KESTİR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kestir" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. kestir ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kestir ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kestir olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

KESTİRİVERMEK, KESTİREBİLMEK

12 harfli kelimeler

KESTİREBİLME, KESTİRİVERME

11 harfli kelimeler

KESTİRİLMEK, KESTİRMEDEN

10 harfli kelimeler

KESTİRİLME, KESTİRMECE, KESTİRMELİ, KESTİRTMEK

9 harfli kelimeler

KESTİRİCİ, KESTİRMEK, KESTİRTME

8 harfli kelimeler

KESTİRİM, KESTİRİŞ, KESTİRME

7 harfli kelimeler

KESTİRİ

6 harfli kelimeler

KESTİR

Bazı kelimelerin anlamları

KESTİR

Yaman.

KESTİRMEK

Kesme işini yaptırmak. Kısa bir süre uyumak, şekerleme yapmak. Anlamak, farkına varmak. Akıl yolu ile gerçeğe yakın bir yargıya varmak, tahmin etmek. Kesilmesini sağlamak, kesilmesine yol açmak. Karar vermek.

KESTİRİCİ

Bir evrendeğeri kestirmek için kullanılan kural ya da işlev, örneklem değerlerinin bir işlevi olarak belirtilir, örneğin , evren ortalamasının bir kestiricisidir. Bu işleve örneklemdeğer adı verilir. Kestiricinin özel bir durum için elde edilen değerine kestirim denir.

KESTİREBİLME

Kestirebilmek işi.

KESTİRTMEK

Kestirme işini yaptırmak.

KESTİRMEDEN

En kısa yoldan, en kısa bir biçimde.

KESTİRMELİ

Limon ve yumurta ile terbiye edilen yemek.

KESTİRİŞ

Kestirme işi.

KESTİRTME

Kestirtmek işi.

KESTİRİLME

Kestirilmek işi.

KESTİRİVERME

Kestirivermek işi.

KESTİRİLMEK

Kestirme işi yapılmak.

KESTİRİVERMEK

Çabucak veya kısa sürede kestirmek.

KESTİRMECE

Yaklaşık, tahminî. (kesti'rmece) Kısa yoldan, kısaca.

KESTİREBİLMEK

Kestirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KESTİRİM

Kestirme işi, tahmin.

  -   -   -  

Anlamında KESTİR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KESTİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DURAKSAMAK

Ne yapmak veya ne demek gerektiğini kestiremeyerek duraklamak, tereddüt etmek.

SEZMEK

Açık bir kanıt olmaksızın, olmuş veya olacak bir şeyi anlamak, kestirmek, hissetmek. Anlamak, fark etmek.

BOCALAMAK

Gemi rüzgâra karşı gidemeyerek sürüklenmek. Bir işte tutulması gereken yolu kestirememek, ne yapacağını bilememek, kararsız olmak.

TARTMAK

Bir şeyin birim cinsten ağırlığını bulmak. Binek hayvanlarının dizginlerini çekmek. Bir şeyi avuç içinde sallayarak ağırlığını kestirmeye çalışmak. Dikkatle incelemek, değer biçmek. Bir şeyin bütün sonuçlarını düşünmek, hesap etmek.

BİÇMEK

Belli bir biçim vererek kesmek. Dikilecek kumaşı belli bir ölçüye ve modele uygun olarak makasla kesmek. Değer, paha, fiyat belirlemek. Tahmin etmek, kestirmek. Yaylım ateşiyle öldürmek. Ekin, ot vb.ni orakla, tırpanla, makine ile kesmek.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

KESE

Cepte taşınan, içine para, tütün vb. konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba. Kısa, kestirme (yol). Beş yüz kuruşluk para birimi. Bazı şeylerin üzerine geçirilen, kumaştan çanta biçiminde kap. Bir kimsenin mal varlığı. Su bitkilerinde içi hava ile dolu olan ve bitkinin suda yüzer durumda kalmasını sağlayan şişkinlik. Organizmanın bazı boşlukları. Bu küçük torba miktarında olan. Yıkanırken kir çıkartmak için ele geçirilen, vücudu ovmaya yarayan, bürümcükten, cep biçiminde bez.

ÖNGÖRMEK

Bir işin ilerisini kestirmek veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilmek ve ona göre davranmak.

ÖNGÖRÜ

Bir işin ilerisini kestirme veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilme ve ona göre davranma.

KOLAYCI

Bir işi yaparken kolay ve kestirme yolu seçen (kimse).

TAHMİN

Yaklaşık olarak değerlendirme, oranlama. Akla, sezgiye veya bazı verilere dayanarak olabilecek bir şeyi, bir olayı önceden kestirme, kestirim. Önceden kestirilen, düşünülen şey.

APIŞMAK

Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.

KESTİRME

Kestirmek işi. Tahmin. Oturduğu yerde hafif ve kısa süreli uyuma. Kaynatılıp limon sıkılarak koyulaştırılmış şeker şerbeti. Kısaca, özet olarak. Amacı fazla uzatmadan anlatan. Alışılanın dışında kısa olan (yol), kese.

AYKIRILAMAK

Kestirmeden gitmek. Düz yoldan ayrılmak. Dikey olarak gelmek.

TEPMEK

Hayvan, ayağıyla vurmak. Çokça yürümek. Değerini anlamamak veya kestirememek, geri çevirmek. Üzerine basarak sıkıştırmak. Yeniden ortaya çıkmak, tazelenmek, depreşmek. Silah ateşlendiğinde arkaya baskı yapmak.

KUŞKU

Bir olguyla ilgili gerçeğin ne olduğunu kestirememekten doğan kararsızlık, kuruntu, işkil, şüphe, acaba, şek. Başkalarının iyi niyet ve amaçlarını kötüye yorarak işkillenme duygusu.

ÖNGÖRÜLÜ

Bir işin ileride nasıl olacağını kestirerek ona göre davranan, öngörüsü olan.

DÜŞÜNMEK

Aklından geçirmek, göz önüne getirmek. Zihniyle arayıp bulmak. Akıl etmek, ne olabileceğini önceden kestirmek. Bir şeye karşı ilgili ve titiz davranmak. Tasalanmak, kaygılanmak. Bir sonuca varmak amacıyla bilgileri incelemek, karşılaştırmak ve aradaki ilgilerden yararlanarak düşünce üretmek, zihinsel yetiler oluşturmak, muhakeme etmek. Tasarlamak. Farz etmek.

ŞAŞIRMAK

Ne yapmak gerektiğini bilememek, nasıl davranacağını kestirememek, içinden çıkamamak. Herhangi bir durum karşısında şaşkınlık duymak, hayret etmek. Doğru, gerçek ve gerekli olanı ayırt edemeyecek duruma gelmek.

KISAYOL

Bilgisayarda herhangi bir programa kestirmeden ulaşmayı sağlayan komutu içeren simge.