Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kevi" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kevi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kevi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kevi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SAĞLIKEVİ, DERNEKEVİ
ERKEKEVİ, KONUKEVİ, TUTUKEVİ, ÇİÇEKEVİ, KAYAKEVİ, MÜZİKEVİ, DÖŞEKEVİ, EKMEKEVİ, GEDİKEVİ
HALKEVİ, UŞAKEVİ, İLİKEVİ
YÜKEVİ, KEKEVİ, ÇAKEVİ, GÖKEVİ
KEVİ
KEVİ
Lehim sürmeye yarayan bakır bir araç. Yel etkisiyle olan set biminde kar yığını.
MÜZİKEVİ
Çeşitli müzik türlerine ait kursların verildiği, müzik aletlerinin satıldığı yer.
HALKEVİ
Halkı eğitip millî birliğe ve ülküye yöneltmek amacıyla açılan kuruluş. Bu kuruluşun görev yaptığı yapı.
DERNEKEVİ
Bir dernek veya kuruluşun üyelerinin buluşmaları için ayrılmış yer, lokal.
GEDİKEVİ
Afyon kenti, Ümraniye nahiyesine bağlı bir yer.
ÇİÇEKEVİ
Çiçek yetiştirilen ve satılan yer.
KONUKEVİ
Resmî veya özel kuruluşların kendi görevlilerinin yararlanması için yaptırdığı konut, misafirhane.
DÖŞEKEVİ
Adana şehri, Çatalan nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
EKMEKEVİ
Yemek yapılan ve yenilen oda.
KAYAKEVİ
Kayak yapılmış olan yerlerde kurulmuş tesis.
UŞAKEVİ
Kadının dölyatağı.
TUTUKEVİ
Tutukluların kapatıldığı yer, tomruk, dam, tevkifhane.
ERKEKEVİ
Oğlanevi.
SAĞLIKEVİ
Sağlık ocağı.
İLİKEVİ
İlik, düğme deliği.
YÜKEVİ
Yükevi, yüklük.
Bu bölümde tanımı içerisinde KEVİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
LOKAL
Müzikli eğlencelerin yapıldığı yer. Dernekevi. Yöresel. Yerel.
TOMRUK
Ağacın kesilerek silindir biçimine getirilmiş gövdesi. Tutukevi. Ayak ve ellere geçirilip bağlanan iki parça kütükten meydana gelen işkence aleti. İşlenmek veya biçilmek için hazırlanmış taş kütlesi.
PLANETARYUM
Gökevi.
TEVKİFHANE
Tutukevi.
SALACA
Hasta, yaralı ya da ölü taşınan sedye. Tabut. Tutukevi. Ölü. Sedye. Hayvanın çektiği hasta sedyesi. Üstünde ölü yıkanılan kerevet. Sedye, tabut.
KEVİŞ
Ayakkabı. Yarışma, yarış : Çocuklar kevişle fasülyeyi kırıp ayıkladılar.
OĞLANEVİ
Evlenme sürecinde erkek tarafı, erkekevi.
TUTNAK
Mahkeme kararını gösterir belge. Tutukevi.
NABAK
Tutukevi.
KUTES
Tutsakevi.
TURMA
Turp. Tutukevi.
TOMRUKÇU
Tutukevi bekçisi, gardiyan.
TORMUK
Kömür yakılan yer, kömür ocağı. Tutukevi. Tutukluların ayağına vurulan demir. Emir: Ne demek istiyorsun, beni tormuğun altına mı sokacaksın ?.
DAM
Yapıları dış etkilerden korumak amacıyla üzerlerine yapılmış olan çoğu kiremit kaplı bölüm. Dansta kavalyenin eşi. Tutukevi. Ahır. İskambil kâğıtlarında kız. Üzeri toprak kaplı ev, küçük ev, köy evi.
YILDIZLIK
Yıldız olma durumu. Gökevi.
KOĞUŞ
Kışla, okul, tutukevi, hastane vb. kalabalık yerlerde, içinde birçok kimsenin yattığı veya barındığı büyük oda. Osmanlı Devleti'nde devşirilen çocuklara acemi ocağında eğitim ve öğretimin verildiği, birbirini izleyen yedi oda.
MİSAFİRHANE
Konukevi. Yolcuların konakladıkları han, kervansaray vb.