KİT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kit" olan, toplam 71 adet kelime bulunmaktadır. kit ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kit ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kit olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KİTAPLIKBİLİMCİ

14 harfli kelimeler

KİTAPLAŞTIRMAK, KİTAPSEVMEZLİK

13 harfli kelimeler

KİTAPLAŞTIRMA, KİTAPSEVERLİK, KİTAPLİKBİLİM, KİTAPDELİLİĞİ

12 harfli kelimeler

KİTLATTURMAK, KİTAPDÜŞMANI

11 harfli kelimeler

KİTAPSIZLIK, KİTAPLAŞMAK, KİTAPGİZLER

10 harfli kelimeler

KİTAPLILIK, KİTAPLAŞMA, KİTAPÇILIK, KİTAPÇEKER, KİTAPBİLİR, KİTAPSEVER, KİTAPSIZCA, KİTAPTANIR

9 harfli kelimeler

KİTLEŞMEK, KİTAPLICA

8 harfli kelimeler

KİTLEMEK, KİTLEYİK, KİTLAMAK, KİTİRELİ, KİTİRDEK, KİTİKMEK, KİTELMEK, KİTABEVİ, KİTAPSIZ, KİTAPLIK, KİTAPÇIK

7 harfli kelimeler

KİTABET, KİTRELİ, KİTEKİT, KİTAPLI, KİTLEME, KİTAPSI, KİTİRET, KİTAPÇI, KİTAPÇA

6 harfli kelimeler

KİTİLİ, KİTTİK, KİTLEH, KİTLİK, KİTİRE, KİTMEK, KİTMİR, KİTRET, KİTLEK, KİTABE, KİTABİ

5 harfli kelimeler

KİTÇE, KİTLİ, KİTON, KİTOP, KİTRE, KİTTİ, KİTLE, KİTİZ, KİTİŞ, KİTİR, KİTİN, KİTİK, KİTİH, KİTAP, KİTAL, KİTAB

4 harfli kelimeler

KİTİ

3 harfli kelimeler

KİT

Bazı kelimelerin anlamları

KİT

Macun. Parasız denecek kadar ucuz. Kilit. Anahtar. Kıt. Met değnek (çelik-çomak) oyununda çeliğin çomaya isabet etmemesi.

KİTAPDÜŞMANI

Kitapları yok eden kişi.

KİTAPLAŞMA

Kitaplaşmak işi.

KİTAPSEVMEZLİK

Kitaplardan hoşlanmama, kitap sevmeme durumu.

KİTAPSEVERLİK

Kitapsever olma durumu.

KİTAPLAŞMAK

Kitap durumuna gelmek, yayımlanmak.

KİTAPSIZLIK

Kitapsız olma durumu.

KİTAPLAŞTIRMAK

Kitap durumuna getirmek, kitap olarak yayımlamak.

KİTAPLİKBİLİM

Kitap sayısını çoğaltmanın, kataloglayıp sınıflandırmanın ve okuyucuları kitaptan yararlandırmanın kurallarını saptamak, her türlü kitaplık sorununa çözüm yolları bulmak ve kitaplıkla ilgili uygulamaların kuramını yapmakla uğraşan bilgi dalı.

KİTAPDELİLİĞİ

Kitap toplama, kitap edinme konusunda duyulan aşırı tutku.

KİTAPLIKBİLİMCİ

Kitaplıklarda her türlü işin yürütülmesini sağlayan, kitaplıkbilim öğrenimi görmüş kişi.

KİTAPLAŞTIRMA

Kitaplaştırmak işi.

KİTLATTURMAK

Kilit vurdurmak.

KİTAPÇILIK

Kitapçının yaptığı iş.

KİTAPGİZLER

Kitaplarını kilit altında saklayan kişi.

KİTAPLILIK

Kitaplı olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında KİT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KİT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALBÜM

Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. Uzunçalar.

BASMA

Basmak işi. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. Gübre, tezek. Basılmış, matbu. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. Bu kumaştan yapılan.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

ACELE

Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.

AKTARICI

Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.

ANSİKLOPEDİ

Belli bir yönteme göre düzenlenen, bilim, sanat ve uğraş dallarının tüm bilgilerini ayrıntılı olarak bir arada bulunduran, genellikle birkaç ciltten oluşan kitap, bilgilik.

AKAR

Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.

BAĞITÇI

Bir işi karşılıklı olarak kararlaştırıp üstlerine alan taraflardan her biri, sözleşme yapan, âkit.

BAŞLIK

Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.

AMENTÜ

Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.

BAHİS

Üzerinde konuşulan şey, konu. Bir kitabın bölümlerinden her biri. Görüşünde veya iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü anlaşma.

BEKİTME

Bekitmek işi.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

AKAİT

Bir dinin öğrenilmesi gereken inançlarının ve tapınma kurallarının tümü. Bu kuralları toplayan kitap.

BENT

Bağ, rabıt. Gazete yazısı. Bir şiirdeki dörtlüklerin her biri, bağlam. Kanun maddesi. Su biriktirmek için akan suyun önüne yapılmış olan set, büğet. Kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm.

ATLAS

Yüzü parlak, sık dokunmuş bir ipekli kumaş türü, saten. Bir konuyu açıklamak için hazırlanmış resim veya levhalardan oluşmuş kitap. Dünyanın, bir ülkenin, bir bölgenin fiziksel ve siyasal coğrafyası ile ekonomi, tarih vb. konularda toplu bilgi vermek için bir araya getirilmiş coğrafya haritaları derlemesi.

AYRAÇ

Cümle içinde geçen bir sözü, metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna getirilen yay veya köşeli biçimde işaret, parantez. Kalınan sayfayı belirlemek amacıyla kitapların arasına konulan ince, uzun karton parçası, bellik.

BAP

Kapı. Kitaplarda bölüm, başlık. Arap dil bilgisinde mastar çeşitlerinden her biri. Konu, husus.

ALFABE

Bir dilin seslerini gösteren, belirli bir sıraya göre dizilmiş belli sayıda harfin bütünü, abece, yazı. Bir işin başlangıcı. Bir dilin harflerini tanıtarak okuma öğrenmeyi sağlayan kitap.

BASILI

Basılarak yerleştirilmiş. Basımevinde basılmış (kâğıt, kitap vb.), matbu.