan parça. Koyunların kuyrukları altındaki kıllara yapışıp kuruyan pislik. Elde çevrildikçe gürültülü ses çıkaran, değirmi biçiminde bir çocuk oyuncağı.
KANSER
Bir organ veya dokudaki hücrelerin kontrolsüz olarak bölünüp çoğalmasına bağlı olarak yakın dokulara yayılmasıyla veya uzak dokulara sıçramasıyla beliren hastalık, amansız hastalık, incitmebeni, dokunmabana.
DENETLEMEK
Bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını incelemek, murakabe etmek, teftiş etmek, kontrol etmek.
BÜKÜCÜ
Ağaç veya kontrplakları kalıpla, elle bükerek şekil veren kimse.
DENETÇİ
Denetlemeyle görevli kimse, murakıp, kontrolör. Görüntülerin, sesin, rengin kusursuz olup olmadığını, çizik vb. bulunup bulunmadığını gösterim odasında filmi izleyerek inceleyen kimse.
DEREBEYİ
Topraklarını derebeylik düzenine göre yöneten kimse, kont. Zorba.