Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kelem" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kelem ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kelem olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kelem olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KELEM
KELEM
Lahana.
Bu bölümde tanımı içerisinde KELEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MASKELEME
Maskelemek işi.
ÇIRKMAK
Çamaşırı taş üstünde döverek yıkamak. Ağacı silkelemek: Bu ağaçta erik çoktur çırkta biraz dökülsün. Öfkeyle silkelemek, dövmek: Yavaş, kız çocuk o kadar çırkmaya dayanır mı?.
SİLKELENMEK
Silkeleme işine konu olmak. Ani bir hareket yaparak vücudu sarsılmak, silkinmek. Elenmek.
KEKELEYİŞ
Kekeleme işi.
KİRLETMEK
Kirli duruma getirmek, pisletmek. Namusuna, onuruna zarar verecek bir suç yüklemek, lekelemek. Küçük veya büyük abdestini yapmak, pislemek. Kadının ırzına geçmek, namusuna zarar vermek.
FİSKELEME
Fiskelemek işi.
SİLKELEYİŞ
Silkeleme işi.
SİLKELEME
Silkelemek işi.
TEKLEMEK
Sık fideleri seyrekleştirmek. Tabanca bozulup tutukluk yapmak. Motorda pistonun biri çalışmamak. Kalp düzenli çalışmamak. Kekelemek.
TENEKELEME
Tenekelemek işi.
MASKELENMEK
Maskeleme işi yapılmak veya maskeleme işine konu olmak. Gerçek görünüşünü saklamak, gizlemek.
LAHANA
Turpgillerden, geniş ve kalınca kat kat yaprakları olan, güz ve kış sebzesi olarak yetiştirilen ve birçok türü olan bitki, kelem (Brassica oleracea).
PARKELEME
Parkelemek işi.
ÇEKELEME
Çekelemek işi.
KEKELEME
Kekelemek işi.
LEKELEME
Lekelemek işi. Namusa dokunur bir suç yükleme, iftira etme.
ÇIRPMAK
Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak. İki şeyi birbirine çarpmak. Çalmak, hırsızlık etmek.
MÜREKKEPLEMEK
Mürekkep sürmek, mürekkep dökerek veya damlatarak bir yüzeyi lekelemek.
SİKKELEME
Sikkelemek işi.
KARAMAK
Hor görmek. Karalamak, kara çalmak, lekelemek. Kötülemek, yermek.